Çocukları Çizdikleri Resimlerden Tanıyalım

    Çocukları Çizdikleri Resimlerden Tanıyalım
    336x280 Reklam Alanı !

    Çocukları gerçek anlamıyla ve bütünüyle tanımada, çizdikleri resimler çok büyük değer taşırlar. Kaldı ki resmin psikolojik değerinin bilinmesi pek yeni değildir. Gaugen’in “İçindeki Zeka Koşuluyla ne İstersen Çiz.” Demesi bu değeri pek güzel vurguluyor.
    Resmin kişinin içindekini bir dışarıya vurma, bir yansıtma aracı olarak belirlenince, onun kişiliği tanımadaki değeri kolayca anlaşılabilir.
    Resim çocuk psişizmine inmenin en doğal ve en uygun aracıdır. İnsanlığın başlangıcından bugüne değen, uygarlığın gelişimi boyunca insanoğlu, değişik amaçlarla kendi cinsinin yanı sıra pek çok şeyin resmini yapmıştır. Çocuk kopya etmekten hoşlandığı için, daha ilk yıllarda eline kağıt kalem verildiğinde kalemi kağıt üzerinde gezdirir. Karalamalar oluşturur. Çocuğun gelişimiyle bu karalamalar biçim kazanmaya başlar ve onun için dünyasının bir anlatımı olurlar. Bu nedenle çocuk psikolojisi, resimden bugün en yüksek düzeyde yararlanma yoluna gitmektedir. Çocuğun ikinci yaşın başında yapmaya başladığı karalamalarda, onun hayatını, kararlığını, dengesini ve giderek karmaşıklaşan kişiliğin bazı görüntülerini tanımak artık olağandır.

    Lagurt’e göre, çocuk ilk zamanlar eğlenmek amacıyla eşyanın çizgilerden esinlenerek belirli bir biçimi olmayan ilk kahramanlarını yapar. Bu aşama bir “Rastlantı Gerçekçiliği daha ileri yaşlarda çocuk belirli bazı şeyleri çizebileceğini söyler. Eşyanın algıladığı elemanlarını üst üste koyarak onu belirtmeye çalışır. Daha ileri yaşlarda çocuk, resmini yapmak istediği eşyayı gerçekten olduğu gibi değil, kendi bildiği, kendi düşündüğü gibi çizme eğilimine girer. Burada bir “Düşünce Gerçekçiliği” görülür. En son aşamada ise çocuk, eşyanın görüldüğü gibi çizilmesi gerektiğini kavrar ve öğrenir.
    Bu konuda bir çok çalışmalar yapan psikolog ve grafolog, yalın bir teknik sayesinde pek çok denekte saldırgan eğilim, aşırı duyarlılık, endişe hali ve sinirli mizaç gibi eğilimleri ortaya koymuşlar, bunlara ilişkin temel kurallar vermişlerdir. Bu çalışma bu test ve teknikler arasında en yaygın alarak kullanılan ve tanınanlarda Karen Machover’in “Bir İnsan Çiz Testi” ile Mourice Parot’un “Aile Çiz Testi” ayrıntılarıyla incelenmiştir. Daha sonra Aile Çiz Testi çocuk denekler üzerinde uygulanmış, analizler ve yorumlar yapılmıştır.

    ZEKÂ, KİŞİLİK VE YAKIN ÇEVRE ÖZELLİKLERİNE GÖRE ÇOCUK RESMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ.

    Bu bölümde resmin zeka, kişilik ve yakın çevre özellikleriyle ne denli doğrudan ilişkisi bulunduğu örnek resimlerle birlikte sunulacaktır.
    Çocuğun plastik anlatım biçimleri, onun özel tavrını ve genel tutumunu anlatmak için en iyi araçtır. Çünkü resmiyle çocuk, kendi iç dünyasıyla çevresindeki olaylar hakkındaki tutum, görüş ve düşüncelerini yansıtma olanağı bulur.

    Resimlerin her çocuğa özgü olarak ayırt edilebildiğini ve resmin çocuğun kişiliğini yansıttığını Löwenfeld şu cümlesiyle vurgulamaktadır: ” ……şema, çocuğun ruhsal yapısını ortaya koymaktadır. Bir çocuğun şemasındaki, yuvarlak, kapanmayan ve güvensiz çizgilerden onun kaygılı olduğunu saptayabildim; buna karşılık bir başka çocuğun, dörtgen biçimindeki gövde resminde de onun kararlılığını izleyebildim; en erken şemalarda bile çocuğun kişiliği okunabilir.”
    Binlerce çocuk resmi üzerindeki çalışma üzerindeki çalışma sonunda Read, göre duygu, dışa dönük olduğunda, renk ile düşünüp yada sezgilerin beyinle enerjinin bir anlatımı olan formda kendini bulur. Dışa dönük duygunun anlatımı olan sanat, süsleyici , bezeyicidir.

