Atalet (Tembellik)-Sizsiniz/ Psk. Dan. Nazmi KIRELLİ

    Atalet (Tembellik)-Sizsiniz/ Psk. Dan. Nazmi KIRELLİ

    Evinizi/odanızı toplamanız gerekiyor ancak siz erteliyorsunuz, hevesle satın aldığınız romanı okumaya bir türlü başlayamıyorsunuz, sağlıklı ve dirençli yaşamak biraz da fazla yağlardan kurtulmak için spora başlama fikriniz var fakat halen spor yapıyor değilsiniz. Uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşınızı arayıp çay içmeye davet etmek istiyorsunuz ama sadece istiyorsunuz; aramadınız. Belki aylardır işinizle alakalı küçük küçük bir sürü bitirilmesi gereken işler sürekli aklınızda ama hiçbirisi bitmiş değil. İçinizde fırtına gibi esen şiir yazma arzusu var fakat kendinizi bir Cemal Süreya kadar yeterli hissetmediğiniz için tek satır bile yazmadınız… O halde atalet dünyasından kendinize merhaba deyin!

    Atalet; bireyin yapması gerektiğini düşündüğü, yapıp yapmamakla ilgili doğacak sonuçlarını bildiği, nasıl yapabileceğini öğrendiği, yeterli enerji ve bilgiye sahip olduğunu bildiği bir iş hakkında hiçbir şey yapmadan durması olarak tanımlanabilir. Teknik anlamda ise hareketsizlik, eylemsizlik, durağanlık diyebiliriz. Terim ve teknik anlamlardan sıyrılmak istersek de aslında atalet tembellik, yavaşlık, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etme, yetişmesi gereken işlere ancak son anda başlayabilme gibi tanımlar kullanabiliriz.

    Eyleme dökülmemiş planlarınız siz farkında olmadan beyninizi meşgul edecek; sizi strese sokacaktır. Bunlar ‘’araba yıkatılacak’’ ‘’alışveriş yapmam gerekiyor’’ ‘’bankaya dönüş yapmalıyım’’ ‘’bu ay diş kontrolüne gitmem gerekiyor’’ gibi aciliyeti olmayan işler gibi gözükse de beyniniz sürekli planlarınızla boğuşacaktır. Üstelik atalete kapılan insan bu durumunu yıllar geçse de fark edemeyebilir. Sonuçta da aşırı stres kişiyi beyin yorgunluğuna, olumsuz ve kaygılı düşüncelere, sinirli ruh haline, depresyona hatta fiziksel rahatsızlıklara kadar götürebilmektedir.

    Dikkat ederseniz; bazı zamanlarınızda (moraliniz çok bozuk) evden çıkmak istemezsiniz. Hatta kimseyi görmeye tahammül edemez, odanıza kapanırsınız. Ancak bir arkadaşınızın “iyi gelecek” ısrarına dayanamayıp yarım saat bile olsa onunla yürüyüş yaptığınızda biraz daha rahatladığınızı fark ettiğiniz anlarınız mutlaka olmuştur. Demem o ki atalet insanı hep daha fazla tembelliğe sürükler. Ancak onu bir an yenip harekete geçtiğinizde (herhangi bir planınız için geçerli) kendinizi daha iyi hissedecek ve düşüncenizi gerçekleştirmenin keyfini yaşayacaksınız. Bu durum farkında olmadan özgüveninizi de diri tutacaktır.

    Ataleti yenmek için neler yapılabilir?

    Her şeyden önce şunu unutmayın ; ataletin tek düşmanı ufacık da olsa harekete geçerek bir yerden başlamaktır ! Bu konuda attığınız her adım sizi daha enerjik , faal , zinde hissettirecek ve zamanla ataletinizin yok olduğunu görebileceksiniz.

    Plan Doğrultusunda İlerleyin
    Kendinize en uygun planı belirleyip kağıda dökün (günlük, haftalık, yıllık vb.) İsterseniz kendinizce önem sırasına koyarak şekillendirebilirsiniz. Bazen en önemli şeyler ‘’acil’’ olmadığı için hep erteleniyor olabilir. ( Patronunuzun istediği sunum yarın yetişmesi gerekiyor acele ediyorsunuz ancak ofisinizde ki dosyalar 4 aydır düzenlenmeyi bekliyor gibi) ‘Acil’ ile ‘Önemli’ ayrımını fark edin.

    Her şeyi bir anda yapmak isterken hiçbir şey yapamamış olmayın
    Planladıklarınızı sırayla gerçekleştirin. Bütün tavşanları kovalarsanız hangisinin peşinden koşacağınızı şaşırıp hepsini kaçırabilirsiniz. Sadece sıradaki plana odaklanın.

    Her şeyin mükemmel bir anı olmak zorunda değil.
    O an gözünüze ilişen kitabı okumak için eve gitmeyi beklemek zorunda değilsiniz. 5 dakika bile olsa harekete geçin, okuyun. Bir şey kaybetmeyeceksiniz.

    Şiir yazmak için şair sıfatını alacağınız günü beklemek zorunda değilsiniz.
    Zira beklerseniz kimse içinizde ki şairi göremeyecektir… Kusursuzluğu beklediğiniz düşünebilirsiniz. Ancak kimse sizden mükemmel olmanızı beklemiyor. Bir konuda az da olsa deneyiminiz/bilginiz/fikriniz varsa harekete geçebilirsiniz. Hobilerinizi, fikirlerinizi yansıtmayı, değişik uğraşlar edinmeyi vb. hep bu yüzden erteliyorsanız boşa zaman kaybediyorsunuz. Eleştiriden ve geri dönütlerden korkmayın. Bunlar sizin kendinizi geliştirmeniz için gizli avantajlarınızdır. Başladıktan sonra kendinizi geliştirmeniz mümkün. Yeter ki harekete geçin!

    Kullanılmayan bilgiler etkisizdir
    Bütün bir ömrünüzü ‘’insanlarla doğru iletişim’’ konusunda geliştirmeye adadığınız varsayalım. Evinize kapanmış ve dağlar kadar bu konuda kitap bitirmişsiniz. Peki insanların arasına karışıp öğrendiklerinizi uygulamazsanız neye yarayacaktır…? Teoriden çok artık pratiğe yönelme vaktiniz geldi! Sahaya inin !

    Önemsiz saydığınız şeyler sizi mutlu edebilir.
    Odanızın rengini değiştirmek istiyorsunuz ancak malum atalet…Bir ara boyatırız diyorsunuz. Ancak sadece odanıza çekidüzen vermek bile size ‘düzenli ortamda dinlenme’ sağlayabilir ve ‘’bugüne kadar neden ertelemişim’’ diyerek tatlı pişmanlık yaşayabilirsiniz. Bir de o bayıldığınız renge boyattığınızı düşünsenize!

    Biriktirmeyin
    Yapılması gereken ancak çok ta acil olmayan işleriniz bir süre sonra dağ gibi birikecek ve neresinden başlayacağınızı bilemeyeceğiniz için gözünüzü korkutarak sizi daha da çıkmaza ve atalete itecektir.Biriktirmeyin.

    Bu birkaç başlık size az da olsa farkındalık kazandırabilir ancak bu kadarla sınırlı olamaz. Zira herkesin harekete geçmek için gerekli motivasyonu, zamanı, hayat şartları kendince farklı olabilir. Unutmayın; ataleti siz yarattıysanız onu yine yalnızca siz yok edebilirsiniz. Hem de aslında tek bir başlıkla; harekete geçin!

    Sağlıklı günler dilerim

    Nazmi KIRELLİ  

    Psikolojik Danışman

    loading...