Dikkat Eksikliği Bir Hastalık mı, Algılama Güçlüğü mü, Yoksa Bir Sosyal Öğrenme Eksikliği mi?

Dikkat Eksikliği Bir Hastalık mı, Algılama Güçlüğü mü, Yoksa Bir Sosyal Öğrenme Eksikliği mi?

Türkiye’de, “Dikkat eksikliği ve Hiperaktivite”ilkokul çağındaki her 20 çocuktan birinde görülüyor. Tanı almış çocukların % 80’i ergenlikte, %30-65’i erişkinlikte de bu belirtileri taşıyor. Bu sorun çocukların yanı sıra ergenleri ve yetişkinleri de ilgilendirir.

Öğrenme Terapisti Psikolog İnci Özkoray, hareket huzursuzluğu, konsantrasyon zayıflığı, her şeye tepki verme ve bunlara bağlı gelişen algılama zorlukları yaşayan çocukların, yaşam alanlarında bir çok yoğun talep ile karşılaştığını belirtiyor. Bu çocukların, sağlıklı gelişimi yakalayabilmeleri için, çok fazla anlayış, çok fazla sabır ve doğru tasarlanmış bir eğitime ihtiyaçları olduğunun altını çiziyor. Günümüzde kısa yoldan dikkat eksikliğine çözüm bulmak amacıyla ilaç tedavisinin yaygın olduğunu sözlerine ekliyor.

Öğrenme Terapisti Psikolog İnci Özkoray, ülkemizde iki kere konferans vermiş olan, uluslar arası çalışmaları ile tanınan Alman Uzman Pedagog Ursula Günster Schöning’in sözlerine dikkat çekiyor. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite’ de tercih edilen ilaç tedavisi ve fiziksel beceri, sosyal uyuma yönelik ergoterapi veya beyin dalgalarını etkileyen digital fonksiyonu olan Neurofeedback’in günümüzde tartışılan yöntemler olduğu söylüyor. İlaç tedavisinin ise özellikle bu tedavide birçok ülkede yaygın olarak kullanılan iki ilaç markasının, uyuşturucu ilaçlar gibi, çocuğun ileriki yaşlarında kişilik gelişimini olumsuz etkilediğini ve çocuğun doğal duygularını dışa vurmasını engellediğini belirtiyor. Bu ilaçları kullanan cocuğun kendi doğal his ve tepkilerinin farkındalığını yaşayamadığını, bunlarla başa çıkmayı da öğrenemediğini vurguluyor. Bu gibi psişik yan etkilerin yanı sıra bedensel etkiler olarak asabiyet, uykusuzluk, iştahsızlık, kilo kaybı, baş dönmesi, baş ağrısı, kusma,  deride belirtiler görülebildiğine değiniyor. Ayrıca yorgunluk, üzüntü, ürkeklik, depresif ruh hali, tikler ortaya çıkabildiğini söylüyor.

İlaca Alternatif Tek Yöntem “Dikkat ve Davranış Terapileri”

İnci Özkoray; 21 Mart’ta İstanbul’da III. sü düzenlenecek olan Dikkat Eksikliği Konferansının da konuşmacısı olan Uzman Pedagog Ursula Günster Schöning Dikkat Eksikliği konusunda dünyada ki örnekleri ve uygulamaları paylaştığını söylüyor. Almanya’da  6-16 yaşları arasında 350.000 dikkat eksikliği sorunu yaşayan çocuk olduğunu, bu çocukların 50.000’ine ilaç tedavisi uygulandığını, 1990’dan 2001’e kadar kullananların sayısının 30 misli artmış olduğunu belirtiliyor. Uluslararası Hipokrat Birliğinin 2002 yılında yaptığı toplantının temasının “İlaç sorumluluk taşıyan bir yardım mı yoksa bir çıkmaz sokak mı?…” sorusu ile bu konuya dikkat çekildiğini vurguluyor. Özkoray, Ursula Günster Schöning’in 21 Mart tarihinde vereceği FOCUS konferans ile “İlaçtan Önce Pedogojiyi” vurgulamayı amaçladıklarını, aileleri, öğretmenleri ve rehberleri bilinçlendirmek istediğini söylüyor. Dikkat Eksikliği hakkında çözüm yollarından ilaca alternatif tek yöntem olan “dikkat ve davranış terapi metotlarının” anlatılacağının altını çiziyor.

Özkoray, destekleyici bir davranış ve dikkat terapi metotları sayesinde, davranışları ile başa çıkma stratejisini kazanan çocukların, kendilerini kontrol edebilmeyi ve konsantre olmayı öğrenebildiklerini belirtiyor. Bir davranış ve dikkat terapisinin, mevcut davranışlar ve gelecekteki davranışlar üzerinde de olumlu etkilerinin olduğunu, bu tür terapilerde çocukların içten konuşma, yanlışlarla pozitif başa çıkma,  dikkatini yönetebilme, dikkatini yükseltebilme ve azaltabilme gibi teknikleri kullanmayı, tepkisel davranışlarını indirgemeyi öğrendiklerini vurguluyor. Ailelerin de bu terapi sürecine aktif katılmaları ve stratejileri öğrenmeleri gerektiğini ekliyor.

Öğrenme Terapisti Psikolog İnci Özkoray; bir çocuğa dikkat eksikliği tanısı koyulduğu zaman verilecek en önemli desteğin birbirine kenetlenmiş bir terapi zincirinden oluşması gerektiğinin altını çiziyor.

saglıkaktuel

loading...