Bir Emzik Hikayesi/ Gülnaz ÇAY

    Bir Emzik Hikayesi/ Gülnaz ÇAY

    Her çocuk gibi emziğim vardı benimde müptelası olduğum. Pembe renkli emziğimi emmek çok mutlu ediyordu beni. Ne garip değil mi? Süt çocuklarını oyalamak için ağızlarına verilen o kauçuk memeden mutlu olabilmek. Başlarda şu plastik şeyi ağzımızda geveleyelim diye uğraşlar verip bir müddet sonra -tam da alışmışken- bırakmamızı istiyor olmaları acımasızca değil mi? Sütten kesilinceye kadar ailemizin anlatmak istediği gerçek şu ki “Alıştığın her şeyden mahrum kalacaksın”

                  Yaş:0  Ders:1

    Zorla alıştırıldığım ve zorla bıraktırıldığım emzik hikayemin yan etkisini atlatmak yıllarımı aldı. Kafanızda oluşan şu soruyu hemen giderelim.

    -Emziğin yan etkisi mi oluyormuş?

    -Yanlış bırakıldığı takdirde oluşan bu yan etkiden mustarip olduğum doğrudur. Ağzımızın iki sene boyunca bir emzik tarafından doldurulup bir anda boşlukta bırakılıyor olması bir şeyler tarafından bu boşluğu doldurma isteği oluşturuyordu. Elimi sürekli ağzıma götürüp duruyordum. Her ne kadar bu boşluğu doldurmasa da başka bir çözüm yolum yok gibiydi. Ortada dolması beklenen bir boşluk vardı. Bense iki yaşındayken bu boşluğu anca elimi ağzıma sokarak doldurabildim. Tırnaklarımı emziğin kauçuk yeriymişcesine canlandırmış olabilirim o zamanlar kafamda. Ailemin ne bir boşluk olduğundan ne de bu boşluğun doldurulma ihtiyacı olduğundan haberleri vardı. Onlar için emziği bırakmış olmam bir galibiyet, benim içinse mağlubiyetti. Yıllar boyunca elimin çirkin görüntüsünden utanıp, her ortamda saklamaya çalışıyor olmamı da anlamış değillerdi. Ve ailemin anlatmak istediği bir şey daha vardı ” Kimseden medet ummayacaksın”

    Yaş:0  Ders:2

    Evet bebekler kuvvetli bir emme refleksiyle doğarlar. Bazı durumlarda rahatlatılma ihtiyaçları vardır. (Aşı olmak, kan vermek vs.) Ve en basit yöntem ise emziktir.  Yalnızca 1-2 senede olsa bir emzik tarafından rahatlamaya alışan bebeklerin emziği bırakma dönemleri kaygıyla doludur. Maalesef emziksiz yolunu bulabilmek her bebek için o kadar da mümkün değildir. Bu kaygılı dönemlerde elini ağzından çıkaramayan bebeklerimizin yıllar ilerledikçe tırnak yeme alışkanlığı oluşur. Burada ki en büyük yanlış ebeveynlerin sorumsuzluğudur. Her ağladığında, mızmızlandığında, ilgi beklediğinde emzikle susturulması, emziğe yatkınlığını artırmaktadır. Bu durumda bırakmak da bir hayli zorlaşır. Bebekleriniz sizi ne kadar zorlarsa zorlasın onları en basitinden emzikle değil, şefkatli kollarınızda sevginizle rahatlatın.

    Yazar: Gülnaz ÇAY

    loading...