Bi Dakka Beni Dinler misiniz? / Uzm.Psk.Danışman Raşide Yılmaz Gövebakan

Bi Dakka Beni Dinler misiniz? / Uzm.Psk.Danışman Raşide Yılmaz Gövebakan

Sevgili Ebeveynlerim,

Doğduğum günden beri benimle ilgilenip çok seviyorsunuz. Bundan dolayı mutluyum. Hele ben konuşup, sizin söylediklerinizi daha iyi anlamaya başladıktan sonra, aramızdaki seslerin de çoğaldığını görüyorum.

Hep sizi dinlememi, sizin söylediklerinizi duymamı ve istediklerinizi yapmamı istiyorsunuz.

Hani bana diyorsunuz ya. Bi dakka otur ve bizi dinle diye. Şimdi de benim size söylemek istediklerim var. Küçüğüm diye hep siz mi konuşacaksınız J

Lütfen! Bi dakka beni dinler misiniz? 

*Bana hep, şunu yapma bunu yap şeklinde bir şeyler anlatıyorsunuz ya. Ama ben sizi her zaman dinleyemiyorum ki. Çünkü bana hep aynı şeyleri söyleyip duruyorsunuz. Bu çocuk ne ister, neye ihtiyacı var acaba diye düşünseniz daha güzel olmaz mı?

* Ben oyun oynarken, televizyon izlerken ya da canımın istediği şeyleri yaparken bana anlattıklarınızı duyamıyorum bile. Beni zorla oturtsanız da sizi dinleyemiyorum. Çünkü aklım oynadığım oyunda kalıyor. Konuşmamız için benim de dinlemeye hazır olmam gerekiyor.

*Siz konuşurken, anlamadığım bir sürü kelimeler söylüyorsunuz. Unutmayın, ben sizin kadar çok kelime bilmiyorum. Ayrıca söylediğiniz kelimelerin hepsinin ne anlama geldiğini de. Bana anlayabileceğim kelimeler kullanmanızı istiyorum.

* Belki sabrınızı zorluyorum ama kelimeleri sizin gibi kullanamıyorum ki.. Ben bir şey anlatırken bazen çok başka şeyler de anlatmak istiyorum. Dikkatim çabuk dağılıyor çünkü. Ben anlatırken sizin sabırla dinlemeniz beni rahatlatır. Böylece doğru anlatabildiğimi düşünürüm.

*Bazen konuşmadan da insanlar anlaşabilirmiş. Öğretmenim öyle söylemişti. Mesela benim yaptığım davranışlar size bir şeyler anlatıyormuş. Beni, yaptığım davranışlarla da anlamanızı istiyorum.

*Sizin boyunuz benden uzun. Bazen ayakta konuşuyorsunuz, size bakmak için kafamı yukarı kaldırmak zorunda kalıyorum, hem boynum ağrıyor hem de kendimi küçücük hissediyorum. Benim yanıma otursanız, ya da ben sizin boyunuza gelsem, yan yana dursak sizi daha iyi dinleyebilirim.

*Benimle konuşurken bazen hiç yüzüme bakmıyorsunuz. O zaman kızıyorum size ve sizi dinlemek istemiyorum. Hatta bazen duymuyorum bile.

* Ya da kaşlarınızı çatıp kızgın kızgın bakıyorsunuz ya, işte o zaman da ben size bakmak istemiyorum. Bana hep sevgiyle bakıp konuşsanız söylediklerinizi hem dinler hem anlayabilirim.

*Ben bir şey anlatırken “zamanım yok, hadi çabuk anlat” dediğiniz zaman, susup kalmayı tercih ediyorum. Beni dinlemeniz için yeterince zaman ayırmanıza ihtiyacım var.

*Bana çok uzun zamanlar ayırmanıza gerek yok ki. Ama zaman ayıracaksanız sadece benimle olmanızı istiyorum. Başka şeyler yapıyorsanız o zamanı birlikte geçirmiş olmuyoruz ki..

*Bazen de yaramazlık yapıp sizin dikkatinizi çekmek istiyorum. Çünkü beni görmenizi, duymanızı ve anlamanızı istiyorum. Kızmanızı değil.

