Astral Seyahat Değil Ölüm Yolculuğu/ Gülnaz ÇAY

    Astral Seyahat Değil Ölüm Yolculuğu/ Gülnaz ÇAY

    Astral seyahati sık sık duyar oldum. Dudaklarda telaffuzu fazlalaşan şu astral seyahat da neyin nesi kimin fesi böyle? Bir google aracılığıyla edindiğim bilgiye göre; ‘Gerçekliği henüz tespit edilememiş. Genel bir tabirle, ruhun bedeni terk ederek farklı bir boyuta geçmesiymiş. Bu geçiş sırasında bilinç açık, ayrılan ruh ise bilinçte izlerini taşıyormuş.’ İddiayı ilk ortaya atan kişinin arafta olduğu apaçık ortada.

    Ruhun bedenden ayrılması= ölüm. Hem ruhunu bedeninden ayırmak isteyecek kadar ölüme yakın hem de hayatın başka boyutlarını yaşamak isteyecek kadar hayata bağlı. Fazlasıyla ciddi bir ikilem. Teknolojinin, devrin, çağın değiştiği şu zamanlarda yaşamda kalmak bir hayli zorlaştı. Yokluktan uzak, varlığa ramak kala sürdürdüğümüz hayatlarımızda intihara meyillerimiz fazlasıyla arttı. Öbür dünyanın mükemmelliğini hak etmediğimizi farkettiğimiz de yatışsakta, ruhumuzu bedenimizden ölmeden ayırmanın mümkünlüğünü test eder olduk. Eldekiyle yetinmenin devrini çoktan yaşayıp tükettik. Daha iyisine, en iyisine erişmeyi hedefler olduk. Öyle ki bazılarımız hedeften çok arzulamaya koyuldu. Başarısızlık ise kendini toplumdan soyutlamaya, dışlamaya sebep oldu. Gururumuzun, hayatımızdan daha önemli olduğunu düşünüp intiharı çözüm yolu gibi görmeye başladık. Yine bir ikilem daha. Depresyona girip çıkacak mısın yoksa intihar mı edeceksin?

    Egoizmin baskın olduğu karakterlerde intiharlara rastlanır. Lakin ölüm başlı başınca zorken affı olmayan intiharı göze almak daha zordur. Ama yılmıyor yeni bir çağ için, yenilikler için, farklı boyutları keşfetmek için göz göre göre kendimizi ölüme itiyoruz. Kendini asmadan, vurmadan, kısacası zarar vermeden beyin ölümümüzü gerçekleştirmek istiyorlar. Astral seyahat ile çıktığımızı umduğumuz o yolda ‘rüya’ diye adlandırılan kısa görüntüleri o yolculukta bilincinin açık ve farklı bir boyuta geçtiğini sanmak fazlasıyla mümkün. Kendini bu seyahate haddinden fazla inandıran bireylerin, ruhunu bedeninden ayırmanın zor olmadığını sanarak her yeni güne aslında ölümle başlarlar. Bedenen hayatta olup, ancak düşünsel olarak ölüme yatkın olma durumuna ‘intihar’ diyoruz. Belkide artık intiharın yeni kılıfı “Astral seyahat’tir.”

    Yazar: Gülnaz ÇAY

    loading...