Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
    336x280 Reklam Alanı !

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), baskın olan belirtilere bağlı olarak çok farklı klinik görünümlerle kendini gösterebilir. Temel bulguları dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve dürtüselliktir, ancak her olguda tüm bulgular olmayabilir. Baskın olan bulgulara göre üç alt gruba ayrılır.

    DEHB-bileşik tipte temel bulguların üçü de aynı anda bulunur. Bileşik tipte yaş göz önüne alındığında, yaşadığı toplumun kültürel normlarına göre aşırı sayılacak şeklide hareketlilik vardır. Düşünmeden davranma, sırasını bekleyememe, her şeyi elleyip kurcalama, çok konuşma, artmış cinsel uğraşlar gibi dürtüsellik belirtileri nedeni ile sık sık sosyal ortamlarda sorunlar yaşarlar. Dikkatlerini bir konuya vermekte ve sürdürmekte güçlük çekerler, küçük iç ya da dış uyaranlarla dikkat çabucak dağılır ve bu nedenle özellikle eğitim hayatında güçlükler yaşarlar. Bileşik tip sıklıkla erişkin yaşamda da sürer. Her iki cinsiyette en sık görülen alt tiptir

    DEHB-dikkat eksikliğinin önde olduğu tipte, DSMIV’ün dikkat eksikliği tanı ölçütleri vardır, ancak hiperaktivite ve dürtüsellik ölçütleri tam olarak karşılanmaz. Bu çocuklarda dikkatin odaklanması, sürdürülmesi ve organizasyonu ile ilgili güçlükler vardır. Aile ilişkileri ve sosyal alanda bazı güçlükleri olabilir ancak temel sorun okulda yaşanır.Öğretmenleri, bu çocukları sürekli geç kalan, organize olamayan, ödevlerini tamamlayamayan, rüyada gibi, unutkan olarak tanımlarlar. Dikkat sorunu farklı derecelerde performans kaybı, motivasyon eksikliği ve anlama güçlüğüne neden olabilir. Sonuç, kendi zekalarının altında başarıdır. Kızlarda erkeklere göre daha sık görülür.8-10 Zalecki ve Hinshaw bileşik tip tanısı konan kızların, dikkat eksikliğinin önde olduğu tip tanısı konan kızlara göre daha çok agresyon gösterdiğini bildirmişlerdir. DEHB-aşırı hareketliliğin önde olduğu tip tanısı konan çocuklar dikkat eksikliği tanı ölçütlerini karşılamazlar. Genellikle dikkat eksikliği alt tipinden daha erken yaşta tanı konur. DEHB’si olan bir çocuğun, klinisyen tarafından ilk muayenesi sırasında hareketlilik gözlenmeyebilir; sadece okulve evdeki durum sorgulanarak ortaya konur. Okul öncesi çocuklarda ilk muayene sırasında hiperaktivite daha sık gözlenir. Yaş arttıkça motor aktivite azalabilir ve erişkinlikte, yerini duygusal huzursuzluğa bırakır. Engellenme eşikleri diğer tiplerden daha düşüktür. Erkeklerde kızlara göre daha sıktır.

    Klinik çalışmalarda aşırı hareketliliğin önde olduğu tipin okul öncesi ve ilköğretimin ilk yıllarında, bileşik tipin ilköğretimin ilk ve orta yıllarında, dikkat eksikliğinin önde olduğu tipin ise ilköğrenimin son yılları ve lisede daha çok bulgu verdiği ve tanı konduğu gösterilmiştir. Alt tiplerin etiyolojileri farklılık gösterebilir. Nigg ve arkadaşları DEHB’nin alt tiplerinde nöro-bilişsel ve yürütücü işlevlerle ilgili farklılıkların olduğunu ve farklı nedenlerin bir araya gelmesi ile ortaya çıkan alt tipin değişebileceğini bildirmişlerdir. Alt tiplerde genetik yönden ailesel geçişin rolünün araştırıldığı bir çalışmada, ailede görülen alt tiplerin güçlü geçiş gösterdiği, bunun genetik temellerinin olabileceği vurgulanmıştır. Bu çalışmada DEHB alt tiplerinin dağılımı, cinsiyet farklılıkları, yaşa bağlı değişkenlik gösteren klinik bulguların araştırılması amaçlanmıştır.

