Dilencilerin seçme hakkı yoktur-Gabriel Garcia Marquez

    Dilencilerin seçme hakkı yoktur-Gabriel Garcia Marquez
    336x280 Reklam Alanı !

    “Kiminle konuşuyorsun?”
    “Hiç kimseyle,” dedi albay.
    “Düşünüyordum da, Macondo toplantısında
    Albay Aureliano Buendia’ya teslim olmamasını söylediğimizde haklıydık biz. Bu
    oldu tüm yıkımı başlatan.”

    Bütün hafta yağmur yağdı. Kasımın ikinci günü, kadın albayı dinlemeyerek Agustin’in mezarına çiçek götürdü. Mezarlıktan dönünce yine bir nöbete yakalandı. Zor bir haftaydı. Ekimin, albayın atlatabileceğini ummadığı
    dört haftasından daha zordu. Doktor hasta kadım görmeye geldi. Odadan
    çıkarken bağırıyordu: “Böyle bir astımla bütün kasabayı gömebilirdim!” Ama
    albayla yalnız konuşup özel bir perhiz önerdi.
    Albayın hastalığı da nüksetmişti. Helada buz gibi bir ter dökerek ve bağırsaklarındaki bitki örtüsünün parçalandığını hissederek saatlerce zorlanıyordu. “Kış bu,” diye sabırla yineliyordu kendi kendine. “Yağmur dindiği
    zaman farklı olacak her şey.” Buna gerçekten de inanıyordu, mektubun geldiği anda hayatta olacağından emindi.
    Bu kez evi çekip çevirmek ona düşmüştü. Mahallenin dükkanlarından veresiye alışveriş etmeden önce dişlerini defalarca gıcırdatmak zorunda kalıyordu. “Yalnızca gelecek haftaya kadar,” diyordu, söylediğinin
    doğruluğundan kendisi de emin olmadan. “Geçen cuma gelmiş olması gereken küçük bir para var.” Kadın, nöbeti atlattığında onu dehşet içinde inceledi.

    “Bir deri bir kemik kalmışsın,” dedi.
    “Kendimi satabilmek için dikkat ediyorum kendime,” dedi albay. “Bir klarnet fabrikasında iş buldum bile.”
    Oysa gerçekte mektuba bağladığı umut onu ancak ayakta tutuyordu.
    Bitkindi, uykusuzluktan kemikleri sızlıyordu. Aynı anda hem kendisinin, hem de horozun gereksinimleriyle ilgilenemiyordu. Kasımın ikinci haftasında horozun iki gün daha mısırsız kalırsa öleceğini sandı. Sonra temmuzda bacanın içine asmış olduğu bir avuç fasulyeyi anımsadı. Fasulyelerin kabuklarını açıp bir konserve kutusuna doldurduğu kuru taneleri horozun önüne koydu.
    “Buraya gel,” dedi kadın.
    “Bir dakika,” diye yanıtladı albay, horozun tepkisini gözleyerek.
    “Dilencilerin seçme hakkı yoktur.”

    Albaya Mektup Yazan Kimse Yok

    Gabriel Garcia Marquez