    Duygu, daha öznelci bir tutumla dışa vuruluğunda , araçlarını nesnel dünyadan almaz, kökenini sanatçının zihninden alan bir “tarz” kullanır. Böyle bir tarzın en karakteristik öğesi, kendiliğinden fışkıran bir imgenin anlatımıdır(San, 1979).

    İ. San’a göre, güdülenmemiş enerjiler ve fazla özgür bırakılmış anlatımlar bir takım bilinç-altı güçlerin körlemesine ortaya çıkmasına, komplekslerin açığa vurgulanmasına, yaşanmış sarsıntıların, birikmiş kin yada küçücük çocukluktan beri geliştirilmiş çocukluk özlem ve düşüncelerini açıkça su yüzüne çıkmasına neden olabilir. Bu, Conrad ‘ın da belirttiği gibi, daha çok sağaltımı (terapi) ilgilendiren ve sanat eğitimi açısından işlevi olmayan durumlardır(San, 1979).
    Bu bölümdeki resimler çocukların öz ve soy geçmişlerini içeren bilgi ve test bulgularıyla bağlantılı olarak yorumlanmaya çalışılmıştır.
    Çocuğun resimleriyle ona ait bilgi ve bulguların birbirlerini doğruladığı dikkatimizi çekmektedir. Buda özgür ve yalın bir anlatım biçimi olan resmin, çocuğun gerek iç dünyasının, gerekse olaylar hakkındaki tutum ve görüşlerini yansıtmasında ne denli önemli bir yeri olduğunu göstermektedir.
    Bu bölümde resmin, çocuğun bireysel ve çevresel özelliklerinin yanı sıra, tutum ve tepkilerini bir göstergesi olarak değerlendirilmiştir.

    BAŞKALARIYLA İLİŞKİNİN BİR GÖSTERGESİ OLARAK RESİM

    İletişim Kopukluğu:
    Yakın çevre ilişkilerini konu alan resimlerde açıkça ifade edilen şeylerin ötesinde çizimlerin öyle biçim ve içerik özellikleri vardır ki, bunlar çocuğun duygu ve tutumlarını simgesel olarak anlatır. Aile üyelerinin resmini çizerken, bu özellikler çocuk tarafından bilincinde olmaksızın dışa vurulur. Bu özelliklerin yorumlanması, yüzeysel yapının , altta yatan daha büyük bir gerçekliğin örtüsünden başka bir şey olduğuna inanan uzman için büyük bir önem taşır. Kendilerini dışlanmış hisseden çocukların resimlerinde çoğu zaman çocuğun kendini grubun dışında bıraktığı görülür.
    Yalıtlanmışlık duyguları ayrıca uzaklıkla, psikolojik (ruhsal) alan gereksinmesiyle de ifade edilebilir; bu durumda çocuk kendisini, ana-babasından araya bir eşya yerleştirerek ayırır.

    Aile içindeki iletişim yetersizliği , bazen de aile konulu bir resimde aile bireylerinin çizilmemesi şeklinde ifade edilebilir. Çocuk bu resimde, aile yerine, aile olarak algıladığı anneannesini çizerek anne ve babasından ne denli dışlandığını ifade etmektedir.

    İletişimin sağlıklı olmaması, bazen de resmi kompartımanlaştırma şeklinde yansır.

    Kompartımanlaştırma , ailenin bir üyesini diğerinden ayrılmasını gösteren bir kavramdır; böylece çevreyle sınırlanan her bir üye bir kutu içine yerleştirilmiş olur. Bu iletişim eksikliğini ve yalıtlanmışlık duygularını ifade eder.

    Anne ve Baba Figürünü Abartarak Çizme:

    Baskın nitelikteki anne ya da baba, bedensel büyüklüğü ne olursa olsun genellikle diğer aile bireylerine oranla daha büyük çizilir. Ancak bazı durumlarda anne figürünün çocuğun özenle çizmesi ona olan hayranlığından da kaynaklanabilir. Bu nedenle yorumun yapılabilmesi, aileyle ilgili ayrıntılı bilgi edinilmesine büyük ölçüde bağlıdır.