*Bana sürekli öğütler verdiğiniz zaman sizi dinleyemiyorum. Sorunlarım için yardımınıza ihtiyacım var ama benim çözmem için bana yol göstermenizi de  istiyorum. Hep “şunu yap bunu yapma” derseniz ben kendi çözümlerimi nasıl bulabilirim? Başka sorunum olduğunda kendi başıma çözemem ki. Size göre yanlış şeyler yapsam bile, sorunumu çözebilmem için bana cesaret vermenizi istiyorum.

*Bana çok soru soruyorsunuz, bazen de hep aynı şeyleri soruyorsunuz ve ben sıkılıyorum. Sanki birisi beni sorguya çekiyor gibi geliyor o an. Bana düşündürücü sorular sorarsanız hem kendi hatalarımı fark edebilirim hem de kendi çözümlerimi üretebilirim.

*Ben size güveniyorum. Ne zaman size ihtiyacım olsa yanımda olacağınızı biliyorum. Ama siz de bana güvenin. Ben büyüdükçe kendime daha çok güvenmek istiyorum. Siz bana güvenmezseniz ben de kendime güvenemem ki..

*Ben sürekli büyüyorum ve öğreniyorum. Benim hakkımda her şeyi hemen göremiyorsunuz. Ama beni keşfetmenizi ve bendeki değişiklikleri görmenizi istiyorum. Beni dinlerseniz ve davranışlarımı görürseniz bendeki yeni özellikleri de anlayabilirsiniz.

*Beni anlamak için dinleyin. Ama hep bana bir şeyler anlatmak için dinliyorsunuz. Sanki benim söylediklerimin önemi yok gibi aklınızdan sürekli cevaplar üretiyorsunuz. Ne söylediğimi duymanızı istiyorum.

*Hep siz bana öğretmek için çabalıyorsunuz. Bence sizin de öğrenmeniz gereken çok şeyler var. Birlikte öğrenebiliriz, ne dersiniz?

*Sizin söylediğiniz her şey benim için önemli ve gerekli. Ama benim söylediklerim de benim için önemli ve gerekli. Beni dinlerken söylediklerimin benim için ne kadar önemli olduğunu da düşünmenizi istiyorum. Mesela arkadaşımla küstüğümü anlatıyorum, ağlıyorum. Siz bana “amaan boşver bunun için ağlanır mı”diyorsunuz. O anlarda sizinle hiçbir şey konuşmak istemiyorum. Çünkü beni hiç anlamadığınızı düşünüyorum.

*Bazen bana çok kızıyorsunuz. Öfkeli olduğunuzda sizden korkuyorum. Bana bağırdığınızda hatta beni cezalandırdığınızda kendimi çok suçlu hissediyorum. Siz sakinleşseniz bile,  size belli etmek istemiyorum, çok üzülüyorum ve kalbim kırık kalıyor,

*Lütfen hem kendi duygularınızı hem de benim duygularımı tanımaya çalışın. Böyle olursa daha kolay anlaşabiliriz.

*Benim de hatalarım olacaktır. Ben hatalarımla büyüyeceğim. Sizin, yanımda olmanıza ihtiyacım var. Beni gerçekten dinlemenizi istiyorum. Ben kendimi böyle tanıyabilirim. Sizin de hatalarınız olmuyor mu? Ben hatalarım için sizden özür diliyorum. Siz hata yaptığınızda benden özür dileyince kendimi çok değerli hissediyorum.

*Bana hiç kıymadığınızı, ne yapıyorsanız benim iyiliğim için yaptığınızı biliyorum.

*Beni sevdiğinizi biliyorum. Ben de sizi seviyorum. Sizin yanınızda büyüdüğüm için şanslıyım. Ben sizinle büyümek istiyorum.

Bana bi dakkanızı ayırdığınız için teşekkür ederim. Tatil de geldi. Okul yok, ödev yok, yaşasınnn.. Şimdi gidip arkadaşlarımla oyun oynayabilir miyim?

Yazar: Raşide Yılmaz Gövebakan

Uzm.Evlilik ve Aile Danışmanı/Uzm.Psk.Danışman

iletişim: raside.y@hotmail.com

loading...