Bit Pazarları ve Ekonomiye Katkısı/ Öğretmen Ayla YÜCE

    Bit Pazarları ve Ekonomiye Katkısı/ Öğretmen Ayla YÜCE

    Bir ülkenin kalkınması,büyümesi,aydınlanması  için en önemli koşul eğitimdir. Eğitim deyince öncelikle  okullar gelir aklımıza.Oysa eğitim hayatın her alanında olursa, yaşam standartlarımız yükselir,ülkemiz çağdaşlaşır ve gelişir.

    Bu yazımda size Fransa da yaşadığım yıllar içerisinde çok dikkatimi çeken Bit Pazarlarından bahsedeceğim. Hemen her yerleşim bölgesinde düzenli olarak kurulan bit pazarları, Fransızların deyimiyle ikinci el pazarları o kadar yaygın ki…Bu pazarlar belediyenin denetiminde belirlenen merkezlerde ayda bir hafta sonları kuruluyor. Hatta bu pazarları düzenli takip etmek isteyenler için ajandaları bile var. Satış yapmak isteyen herkes belirlenen zamanda belediyeye başvuru yapıp evindeki bütün fazlalıkları burada satabiliyor. Bu işin müdavimleri olduğu gibi sadece bir iki kez satış yapanlarda var.

    İkinci el pazarlarında mutfak eşyaları, süs eşyaları, tablolar,oyuncaklar,kitaplar,bebek ve yetişkin giysileri,ayakkabılar,çantalar,takılar ,kitaplar ve daha bir çok şey var. Fransızlar ve Fransa da yaşayan diğer insanlar bu pazarlara  oldukça rağbet gösteriyor.Kimin ne ihtiyacı varsa  uygun fiyatlarla buralardan satın alabiliyor. Hem satıcı hem alıcı hem de ülke ekonomisi kazanıyor. Böylece kullanılır durumda olan her şey değerlendirilmiş oluyor.Bit pazarları dışında, ikinci el eşya satan mağazalar da oldukça yaygın ve tercih ediliyor. Bilinçli vatandaşlar bu dönüşümle ülke ekonomisine büyük katkı sağlıyorlar.

    Bizim ülkemizde de az da olsa bit pazarları ,ikinci el mağazalar var ancak tüketime dayalı bir de yaşam biçimimiz var. Keyfi olarak mobilya değiştirenlerimizin,en son çıkan teknolojik aletlere sahip olmak isteyenlerimizin ,her şeyin yenisi olmalı diye düşünenlerimizin sayısı hiçte az değil.Son yıllarda lükse ve şatafata olan düşkünlüğümüz hem ülkemiz  ekonomisinin zarara uğramasına  hem de çocuklarımızın doyumsuz olmasına neden oluyor.Halbuki  bir ülke ancak duyarlı,tüketimden uzak üretim yapabilen  bireyler sayesinde gelişebilir.

    Benim çocukluğumda biraz yokluktan biraz israf kaygısından anneler hiçbir şeyi ziyan etmezlerdi. Küçükler, abladan abiden kalan giysileri, kitapları, okul çantalarını ,oyuncakları kullanırlardı. Akrabalar ve komşular kullanılmayan her türlü eşyayı birbirlerine verirlerdi.Tam bir dayanışma vardı.Her şeyin değeri bilinirdi.Çocuklar tatminsiz değildi. Bunu yeniden başarabilirsek hem kendi yaşantımızda hem çocuklarımızın yaşantısında olumlu gelişmeler olacaktır.Bu konuda özellikle annelere büyük sorumluk düşüyor.

    Annem her zaman derdi ki “ Eskisi olmayanın,yenisi olmaz kızım”

    Ayla YÜCE

    Öğretmen

    loading...