Çocuğunuzun Beğenmediğiniz Davranışlarını Nasıl Değiştirirsiniz?

    Çocuğunuzun Beğenmediğiniz Davranışlarını Nasıl Değiştirirsiniz?

    Her anne çocuğunun güzel davranışları, güzel alışkanlıkları olsun ister ve bunun için de çaba gösterir, bizim anne babalarımız da bizim iyiliğimiz için pek çok şey yaptı. Ancak büyüdüğümüzde sonuçlar pek de iç açıcı olmadı.  Farkında olmadan kullandığımız olumsuz dil kalıpları, yanlış odaklanmalar, yanlış pekiştirmeler çocuklarımızın davranışlarını, hayatı algılayış şekillerini olumsuz yönde etkiliyor. Hatta bazı olumsuzluklar nesilden nesle bir miras gibi aktarılıyor. Bu yazımda en çok karşılaşılan birkaç diyoloğu ele aldım. Daha sonraki yazılarımda farklı örnek ve bilgilere yer vereceğim.Çocuğunuzun Beğenmediğiniz Davranışlarını Nasıl Değiştirirsiniz?

    “Derslerini yaparsan (yemeğini bitirirsen) televizyon seyredebilirsin.” Burada çocuğunuza iyi bir iş yapmanın karşılığında bir ödül teklif ediyorsunuz. Peki, ödülün anlamı nedir? Mükafat, bir başarı karşısında elde edilen iyi bir kazanç, değerli bir şeyi hak etme…

    Diğer günlerde çocuğunuza televizyon seyretmenin zararlı olduğunu, televizyonu kapatması gerektiğini, o kötü programı seyretmemesi gerektiğini söylüyorsanız çocuğun ödülü şimdi neden televizyon izlemek oldu?

    Madem televizyon seyretmek kötü bir şey nasıl ödül olabiliyor?

    Televizyon seyretmek (abur cubur yemek, bilgisayarda oynamak…) için yapılan dersten, yenilen yemekten ne hayır gelir?

    Önemli olan o an için dersin yapılması ya da yemeğin yenmesi mi, yoksa çocuğa uzun dönemde ödev yapmayı sevme, sağlıklı yemek yeme alışkanlıklarının kazandırılması mı?

    Çocuklarımıza o an sorunu çözmek ya da en iyi seçimi yaptırmak için sunduğumuz ani tekliflerle ilerde onların kafalarında çelişki yaratacak fikirler oluşturabiliyoruz. Çocuklara verilecek ödül veya teklifler daha uzun dönem ve günlük yaşam koşulları göz önünde bulundurularak seçilmeli. Yoksa çocukta oluşan yanlış bağlantılar veya çelişkiler, başka sorunlar olarak hem size hem çocuğunuza geri dönecektir. Ödev yapmanın ödülü okul başarısıdır, iyi yemek yemenin ödülü sağlıklı büyümektir, tabi ki bu şuanda her çocuğa cazip gelmeyebilir ama zamanla öğrenecektir.

    Çocuklara verilen ödüller kadar önemli diğer bir konu da sık sık yaptıkları yanlışları dile getirmemizdir. Bir çocuğa sürekli neyi kötü ya da yanlış yaptığını söylemek sadece bu davranışı kökleştirir. Dikkati daha çok yanlış davranışa çeker oysa amaç yeni bir davranış oluşturmaktır. Bu da ancak yeni davranışa dikkat çekerek olur. Aynı şey yetişkinler için de geçerlidir. Sürekli arkadaşlarına kaba davranıyorsun, ödevlerini yapmıyorsun, odanı toplamıyorsun gibi uyarılar yerine arkadaşlarına daha kibar davranabilirsin,  ödevlerini düzenli yapabilirsin, odanı toplayabilirsin gibi olumlu ifadeler kullanmak odağı doru yerde tutmayı sağlar. Uyarılar yapılırken davranışla kişilik birbirinden ayrı tutulmalı, aksi takdirde zamanla çocuk kişiliğini yanlış tanımlamaya başlayacaktır.

    Tembelsin, dağınıksın, sorumsuzsun, kabasın demek davranışı kişiliğe taşır. Oysa çocuğun tembellik ettiği (bazı şeyleri ağır yaptığı) konular vardır. Bu bir davranış şeklidir. Düzeltilmesi gereken konu, davranış şeklidir.

    Her davranışın altında olumlu bir niyet yatar. Bir davranış değiştirilmek istendiğinde bu olumlu niyetin ne olduğunu bulmak gerekir. Çocuk da yetişkin de yaptığı olumsuz davranışın sonucunda mutlaka bir kazanç elde ediyor ki bu davranışı yapmaya devam ediyor. Ayrıca çocuklar beğendiği, model aldığı birisine benzemek amacıyla da davranışları çok kolay kopyalayabilirler. Davranışın altındaki niyet ne olursa olsun çıkış noktası, dikkat çekme noktası yeni davranış şeklinde olmalıdır.

    Bir çocuğa “sorumsuzsun” yerine “bu konuda daha sorumlu davranabilirsin değil mi?” demek, anında sonuç vermese bile dikkati sorumlu olmaya, yapabilirliğe ve yeni davranışın çocuk tarafından mümkün görülmesine çekecektir. Oysa “tembelsin, sorumsuzsun” demek davranışı ve kişiliği bu yönde bir kez daha onaylamaktan, çocuğa öyle olduğunu bir kez daha hatırlatmaktan başka bir işe yaramaz.

    Arzu Bıyıklıoğlu

    NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu