Anksiyete (Yaygın Anksiyete Bozukluğu)

    Anksiyete (Yaygın Anksiyete Bozukluğu)

    Anksiyete son yıllarda sıkça duyduğumuz ve her geçen gün daha fazla karşılaştığımız bir kelimedir. Halk arasında sıkıntı, kaygı, bunaltı olarak tarif edilen ruh haline tekabül eden bu kelime her insanın zaman zaman yaşayabileceği psikolojik durumdur. Bir sabah uyandınız, sanki kötü bir şey olacakmış gibi hissettiyseniz ve gün boyu somut neden yokken bir şeylerden korktuysanız anksiyete yaşıyorsunuz demektir. Anksiyete çok hafif gerginlik durumundan panik derecesine kadar yaşanabilen bir rahatsızlıktır. Anksiyete durumun de hissedilen korku ile korku durumunda hissedilen korku arasında temel bir fark vardır. Korkuda birey neden korktuğunu bilmektedir ancak anksiyete durumu belirtileri korkuya benzese de neden belli değildir. Yani bireyin neden huzursuz, kaygılı, gergin ve sıkıntılı olduğu belli değildir.

    Birey anksiyete durumunda uzun süre kalırsa toplumsal uyumu, meslek hayatı, aile hayatı ve özel hayatı olumsuz etkilenir. Anksiyetenin hissediliş şekline, süresine, ortaya çıktığı ortamına göre değişik şekilleri vardır:

    1)Yaygın anksiyete bozukluğu

    2) Panik bozukluğu ve agorafobi

    3) Özgül fobiler

    4) Sosyal fobi

    5) Obsesif kompulsif bozukluk

    6) Posttravmatik (travma sonrası) stres bozukluğu

    7) Agorafobi Olmadan Panik Bozukluğu

    8) Agorafobi ile Birlikte Panik Bozukluğu

    9)Genel Tıbbi Bir Duruma Bağlı Anksiyete Bozukluğu

    10)Madde Kullanımının Yol Açtığı Anksiyete Bozukluğu

    11)Başka Türlü Adlandırılamayan Anksiyete Bozukluğu

    Yukarıda sıralanan anksiyete bozuklukları içinde panik bozuklukları, özgül fobi, sosyal fobi, obsesif-kompulsif bozukluklar, akut stres bozukluğu ve madde kullanımının yol açtığı bozukluklar genellikle farklı başlıklar altında incelenir ve açıklamalar yapılır. Bu yazıda yaygın anksiyete bozukluğu üzerinde durulacaktır.

    YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU( YAB)

    En az altı ay süre devam eden ve belirtilerini ( huzursuzluk, gerginlik, çabuk yorulma vs ) hastanın her gün yaşadığı anksiyete bozukluğudur.kadınlarda sıklığı iki kat fazla iken yaygınlığı %3-8 arasındadır.

    YAB’ı olan hastalar, hastalığın ilk belirtilerini yaşadıkları zaman fiziksel olarak da yakınmalar ve acılar hisseder. Çünkü sürekli panik halinde vücut düzenli çalışamaz ve bu nedenle vücudun farklı yerlerinde şikayetler meydana gelir. Baş ağrısı, terleme, çarpıntı, mide yanması, nefes düzensizlikleri gibi şikayetler yaşayan hasta neredeyse psikyatri dışında bütün bölümleri gezer. Bazen gereksiz ve yanlış ilaçlarda kullanılır, tıbbi tetkikler yapar ve sonuç olarak bir çare elde edemez. Örneğin sürekli baş ağrısından şikayet eden hasta, beyin MR ve tomografi çektirir, kan tahlilleri yapar, herhangi bir olumsuz sonuç görülmese de tetkiklerde hasta ağrı kesici ilaçlar kullanır. Hastalığın teşhisini zorlaştıran fiziksel belirtilerinin Vücudun farklı alanlarında yer almasıdır.her şikayet hastayı farklı bir doktora götürür.

    Yaygın anksiyete bozukluğunun oluşumunda stres, genetik yapı, beyin nörokimyasında değişimler, kişilik özellikleri, problem çözme becerileri önemli rol oynamaktadır. Yaygın anksiyete bozukluğu olan bireyde anksiyeteye eşlik eden psikolojik gerginlik hali,kas gerginliği, çabuk yorulma, konsantrasyon güçlüğü, uyku bozuklukları görülebilir.

    Yaygın Anksiyete Bozukluğunun Tedavisi

    Yaygın anksiyete bozukluğu teşhisi zor bir hastalıktır. Belirtileri çeşitli fiziksel hastalık belirtilerine benzeyebilir. Bu nedenle hastanın fiziksel tetkikleri eksiksiz bir şekilde yapılmalıdır ki ne hastanın ne de doktorun aklında herhangi bir soru işareti kalmasın.

    YAB psikoterapi ve ilaçlarla birlikte tedavi edilebilir bir hastalıktır. YAB’da kullanılan farklı tıbbi yöntemler ve ilaçlar vardır. Hangi yöntemin ve ilacın kullanılacağına hastanın kendi doktoru belirleyecektir. YAB’ın tedavisindeki amaç kaygı, gerginliği azaltmak ve bireyin psikolojik sağlığını iyileştirmektir. Yaygın anksiyete tanısı konan bireyin sağaltım süreci en az 6-12 ay sürmektedir. Hastanın kullandığı ilaca, hastanın psikolojik ve sosyal durumuna göre bu süreç değişmektedir. Hastanın kullandığı ilaçlar hastaya hemen etki edemez çünkü ilacın uzun süre kullanılması ve vücutta belli bir doza ulaşması gerekmektedir. İlaçlar tavsiye ettiği kadar kullanılmalıdır. Özellikler beyin nörokimyasal bozukluktan kaynaklanan anksiyeteler de ilaçlar zamanından önce bırakılırsa hastalık tedavi edilmemiş olur. Genelde tam düzelme sağladıktan sonra bile 1 yıl boyunca ilaç kullanımı devam eder. YAB’ın tedavisinde egzersiz, plates, yüzme vs. gerginleşen vücudu rahatlatacak yöntemler tedaviyi destekleyici olmaktadır.Örneğin hastada anksiyete kaynaklı boyun kaslarında gerginlik ve buna bağlı genelde ense kökünden başlayan baş ağrıları olabilir. Boyun egzersizlerinin yapılması, baş ağrılarının giderilmesinde önemli bir yer tutar.

    Sonuç olarak tedavi aşamasında psikolojik destek, ilaç tedavisi ve bireyi hem fiziksel hemde ruhsal olarak rahatlatacak etkinlikler bir arada ilerlemelidir.

    Mehmet Murat ALTAN

    Psikolojik Danışman

    loading...