Cinsel Bağımlılıklarının Anlamı ne Olabilir ?/ Psikoterapist Eyüp SARI

    Cinsel Bağımlılıklarının Anlamı ne Olabilir ?/ Psikoterapist Eyüp SARI

    Cinsellik, aşkın, hayatın ve erotizmin ifade edilişi olması gerekirken, başka beklentilerle yükü ağırlaştırılıyor. Akılda kalması için destek almaya gelen bir çiftimizin yaşadıkları üzerinden anlatacağım cinsel bağımlıklıkları. Zaman zaman seks, porno bağımlılığı zaman zaman da partnerden oral seks, grup seks vs. talebi şeklinde karşılaşılabilir.

    Danışanlarımdan Koray’ın, sevgiyi seksle ilişkilendirmesi nevrotik bir hal almıştı. Çoğu seks bağımlısının öne sürdüğü ‘aşırı cinsel istek’, ‘Ben cinselliği seviyorum’ açıklamaları, arzuyla maskelenen bir bağımlılık aslında. Aslında olan şey, duygusal anlamdaki fakirlik, biri tarafından sevildiğinden emin olmayı isteme hali. Bu, ‘Beni seviyor musun? Emin misin? Sana inanmıyorum. Tekrar söyle’ demek gibi bir şey.

    Seks bağımlılığı, toplumda mahremiyet bozukluğu olarak kötü bir nam salmış durumda. Seks bağımlılarının yüzde 78’inin “katı bir şekilde ilgisiz” olarak sınıflandırılan, ailelerden, yani psikoloji terminolojisiyle söyleyecek olursak, ciddi bir iletişim kopukluğu yaşayan ve bireyin kronik olarak yabancılaştığı ailelerden geldiğini ortaya koyan bir araştırma okumuştum.

    Seks bağımlıları; durmaksızın kırıntıları toplayan şahin, yarı kadın/erkek yarı kuş canavar, akbaba gibiler. Her şeyi yiyebilirler. Kadınlar erkeklerin bu fakirliğinin hemen farkına varıyor ve o anda kendilerini kapatıyorlar. Fahişeler ve porno yapımcıları bundan iyi paralar kazanıyor. Ne yazık ki bir evlilikte, insanı bitiren güvensizlik pek erotik olmuyor. Yine de bazı kadınlar erkeğin bu tutumuna razı oluyorlar ve buna rağmen kendi kişisel bağımlılıklarından ötürü, bir çeşit zorunluluk anlayışıyla cinsel ilişkiye giriyorlar. Koray’ın karısının durumu bu anlattığıma uyuyor. Eğer doyumsuz gereksinimlerinin bir sonucu olan tüm cinsel taleplerine boyun eğerse onu asla aldatmayacağını düşünüyordu. Yaklaşımının bir seks bağımlısında işe yaramayacağı konusunda en ufak bir fikri yoktu oysa.

    Aşağıdaki diyalogda bu çiftle yaptığımız seanstan bir kesit. Koray bey, eşi için istemediği bir çok şeyi sırf eşi istediği için  yaptığından çünkü kendisini sevdiğini söylemektedir. Eşinin ön yargılı ve cinsellik konusunda kapalı olmasından dolayı yapmadığını düşünmektedir. Bir defa denese zevk alacağını hatta çokta hoşuna gideceğini, yeni deneyimlere açık olması gerektiğini düşünmektedir. Bu cinsel ihtiyacını karşılamazsa ayrılabileceğini de söyleyerek partnerini zorlamaktadır. Cinsel Terapi ‘ye kadının isteği üzerine geldiler.

    Koray: ‘Kesinlikle. Ona değerli bir mücevhermiş gibi davrandım. Ona taptım ve hep verdim, hep verdim. Artık bende bir şey kalmadı.’

    Terapist: ‘Anladığım kadarıyla senin için oral seks demek, onun sana değer vermesi demek. Sana tapması. Sana vermesi.’

    Koray: ‘Evet Öyle.’

