ANNE-BABA-ÇOCUK İLİŞKİSİ

    ANNE-BABA-ÇOCUK İLİŞKİSİ

    Anne-Baba Eğitiminin Önemi :

    Doğumdan itibaren çocuk, etrafını saran fizik ve sosyal çevreye uyum savaşı verirken, bu çabasında en büyük desteği anne ve babasından alır. Çocuk, kendini ifade edebilmeyi, kendi kendini yöneten bir birey olabilmeyi ailesinden öğrenir. Özellikle anne-baba, çocuğun kişiliğinin oluşumunda temel rolü olan özdeşim modelleridir. Çocuk bu özdeşim modellerini kendine örnek alır ve adeta onların yaşam biçimlerini taklit yoluyla öğrenir.

    Bu öğrenme süreci içinde, onun, sevgiye güvene yani çevresindekilere inanmaya, bağımsızlığa, başka bir deyişle büyüdükçe bazı şeyleri kendi başına yapabilmeye ihtiyacı vardır.

    Küçük yaştan itibaren çocuğa, yaşına, yeteneğine ve cinsiyetine uygun görev ve sorumluluklar verilmezse, güven duygusu pekiştirilmemiş olur. Bu da çocuğun bağımlı ve beceriksiz bir birey olmasına sebep olabilir. Çevresine güvenmezse aldatan yalancı bir kişi, arkadaş edinemez yalnız kalırsa içine kapanık, sessiz ve hayal dünyasında yaşayan bir çocuk olabilir.

     

    Sağlıklı Bir İletişim İçin :

    Anne-babaların çocuklarına korku silahını çevirmeksizin sorumlu, işbirliğine yatkın, kendi kendini disipline eden, yapıcı ve yaratıcı bireyler yetiştirebilmeleri, ancak onlarla kuracakları sağlıklı iletişim ortamına bağlıdır. Buda, anne-babaların susmayı öğrenip, çocuklarını dinlemeleri ile mümkündür.

    Başka bir değişle çocuklarla ilişki kurabilmenin en iyi yolu önce çocuğu duymak, dinlemek ve dediğini anlamaya çalışmaktır. Dinleme, anne-baba, çocuk arasındaki anlaşmayı kolaylaştırır.

    Oysa çoğunlukla anne ve baba, çocuklarıyla olan diyaloglarında şu tepki biçimlerini sergilerler :

    • *Suçlama (Sen her zaman konuşursun zaten).
    • *Emir (Hemen yerine otur).
    • *Tercih etme (Aynı hareketi bir kez daha yaparsan okul bitince cezaya kalırsın).
    • *Eleştirme (Daha iyisini yapmalısın).
    • *Uyarma (Son kez hatırlatıyorum).
    • *Güven verme (Senin bunu daha iyi yapacağına inanıyorum).
    • *Utandırma (Şımarık çocuk).
    • *Sözlü anlatım (Birisini rahatsız etmek iyi bir davranış değildir).
    • *Yargılama (Kitaplar yazmak için değil, okumak içindir).

    Ancak tüm bastırıcı sözler ;

    • *Çocuğun kendisini suçlu hissetmesine neden olur.
    • *Anne-babanın adil olmadığı düşüncesini geliştirir.
    • *Çocuk sevilmediğini düşünür.
    • *Sert tepkiyle yanıt vermesine yol açar.
    • *Karşı çıkmasına neden olur.
    • *Kendisini yetersiz hissedip öz yargısını yitirmesine yol açar.

     

    Başarılı Anne-Baba-Çocuk İlişkisinin Koşulları :

    Özetlersek, anne-babaların dikkat etmeleri gereken başlıca noktalar şunlardır:

    • *Anne-babalar, öncelikle çocuklarını tanımalı; onları, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda yönlendirilmelidirler. Bu konuda, kendi tutku ve arzularına göre değerlendirme yapmamalıdırlar.
    • *Anne-babalar, çocuklarındaki güven duygusunu pekiştirmek üzere, onları yapıcı ve faal kılacak bir ortam hazırlamalıdırlar. Ancak, bu ortamı hazırlarken, verecekleri görevin, çocuğun yetenek ve kapasitesini aşmamasına özen göstermelidirler.
    • *Anne- babalar, çocuk için önemli besinin, “sevgi” ve “sevecenlik” olduğunu bilerek, çocuklarına yeterince ilgi ve sevgi göstermelidirler. Bu konuda aşırıya kaçmamaya özellikle dikkat etmelidirler.
    • *Anne ve babalar, çocuklarının kendi kendilerini yönetmeleri yolunda başlattıkları girişimleri, “yaş küçüklüğü” vb. nedenlerle engellememelidirler.
    • *Anne ve babalar, çocuğun gelişiminin doğal evrelerini ve zorlu dönemleri bilmeli, davranışlarını ona göre düzenlemelidirler.
    • *Anne ve babalar, her çocuğun kendine özgü niteliklerle donatılmış, ayrı bir birey olduğunu düşünerek, diğer çocuklarla ve kardeşleriyle kıyaslama yoluna gitmemelidirler.
    • *Oyunun, çocuğun gelişim ve eğitimi için olduğu düşünülerek, bu faaliyete zaman ayırmaya çalışılmalıdır.

     

    Yusuf ERASLAN

    Uzm. Psikolojik Danışman