    Kardeş İlişkileri ve Kardeş Kıskançlığı:
    Kardeş varlığını kabul etmeme yada kardeş kıskançlığını dile getiren çeşitli resimle çocuklar çizmektedir çoğu resimlerde çocuk ailenin tüm bireylerini resmetmesine karşın kendisine yer vermemiştir. Bazı resimlerde de çocuk kendisini anne babasıyla çizmesine karşılık kardeşlerini çizmemiştir. Bazı esimlere çocuk tüm aile bireylerinin gözlerini belli bir yöne doğru çizmiş , kendi gözlerini ise ilgi odağı olan kardeşine yönelterek kıskançlık duygusunu ifade etmiştir. bazı resimlerde ise çocuğu abisine küçük,kendisine büyük olarak resmede çocuğun abisiyle rekabetine ilişkin duygularını net bir şekilde dile getirdiği görülmektedir.

    Yitirilen babayı konu alan resimler
    Babanın ölmesin rağmen çocuklar resimlerinde baba figürünün olması dikkat çeker. ölmüş olan babayı temsil eden figürdeki gözler ve ağız ailenin diğer üyelerinden farklı resmedebilir. babasını yitiren çocuk resmi istediğinde ata binmiş bir çocuk çizerek duygusal gereksinimini bu yolla telafiye çalışmıştır. resimdeki bazı farklı şekillerde sembolsel olarak babayı hitap eder. örneğin resimde dağ çizilmesi babanın sembolüdür.

    YAKIN ÇEVRE ÖZELLİKLERİNİN YANSIMASI OLARAK RESİM
    a) Parçalanmış Aileden Gelen Çocukların Resimleri:
    Resim bize sadece çocuklar hakkına bir takım bilgiler vermekle kalmaz, aynı zamanda onların düşünce yapılarıyla kendi aralarında ve yetişkinlerle olan ilişkilerindeki problemleri çözme biçiminide yansıtır. Parçalanmış aileden gelen çocuklar, resimlerinde içinde bulundukları ortamdaki mutsuzluklarıyla özlemlerini dile getirmeye çalışırlar.
    Parçalanmış aile ortamı, değişik yaştaki çocukların farklı biçimlerde etkilenmektedir. Anne-babanın ayrılması sonucu çocuklarda görülen kısa süreli etkiler şöyle özetlenebilir:
    Okul Öncesi Dönem Çocuklarında: Daha önceki ilkel davranış biçimlerine geri dönüş, aşır ilgi ve yardım isteği, anne-baba ayrılığında çocuğun kendini suçlaması, güvensizliğin başlaması, benlik saygısında azalma, bunalım görüntüsü, öğrenme problemleri
    6-10 Yaştaki Çocuklarda: Anne babaya karşı öfkeli ve düşmanca tavırlar, Anne ve baba tarafından unutulma endişesi , Cinsellik ve bağımsızlık konularında olgunlaşmamış ergenlik ilgileri, Düşük okul başarısı , Özellikle matematikte düşük başarı , Düşük zeka bölümü (IQ)
    Ergenlik Dönemindeki Gençlerde: Anne babaya karşı getirilen öfkeli ve düşmanca tavırlar, Bunalım gürültüsü, Düşük okul başarısı, Özellikle matematikte düşük başarı, Utanma , Gelecekte ekonomik durumların kötüleşeceğinden endişelenme
    Yukarıda verilen özet bilgilerde de görüldüğü gibi, parçalanmış ailede gelen çocuk,yaş düzeyine, gelişim özelliğine , anne babanın kendisine gösterdiği zaman ve ilgiye koşut olarak farklı şekilde etkilenir.
    Bazı resimlerde anne babaya olan özlemi yansıtan konular içermektedir. Anne ve Babasının birbirinden ayrılması babasının yurt dışında olmasına rağmen yine, birbirine sarılmış bir resim çizerek,b içindeki bulunduğu durumu anlatabilmektedir.
    Anne-baba ayrılmış olan çocukların resimleri çok farklı olmakla beraber sorunlarını bu şekilde resmine yansıtmaktadır.
    b) Aile İçindeki Baskıyı Dile Getiren Resimler:
    Çocuk bu resimlerde baba baskısına veya anne baskısına resmin içerisinde konu etmektedir. Bu şekilde çocuk sıkıntılarını,üzüntülerini veya dayak yemesini dile getirmektedir.
    c) Sağlıksız ve Huzursuz Aile Ortamını Yansıtan Resimler:
    Bu resimlerde ise çocuk aile içerisindeki iletişim kopukluğu yalnızlık duygusu, içe kapanıklılığı, içinde bulunduğu olumsuz duyguları dile getirmektedir. Örneğin anne babanın kavgasına şiddet ve öfkenin olduğu, çalma davranışına aile içerisindeki hastalıkları dile getirmektedir.
    sivasram

    loading...