    Terapist: ‘Sen ne istiyorsan, ona da bir şekilde veriyorsun gibi duruyor. Pekâlâ, sence eşin, oral seksin senin için bunları ifade ettiğini biliyor mu?”

    Bunları eşine söylemediğini hiç düşünmediğini söyledi. Terapiye gelmeselerdi de büyük ihtimal arka plandaki bu niyet hep saklı kalacaktı. Haliyle eşi oral seks yapmayınca da değer vermediğini düşünüyor ve kendisine değer vermeyen bir kişiyle olan ilişkiyi sürdürmek konusunda şüpheli davranıyor. Koray ‘ın oral sekse yüklediği anlamlara bakın. Eşinin ona oral seks yapmasını, ona değer vermesi ve sevmesiyle eşit tutmuş. Nevrotik bir şekilde, aşkı seksle ilişkilendirmiş. Üstelik oral seksin temel ihtiyaçlarından biri olduğunu düşünüyor; oysa temel ihtiyacı aslında aşk.

     

    Özellikle oral seks, çeşitli anlamlar yüklüdür. Genellikle boyun eğdirme, bazen hor görmeyle ilişkilendirilir, bazen de (çoğunlukla erkekler tarafından) bir şeyi elde etmek için araç görevi görür. Oysa etkisi her iki tarafa da yönlendirilebilir. Oral seksi sevgiye dair bir davranış olarak algılayamaz mıyız? Bir verme eylemi olarak?

    Şunu öğrendim ki, herhangi bir hasta herhangi bir cinsel davranış konusunda hevesliyse, bu çoğu zaman bir güven sorunu yaşadığını gösteriyor. Birinin onun gereksinimlerini mütemadiyen karşılayacağına inanmadığını. Yani kafasında bir şeyi kuruyor ve öyle bir şey istiyordur ki, partneri bunu yaparsa kafasındaki soru işaretinin gideceğini düşünüyordur.

    Duygusal bir gereksinim fiziksel bir gereksinimle bir araya geldiğinde ve birey olumsuz yanıt aldığında, ağır bir reddedilme duygusu baş gösteriyor. Bu, kişisel bir durum olarak algılanıyor.

    Koray eşi konusunda, kafasında birtakım gerçekdışı cinsel beklentiler yaratmıştı. Eğer bana oral yapıyorsan beni seviyorsun demektir gibi. Bu tür durumlarda genelde karşı partnerin yaptığı, bunun problem olduğunu sevgilisine ispatlamaya çalışmak gibi afaki bir çabaya girer. Bu sonuç vermez. Eğer kişi böyle bir anormal bir cinsel istek ile karşılaşırsa, bunu istemeye istemeye yaparak bir çözüme ulaşamaz.

    Bunun için ÖNERİLER;

     

    • Hoşlanmayacağı bir eylemse net bir şekilde istemediğini belirtmelidir.
    • Davranışa özel konuşmalıdır, genellememelidir. Onu arzuladığını onunla cinsellikten zevk aldığını fakat bu davranışı istemediğini vurgulamalıdır.
    • Partnerini bu isteğinden dolayı eleştirip, yargılamamalıdır. Onun isteme hakkı olduğunu, kendisinin de reddetme hakkı olduğunu karşı tarafa iletmelidir.
    • Bu arzunun onda ne gibi karşılığı olduğunu yani anlamının ne olduğunu öfkeyle değilde, merakla dinleyerek öğrenmeye çalışmalıdır. Onu dinlemesi partnerinin isteğini yapacağı anlamına gelmez.
    • Bu davranışın altında ki duygusal tatmini tam olarak anlayabilirse, bu duygusal ihtiyacı farklı davranışlarla da giderme fırsatı doğabilir.
    • İşin içinden çıkılmazsa profesyonel yardım almaktan çekinilmemelidir.

     

    Sevgiyle kalın..

    Eyüp SARI

    Çift Terapisti & Cinsel Terapist 
    loading...