Beslenme Bilinci

Beslenme Bilinci

Son yirmi yılda hazır gıda sektörünün hızla çeşitlenmesi ve hazır gıda reklamların artması, tüm dünyada beslenme alışkanlıklarını olumsuz yönde değiştirdi. Albenisi fazla olan, pişirme kolaylığı sağlayan, değişik tatlar sunan hazır gıdalar çocukların ve yetişkinlerin çok ilgisini çekiyor ki bilinçaltına hitap eden reklam çeşitlerinin kullanılması da farkında olmadan, kişileri ürünü almaya itiyor. Eğer farkındalık seviyeniz düşükse bu tip reklamlardan çabuk etkilenirsiniz, tıpkı çocukların kolay etkilendiği gibi.

Pek çok doktor son 20 yılda hazır gıdaların artışıyla, kansere yakalanan kişi sayısının artışını birbirine bağlıyor. Hazır gıdalar (ki onlara gıda demek bile doğru olmaz), içlerinde taşıdıkları katkı maddeleri ve koruyucularla veya pişiriliş şekilleriyle sağlığımızı tehdit ediyor. Günümüzde obezite oranındaki yükselmenin de sebeplerinden biri, hazır gıdalardır.

Hazır gıdalarda yaşam enerjisi yoktur, molekülleriyle oynanmış yani ÖLÜ gıdalardır. Bu gıdaları da en çok çocuklar tüketmektedir. Anne babaların acilen beslenme konusunda bilinçlenmeleri gerekir. Örneğin pastörize sütün kağıt üzerinde süt değerlerinin korunduğu yazar, doğrudur da, ancak sütteki molekül yapısı ve geometrisinin bozulmuş olduğunu söyleyen araştırmacılar da vardır. Bir inek yavrusuna, annesinin sütünü pastörize edip 21 gün içirdiğinizde yavru ineğin öldüğünü okumuştum bir sağlık kitabında. Neden acaba? Bizim bedenlerimizin de doğal ve canlı gıdalarla beslenmesi gerekiyor. Vücudumuz ölü, cansız gıdaları sindiremez ve belli yerlerde kilo veya hastalık için depolar (atılamayan toksinler olarak). Yabancı maddeleri sindirmek için uğraşırken enerji kaybeden vücut aynı zamanda hormonal dengesini de bozarak hastalık ve yağ birikimine yönelir. Ayrıca ihtiyacı olan gerçek besini alamadığı için kısa bir süre sonra tekrar acıkır.

Özellikle çocuklar için hazırlanmış tatlı ve şekerlemeleri düşünürsek, durum daha da kötüdür. Bir çocuğun gün içinde yediği tatlı ürünler, neredeyse vücudun bir aylık tatlı ihtiyacını karşılayacak şekildedir. Üstelik doğal tatlı da değiller. Çocukları sevindirmek, oyalamak ya da ödül için kullanılan şekerli gıdalar çocuğu zehirler. (Kanser hücrelerinin şekerle beslendiğini bilirseniz belki daha farklı düşünemeye başlayabilirsiniz.)

Sağlıklı beslenme konusunda bilinçlenmemiz gereken çok konu var. Bunlardan bir diğeri de tarihi geçmiş ürünler. Paketlerine baktığınızda o kadar taze ve güzel gözüküyor ki ürünler, tarihine bakmak aklınıza bile gelmiyor. Adına güvendiğiniz markalarda bile kullanma tarihi 8-10 ay geçmiş hazır çorbalar, soslar vb. bulmak mümkün. (Marketlerin denetim sistemlerinin zayıflığından da kaynaklanan pek çok sorun yaşanabiliyor.) En kesin çözüm bunları hiç kullanmamaktır. Koruyucu madde içermez yazan ürünler sanmayın ki katkı maddesi içermiyor. Kullandığınız hazır gıdaların içindekiler bölümünü okursanız, hemen hemen hepsinde aspartam, yüksek fruktoz mısır şurubu, MSG gibi pek çok katkı maddesi olduğunu görürsünüz.

Çocuklarınızın eline hem şekerli, hem pastörize olmuş süt verip sağlıklı besleniyor diye sevinmeyin. Günlük sütten ve kefirden, kendi mayaladığınız yoğurttan şaşmayın. Sebzesini yedi diye üstüne tatlı bir şeyi ödül olarak vermeyin. Çünkü sebzenin hemen üstüne gelen tatlı, sebzenin vitaminini de öldürecektir. Vitaminli yemeğini yerken yanına bir de meyve suyu vermeyin. Meyve suyu taze sıkılmış olsa bile farklı zamanlarda tüketilmelidir. Meyvelerini aç karnına, yemekten yarım saat önce yedirin. Boşu boşuna yemek üstüne meyve yedirip, meyveyi sindirilme sırasını beklerken midede alkole dönüştürmeyin.

Sağlıklı yaşlanmak ve çocuklarınızın sağlıklı büyümesini istiyorsanız ne yediğinize dikkat edin. Sağlıklı yeme alışkanlıkları bozulmuş bir toplum olarak çocuklarımıza sağlıksız beslenme alışkanlığını, bir miras gibi, genetik kod gibi aktarmayalım. Sağlıklı beslenme farkındalığını hızla kazanarak, hem kendimizde hem çocuklarımızda “sağlıklı beslenme bilinci” oluşturalım. Nasıl zihinsel sağlığımız için sağlıklı düşüncelere ihtiyacımız varsa, bedenimiz için de sağlıklı, canlı, doğadan gelen saf gıdalara ihtiyacımız var.

Sevgiyle ve sağlıkla ilerleyin…

Arzu Bıyıklıoğlu

NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

www.arzubiyiklioglu.com

loading...