Çocuklarda Sorumluluk Bilincini Geliştirme/ Uzm.Psk.Danışman Raşide Yılmaz Gövebakan

    Çocuklarda Sorumluluk Bilincini Geliştirme/ Uzm.Psk.Danışman Raşide Yılmaz Gövebakan

    Sorumluluk, kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, mesuliyet olarak da tanımlanır (TDK sözlük 2011: 614). Buna göre sorumluluk, bireyin uyum sağlaması, üzerine düşen görevleri yerine getirmesi ve kendine ait bir olayın başkaları üzerindeki etkilerinin sonuçlarını üstlenmesi, başkalarının haklarına saygı göstermesi ve kendi davranışının sonuçlarına sahip çıkabilmesi olarak da tanımlanabilir.

    Sorumluluk, başkalarının haklarına saygılı olmak ve kendi davranışlarının sonuçlarını yüklenmek şeklinde de tanımlanabilir.

    Sorumluluğun, hayatın her aşamasında bireyin üslenmesi gereken görevi ve bunun sonucunda da bireyin sorunlarını aşabilmesinin önemli bir dayanağı olduğu  söylenebilir.

    Ayrıca, sorumluluğun, kişinin kendine ve başkalarına karşı yerine getirmesi gereken yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi zorunluluğu olduğu düşünülebilir. Sorumlu olan kişi kendi üzerine düşen görevleri ve işlevleri zamanında ve istenilen şekilde istenilen biçimde yerine getirmeye çalışır.

    Bu da göstermektedir ki, sorumluluk sahibi bireyler;

    • kendi kararlarını verebilen,
    • karar alırken elindeki kaynakları kullanabilen,
    • değer yargılarını gözeten,
    • bağımsız davranabilen,
    • kendine güvenli,
    • başkalarının haklarını çiğnemeden kendi ihtiyaçlarının karşılayabilen,
    • Yaptığı işi sonuna kadar götüren ve yapmakta olduğu bir davranışın olası sonuçlarına katlanmayı göze alan,
    • üstlendiği görevleri yerine getiren,
    • kendisini ilgilendiren işleri kendisi yürüten bireylerdir.

     

    Böyle bir birey kendisini değerli bulur ve tüm davranışlarının sonuçlarından sorumludur. Bireyin yetiştiği ortamlarda kendi düşüncelerini ifade etmesine, seçimler yapabilmesine, bu seçimleri uygulamaya koyarak sonuçlarından sorumlu olmasına olanak verilmemişse, o kişide sorumluluk duygusunun gelişmesi yetersiz olabilir.

    Söz sahibi olmak, kendi başına karar verebilmek, istemediği bir teklifle karşılaştığında ‘hayır’ diyebilmek, kendisine saygılı ve özgüvenli olmak, sevildiğini ve önemsendiğini bilmek sorumluluk sahibi bireylerde görülebilecek  diğer özelliklerdir.

    Sorumluluk Duygusu Neden Önemlidir?

    Sorumluluk duygusu birtakım görevleri yerine getirmek için gerekli bir beceri gibi düşünülse de aslında bireyin kendi becerilerini geliştirmesi, davranışlarının sonucunu (kendi ve çevresindeki insanlar üzerindeki etkilerini) farkında olması ile ilgilidir.

    Sorumluluk duygusu ile özgüven gelişimi arasında oldukça güçlü bir ilişki vardır. Kendi ihtiyaçlarını tek başına karşılama becerisini kazanan çocuğun anne-babaya veya diğer yetişkinlere duyduğu bağımlılık giderek azalır. Davranışlarının sonucunu yaşadıkça, gelişen becerilerini kullandıkça çocuğun kendine olan güveni artar. Doğal gelişimin parçası olarak çocuk aşamalı olarak hayat ile ilgili yeni beceriler edinir (önce emeklemek sonra yürümek ve koşmak, ilk dişlerinin çıkması, el becerilerinin gelişmesi sonrasında tek başına yemek yiyebilmek gibi), kazanılan her beceri çocuğun bireyselleşmesinde, bağımsız, kendine yeten bir birey olmasında önemli adımlardır. Becerilerini kullanması ve geliştirmesi için fırsat verilmeyen çocukların yeterlilik duygusu ve özgüven gelişimleri de sınırlanır.