    Çalışmaya alınan olguların %76.6’sı erkek (n=307), %23.4’ü (n=94) kız olarak belirlendi. Bu bilgi DEHB’nin erkeklerde daha sık görüldüğü bilgisini desteklemektedir.17 Kız/erkek oranı 1/3-9 olarak bildirilmektedir. DEHB baskın olan belirtilere göre üç alt gruba ayrılmaktadır. Bu konuda yapılan çalışmalara dayanarak DEHB-bileşik tipin her iki cinsiyette en sık görülen tip olduğu bilinmektedir.

    Bunu destekler nitelikte, çalışmamıza alınan olguların 313’ünün (%78) DEHB-bileşik tip, 68’inin (%17.0) DEHB- aşırı hareketliliğin önde olduğu tip ve 20’sinin (%5.0) DEHB-dikkat eksikliğinin önde olduğu tip tanısı ile izlendiği belirlenmiştir.

    Literatüre göre aşırı hareketliliğin önde olduğu tipin oranı %2-10, dikkat eksikliğinin önde olduğu tipin oranı %10-20 ve bileşik tipin oranı %70-80 olarak tahmin edilmektedir. Bu oranlar özellikle toplum temelli örneklem ile yapılan çalışmalar sonucunda elde edilmiştir.1,22-24 Bizim çalışmamızın klinik temelli olması nedeniyle bu oranlar farklı bulunmuş olabilir. Ülkemizde yapılmış yine klinik temelli bir çalışmada25 bileşik tip %56.6, dikkat eksikliğinin önde olduğu tip %20.8 ve aşırı hareketliliğin önde olduğu tip 22.6 sıklıkta bildirilmiştir ve bu oranlar bizim çalışmamıza benzerlik göstermektedir. Ayrıca aşırı hareketliliğin önde olduğu tip tanısı konanların çoğunun okul öncesi dönemde başvuran olgulardan oluştuğu görülmektedir. Bu dönemde dikkat sorunlarının değerlendirilmesinin ve tanımlanmasının daha güç olduğu bilinmektedir. Okul öncesi dönemde “DEHB aşırı hareketliliğin önde olduğu tip” tanısı konan olguların bir kısmının okula başladıktan sonra “DEHB-bileşik tip” tanısı konduğu bildirilmiştir.

    Bu nedenle olguların ne kadarının ileride dikkat eksikliği ölçütlerini de karşılayacağı ve bileşik tip tanısı konacağı ancak izleme çalışması ile belirlenebilir.

    Cinsiyete göre alt tiplerin sıklığı araştırıldığında, kızlarda bileşik tip %79.8 (n=75), aşırı hareketliliğin önde olduğu tip %10.6 (n=10) ve dikkat eksikliğinin önde olduğu tip %9.6 (n=9) sıklıkta; erkeklerde bileşik tip %77.5 (n=238), aşırı hareketliliğin önde olduğu tip %18.8 (n=50) ve dikkat eksikliğinin önde olduğu tip %3.6 (n=11) sıklıkta belirlendi. Bileşik tip için cinsiyetler arasında anlamlı farklılık yoktu ve her iki cinsiyette en sık görülen alt tip idi. Aşırı hareketliliğin önde olduğu tip erkeklerde daha sıktı ve bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.021) tipin her iki cinsiyette en sık görülen tip olduğu, aşırı hareketliliğin önde olduğu tipin, erkeklerde daha sık olduğu kabul edilen bir görüştür.

    Dikkat eksikliğinin önde olduğu tip ise, kızlarda daha sıktı ve bu fark da istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.017). Dikkat eksikliğinin önde olduğu tip her iki cinsiyette nadir görülmekle birlikte, kızlarda erkeklere göre daha sık olduğu düşünülmektedir.

