Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline kişilik bozukluğunun başlıca özelliği, genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan, kişiler arası ilişkilerde benlik algısında ve duygulanımda tutarsızlık ve belirgin dürtüselliğin olduğu sürekli bir örüntünün olmasıdır.

Borderline kişilik bozukluğu olan kişiler gerçek ya da hayali bir terkedilmeden kaçınmak için çılgınca çabalar gösterirler. Yakında bir ayrılığın olacağını ya da dış yapının değişmesi benlik algısında, duygulanımda, bilişde ve davranışta derin değişikliklere yol açabilir. Bu kişiler çevresel koşullara karşı çok duyarlıdırlar. Belirli bir zaman dilimiyle sınırlı gerçekçi ayrılıklar olduğunda ya da tasarlanan şeylerde kaçınılmaz değişiklikler olduğunda bile yoğun terkedilme korkuları ve uygunsuz bir öfke yaşarlar.

Terkedilme korkuları tek başına kalmaya dayanamamaları ve yanlarında başkalarının olmasına gereksinmeleri ile ilişkilidir. Terkedilmekten kaçınmak için çılgınca çaba göstermeleri, bir yerlerini kesip koparmaları ya da intihar davranışında bulunmaları gibi dürtüsel eylemlerini kapsayabilir.

Borderline kişilik bozukluğu olan kişilerin tutarsız ve gergin ilişkiler vardır. Daha birinci ya da ikinci görüşmelerinde bakımverenleri ya da sevgilileri olabilecek kişileri gözlerinde yüceltebilirler. Birlikte çok zaman geçirmeyi isteyebilirler ve ilişkilerinin daha başında en özel yönlerini paylaşabilirler. Bununla birlikte başkasının yeterince ilgilenmediğini yeterli özveride bulunmadığını ve yeterinde orada olmadığını hissederek başkalarını yüceltmeden değersizleştirmeye birden geçebilirler. Bu kişiler başkalarıyla eşduyum yapabilirler ve başkalarını beleyebilirler ancak bunları gerektiğinde kendi gereksinmelerinin karşılanması için diğer kişilerin orada olmaları karşılığında ve bunun beklentisi içinde yaparlar. Bu kişiler başkalarına bakışlarında birden belirgin değişiklikler göstermeye yatkındırlar, o kişileri bir iyilik sever destekçi ya da bir insafsızca cezalandırıcı olarak görebilirler. Bu tür gidip gelmeler, çoğu zaman besleyici nitelikleri yüceleştirilmiş ya da reddetmesi ya da terketmesi beklenen bakımveren bir kişi ile ilgili düş kırıklığı yaşanır.

Sürekli bir biçimde belirgin olarak tutarsız bir benlik algısı ya da benlik duyumu ile belirli bir kimlik karmaşası olabilir. Amaçların, değerlerin ve mesleki beklentilerin sürekli olarak değişmesi ile belir birden ortaya çöıkan belirgin bir benlik algısı değişiklikleri vardır. Meslek, cinsel kimlik, değerler ve arkadaş türleri ile ilgili görüşlerinde ve tasarılarında birden ortaya çıkan değişiklikler olur. Bu kişiler yardım aramagereği duyan bir insan rolünden , geçmişteki yanlış tedavilerin öcünü almaya çalışan adil bir insan rolüne hızlı geçişler yapabilirler. Genellikle kötü ve günahkar olmaya dayalı bir benlik algıları olmasına karşın bazen bu duyguların hiç olmadığı anlar da yaşayabilirler. Bu tür yaşantıları genellikle anlamlı, besleyen ve destekleyen bir ilişkinin olmadığını hissettikleri durumlarda ortaya çıkar. Bu kişilerin yapılandırılmamış işlerdeki ya da okuldaki başarıları düşük olabilir.

Böyle bir bozukluğu olan kişiler kendilerine zarar verme olasılığı yüksek en az iki alanda dürtüsellik gösterebilirler. Kumar oynayabilirler, sorumsuz bir biçimde para harcayabilirler, tıkınırcasına yemek yiyebilirler, madde kötüye kullanımları olabilir, güvenli olmayan cinsel ilişkilerde bulunabilirler ya da pervasızca araba kullanabilirler. Borderline kişilik bozukluğu olan kişiler yineleyen intiharla ilgili davranışlar, girişimler, göz korkutmalar ya da kendine kıyım eylemleri gösterirler. Bu kişilerin % 8-10’unda sonlandırılmış intiharlar ortaya çıkar. Kendine kıyım eylemleri (kesme ya da yakma gibi ) intihar edecek olmayla ilgili göz korkutmalar ve girişimler çok sık görülür. Yineleyen intihar edebilirlik tutumları, çoğu zaman bu kişilerin yardım için hazır olduklarını göstermek içindir. Ayrılma ya da reddedilmeye ilişkin gözdağı vermeler sorumluluklarının arttığı beklentileri, sözü edilen kendine zarar verme davranışlarına zemin hazırlar. Kendine kıyım davranışı dissosiatif yaşantılar sırasında ortaya çıkabilir ve çoğu zaman bu davranış, hissetme yetisinin olduğunu yeninden doğrulayarak ya da kişinin kötü biri olduğu duyumunun bir kefareti olarak bir rahatlama sağlar.

Borderline kişilik bozukluğu olan kişiler duygudurumda belirgin bir tepkiselliğin olmasına bağlı affektif instabilite (duygulanım oynaklığı) gösterebilirler. Borderline kişilik bozukluğu olanların temel disforik duygu durumu öfke panik ya da umutsuzluk dönemleri ile bölünür ve nadiren kendini iyi hissetme ya da doyum bulma dönemleri ile bir rahatlama sağlanır. Bu epizodlar kişinin kişilerarası stres etkenlerine aşırı tepki vermesinin bir yansıması olabilir. Borderline kişilik bozukluğu olan kişiler kendini sürekli olarak boşlukta hissetme zorluğu yaşayabilirler. Kolaylıkla sıkıldıklarından sürekli olarak yapacak başka bir şey arıyor olabilirler. Sıklıkla uygunsuz ve yoğun bir öfke dışa vururlar ya da öfkelerini kontrol altında tutuma güçlüğü gösterirler. Aşırı iğneleyici sürekli acı çekiyormuş gibi bir tutum içinde olabilirler ya da sözel patlamalar gösterebilirler. Öfkeleri kendine bakım veren kişileri ya da sevgililerini ihmalkâr, kısıtlayıcı aldırmaz ya da başlarından atan kişiler olarak gördüklerinde ortaya çıkar. Öfkelerini böyle dışa vurmalarını çoğu zaman utanma ve suçluluk duyguları izler. Bu da kötü biri oldukları duygusunu pekiştirir. Aşırı stres yaşadıkları dönemlerde gelip geçici paranoid düşünceler ya da dissosiatif semptomlar ortaya çıkabilir. Bu epizodlar çok büyük bir çoğunlukla gerçek ya da hayali bir terkedilmeye bir tepki olarak ortaya çıkar. Semptomlar gelip geçici olma eğilim gösterir, ancak dakikalar ya da saatler boyu sürer. Bakım verenin kendilerini besleme kaynaklarının gerçek ya da algılanan geri dönüşü semptomların remisyonu ile sonuçlanabilir.

Kaynak:martdanısmanlık

loading...