    Bu da gösteriyor ki, her şeyden önce çocukların cesaretlendirici ve destekleyici ortama ihtiyacı vardır. Ancak böyle bir ortam çocuğun kendi kendisine yetmesine, kendisini yönetmesine olanak vereceğinden kendine olan güveni gelişebilir.

    Çocuğun kendi kendisine yeten, becerikli çalışkan bir birey olabilmesi için onun görev ve sorumlulukları ile baş başa bırakılması çok önemlidir. Böylece kendi kendine yetmeyi öğrenecektir. Çocuğun yaşına uygun sorumluluk verilmelidir. Hazır ve yapabilir olduklarında ise yeni sorumlulukların öğretilmesi gereklidir. Çocuğa sorumluluk kazandırmak sabır isteyen yorucu bir uğraştır.

    Sorumluluk küçük adımlarla öğrenilen kişisel bir özelliktir. Sorumluluk üstlenmekte başarılı olan çocuklar yeteneklerine daha fazla güvenebilir. Sorumlu olduğu için olumlu tepkiler alan çocuk kendi davranışlarından sorumlu olmaya daha fazla istekli olabilir. Bu yaklaşım ile yetişen çocuklar hayatlarındaki zorluklarla daha kolay baş eder, kim olduğunu bilir ve düşüncelerini açıkça ifade eder, kısaca kendi ayakları üzerinde hayatına devam edebilirler.

    Haklı başarılarından dolayı çocuğu takdir etmek ve onun adına düşünmeden, onun kendi adına düşünmesi sağlanmalıdır. Sorunlarına çözüm bulması konusunda desteklenmeli ve fırsat verilmelidir. Aile ve çevresindeki diğer kişiler bireye bu konuda model olmalıdır.

    Bireye sorumluluk duygusu nasıl kazandırılır?

    Sorumluluğu öğrenmede önemli olan, bireyi, kendine özgü kişiliği olan bağımsız bir birey olarak kabul etmek ve onun hak ve özgürlüklerinin sınırlarını dengeli bir biçimde belirleyebilmektir. Okul öncesi dönemden başlayarak bazı alışkanlıkları kazanamayan, hak ve özgürlüklerinin sınırlarını ve sorumluluklarını öğrenemeyen birey, kendini denetleyemez, özgüven eksikliği yaşar.

    Aileler genellikle çocukların tek sorumluluklarının ders çalışmak olduğunu düşünür. Onlardan başka şey beklemezler. Ama biraz büyüdüklerinde, özellikle ergenlik dönemine geldiklerinde kendi sorumluluklarını alacaklarını düşünürler. Oysa süreç bu şekilde işlemez. Sorumluluk çocukluktan başlayarak geliştirilmesi gereken kavramdır .

    Bireye kazandırılan pek çok alışkanlık gibi sorumluluk duygusu da daha bebeklik ve ilk çocukluk döneminden itibaren örneklerle yaşatılarak öğretilir. Sorumluluğun kazandırılmasında aile içinde bireye karşı takınılan tavır, aile içi etkileşim ve özellikle ailedeki disiplin anlayışının özel bir rolü vardır.

    Disiplin, çocuğa istenilen davranış ve alışkanlıkları öğretmek, kendi kendini denetleme ya da iç denetim olan ahlak gelişimini sağlamaktır. Bu da dıştan gelen bir zorlamayla olmaz. Önemli olan, içselleşmiş bir sorumluluk duygusunun oluşturulmasıdır. Disiplin, bir anlamda, bireyin sahip olduğu sorumluluklarıyla yaşantısındaki hareketlerin doğal ve sosyal sonuçlarını kabul etmesidir.

    Olayların sonuçlarıyla baş başa bırakma, çocuğun kişilik gelişimine, otonom (kendi kendini yönetme) ve girişimci bir birey olmasına yardımcı olan bir yöntemdir. Bu yöntemle çocuk, olayların doğal sonuçlarından ders almasını öğrenir

    Sorumluluk duygusunun oluşumunda bireye verilen otonomi fırsatlarıyla, onu davranışlarının sonuçlarıyla baş başa bırakma yolunu seçme büyük önem taşır. Bunun için öncelikle bireye küçük yaştan itibaren yaşına, yeteneğine ve cinsiyetine uygun görevler vererek güven duygusunun pekiştirilmesine çalışılmalıdır.

    Yazar: Raşide Yılmaz Gövebakan

    Uzm.Evlilik ve Aile Danışmanı/Uzm.Psk.Danışman

    iletişim: raside.y@hotmail.com

    loading...