    Gaub ve arkadaşları cinsiyete göre farklılıkları araştırmışlar ve kızlarda daha düşük dikkat düzeyi, erkeklerde daha çok saldırgan davranışlar olduğunu bildirmişlerdir. Biederman ve arkadaşları kliniklere başvuran ve tanı konan kızlarda yıkıcı davranışların erkeklere yakın özellikte olduğunu bildirmişlerdir. Davranış sorunları arttıkça, kliniklere başvurma oranı da artmaktadır. Bu nedenle cinsiyet farklılıklarını belirlemek için alan çalışmaları faydalı olacaktır. Bu çalışmada DEHB-bileşik tip tanısı konan olgular için ilk kez başvuru ve tanı konma yaşı ortalama 8.2±2.5, DEHB-aşırı hareketliliğin önde olduğu alt tip için 4.6±2.1 ve dikkat eksikliğinin önde olduğu alt tip için 9.3±2.4 olarak belirlendi. Üç alt grup için ilk kez başvuru ve tanı konma yaşları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık vardı. (p=0.000) (Tablo 2). Applegate ve arkadaşları DEHB-dikkat eksikliğinin önde olduğu tipin %43’ünün okula başlamadan önce belirti vermediğini ve tanı konmadığını, DEHB-aşırı hareketliliğin önde olduğu tipin tümüne yakınına ise okul öncesi dönemde tanı konduğunu bildirmişlerdir. Aşırı hareketliliğin önde olduğu tip ve bileşik tip daha çok davranışsal sorun içermektedir, bu nedenle okul öncesi dönemde daha çok bulgu vermektedir. Okula başladıktan sonra aşırı hareketliliğin önde olduğu tip tanısı konan olguların oranı belirgin olarak azalır. Todd ve arkadaşları yaş küçüldükçe DEHB alt tipini doğru olarak ayırt etme olasılığının arttığını bildirmişlerdir. Bu durum, yaş ilerledikçe aşırı hareketliliğin azalması ve başka psikiyatrik bozuklukların eklenmesi ile ilgili olabilir.

    Bu bilgiler daha çok klinik çalışmaların sonuçlarına dayanmaktadır, toplum temelli çalışmalarla doğrulanmamıştır.

    Ancak bu farkı bilmek klinik uygulamalarda önemlidir, çünkü bu olguların izlenmesinde ileride yaşanacak olan dikkatsizlik ile ilgili sorunlar için uyanık olunmalı ve aileye bilgi verilmelidir. Bileşik tipteki olgulara, bizim bulgularımıza benzer olarak en sık ilköğretimin ilk yıllarında tanı konduğu bildirilmiştir. Dikkat eksikliğinin önde olduğu gruptaki olguların önemli davranışsal sorunlar göstermedikleri, bu nedenle ilköğretimin birinci kademesinin son yıllarına kadar tanı konmadığı düşünülmektedir. Bu durum olgular için belki de bir şanssızlıktır, çünkü genellikle tedaviye daha geç yaşlarda başlanır ve DEHB alt tipleri arasında tedavisiz kalan olguların oranı bu grupta daha yüksektir.

    Hanisch ve arkadaşları, DEHB tedavisinde en sık kullanılan ilaç olan metilfenidatın özellikle dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tipte daha belirgin etki sağladığını bildirmişlerdir.

    DEHB çocukluk döneminde tedavi edilmediği takdirde, yaklaşık %10 oranında ergenlik ve erişkinlik döneminde önemli işlev kaybına neden olacak şekilde seyredebilir. En sık görülen durumlar depresyon ve ciddi özkıyım riski, anksiyete bozuklukları, alkol-madde bağımlılığı ve antisosyal kişilik bozukluğudur. Tüm bu psikiyatrik sorunlar gelişmese bile, olguların 1/3’ünde dikkat ve dürtüsellikle ilgili sorunlar sürdüğü sosyal ve mesleksel sorunlar ortaya çıkar.26,33 Bu nedenle çocukluk döneminde tanınması ve tedavisi oldukça önemlidir. Bu noktada unutulmaması gereken en önemli şey, DEHB’nin tek bir klinik görünümünün olmadığıdır. Yaş ve cinsiyet değişkenleri birbirine hiç benzemeyen farklı klinik görünümlere neden olabilir. Değerlendirme aşamasında tüm bu değişkenler göz önünde bulundurulmalıdır.

    SONUÇ

    DEHB tüm toplumlarda çocuk ve gençlerde en sık görülen psikiyatrik bozukluklardan biridir. Bu durum toplum sağlığı açısından önemini artırmaktadır. Tanı ölçütleri ve tanımı konusunda tartışma

    bulunmamakla birlikte, yaşa ve cinsiyete bağlı farklılıkları, alt tiplerin farklı özellikleri tanı koyma ile ilgili güçlüklere neden olabilmektedir. Alt tiplerin ve yaşa bağlı özelliklerin daha iyi anlaşılabilmesi için toplum temelli çalışmaların daha fazla bilgi sağlayacağı düşünülmektedir.

    Kaynak: martdanışmanlık

    loading...