Çocuklarda ”Yalan Söyleme” Davranışı Nedir?/ Uzm.Psk.Danışman Raşide Yılmaz Gövebakan

    Çocuklarda ”Yalan Söyleme” Davranışı Nedir?/ Uzm.Psk.Danışman Raşide Yılmaz Gövebakan

    Yalan söylemek, bir hatayı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun olmayan girişimde bulunmaktır. Yalan söylemek toplum tarafından istenmeyen bir davranış olmasına rağmen, ara sıra ona başvurmayan insan yok gibidir. Fakat çoğu zaman kendi yalanlarımızı gerekli, küçük yalanlar olarak görür, başkalarınınki ise büyük yalanlar olarak değerlendiririz. Örneğin istemediğimiz bir insan kapımıza geldiğinde, çocuğumuza “annem/ babam evde yok” dedirtiriz. Karşımızdaki insanı kırmamak için yalana başvurur, aynı zamanda çocuğumuza da yalan söylemenin geçerli bir davranış olduğu mesajını da vermiş oluruz.

    Yetişkinlerin, başkalarını bilerek aldatmak amacıyla söylediği yalanlar, gerçek yalanlardır. Çocukların yalanları ise yetişkinlerin yalanlarına göre daha farklı bir amaç içerir. Onların yalanları aldatma amacı gütmez. Çocuk, gerçeği iyi değerlendiremediği için, gördüklerini çarpıtarak anlatır ve uydurur. Kimi anne-baba çocuğun olmamış şeyleri olmuş gibi anlatmasını “yalan” olarak değerlendirir. Bunları dinlemek ve olduğu gibi kabul etmek yerine çocuğu suçlar.

    Anne babaların birçoğu çocuğunun yaş dönemini göz önüne almadan çok erken yaşlarda gerçeğe sadık kalmasını isterler. Oysa çocukta gerçekçilik ilkesi zaman içinde oluşmaktadır ve 7 yaş öncesinde söylediği gerçek dışı sözler ve olaylara “yalan” damgası vurmak doğru değildir. Örneğin, 3-5 yaş çocuğunun hayal dünyası çok geniş olduğu için inanılmaz öyküler anlatırlar ve bu dönemde yalan ile yalan olmayanı ayırt edemezler. 3 yaş çocuğunun inanılmayacak öyküler uydurması, hayali arkadaşlarının olması, taklit oyunlarından hoşlanması doğaldır ve gelişim özelliklerinin yolunda gittiğini gösterir. Çocuk hayal gücü geniş olduğu oranda başarılı olur. Gerçeğe “uydurma” yolu ile ulaşır. Ayrıca gerçeğe sadık kalmama küçük bir çocukta doğaldır ve bu tür yalan çocuğun eğlenmeyi sevmesinin, birine takılmaktan hoşlanmasının, doğal övünme arzusunun, arkadaşlarından geri kalmama isteğinin ya da cezalandırılma korkusunun bir sonucu olabilir.

    Ne Yapılmalı?

    Çocukların gelişim dönemlerini dikkate aldığımızda, gerçeklere ulaşma yolunda hayallerini anlatmalarını “yalan” olarak nitelendirmeden, çocuklarımızın doğruyu söylememe davranışını iyi gözlemlemek gerekir. Doğruya yönlendirmek ve gerçek yalandan uzak tutabilmek için yapılabilecekler vardır:

    • Çocuk, gerçek yalan söylemişse kesinlikle cezalandırılmamalı, sadece yaptığı davranışın yanlış olduğunu ve doğru söylemenin övgüye değer bir davranış olduğu anlatılmalıdır.
    • Çocuğun doğruyu anlatması için yardımcı olunmalıdır. Çocuk doğruyu söylemeye yönlendirilirken anne-baba, öğretmeni ve çevresindekilerin çok dikkatli davranmaları gerekir. Çünkü burada söz konusu olan güç gösterisi değil, yardımdır.
    • Yetişkinler örnek olmalıdır. Eğer çocuk anne-babanın başkalarına veya kendisine yalan söylemesine şahit olursa, dürüstlüğün önemini anlaması güç olacaktır. Çocuklar hangi yaşta olursa olsun yaşına uygun bir dille doğruyu söylemek gerekir.
    • Aşırı tepki göstermemek gerekir. Soğukkanlı ve hoşgörülü olunmalıdır. Aşırı tepki göstermek, çocuğun sizin öfkenizden korunmak için, yalan söylemeye devam etmesine yol açar.
    • Çocuklardan başaramayacakları şeyler beklenmemelidir. Başarı duygusuna ulaşamayan çocuklar yalan söylemeye başvurabilir.
    • Fazla baskıdan kaçınmalı ve çocuğun uyamayacağı kurallarla  yaşamını fazla sınırlamamalıyız.
    • Çocuk anne baba ilişkisinde”araç” olarak kullanmamalıdır. Örneğin; anne ya da babanın çocuğa yalan söyletmesi gibi. “Bu yaptığımızı annen/baban duymasın, eğer sorarsa başka bir şey söylersin” demesi gibi.
    • Çocuğu sorgulamamalıdır. Örneğin; “Doğruyu söylersen ceza vermeyeceğim” dedikten sonra, çocuk doğruyu söyleyince “biliyordum” diyerek tepki vermek yada cezalandırmak, çocuğun yalan söylemesini pekiştirir. Çünkü çocuk doğruyu söyleyince olumsuzlukla karşılaşmaktadır.
    • Çocuk, başka çocuklarla kıyaslanmamalıdır.
    • Ana-baba-çocuk iletişiminin olumlu olması gerekir. Çocuk istek, sıkıntı, kaygı ve endişelerini ebeveynleriyle rahatlıkla konuşabilmelidir. Çocuğu dinlemek ve çözüm yollarını kendisinin bulmasına yardımcı olmak gerekir.
    • Yalan söylediği için çocuğu suçlamamak gerekir. “Yalancı” etiketi yapıştırılmış olan bir çocuk, bu etiketin gereklerini yerine getirecektir, çünkü yaptığı işin kendini yansıttığına inanır. Bu davranışı onaylamasak bile, çocuğun kişiliğini bu davranıştan ayrı tutmak gerekir. Salt kendisi olduğu için sevildiğini çocuğun anlamasına yardımcı olunmalıdır.
    • Doğrudan emin olmak için kontrol edin. Çocuğa “ödevin bitti mi” diye sormak yerine “ödevini görmek istiyorum” deyin. Bu davranış hem kontrol edileceği için ödevini düzgün yapmasını sağlar hem de sonucundan çekindiği için yalan söylemeyecektir.

    Raşide Yılmaz Gövebakan

    Uzm.Evlilik ve Aile Danışmanı/ Uzm.Psikolojik Danışman/Pedagog

    iletişim: raside.y@hotmail.com