Dirençten Çözüme Geçiş…Peki Ne Yapmalı?

    Dirençten Çözüme Geçiş…Peki Ne Yapmalı?

    Pek çok insanın direnç gösterdiği alanları vardır. Kim ne derse desin, kim ne yaparsa yapsın sımsıkı elinde tuttuğu, kimsenin girmesine izin vermediği alanlardır bunlar. Aslında başkasının girip girmemesi değildir konu, kişinin kendisi girmek istemiyordur. Yüzleşmeye cesareti yoktur. Direnç zihinde demir bir kapıdır. O kapının arkasında da bir inanç gizlidir. Eğer o demir kapı açılırsa içerideki inancın yanlış olduğu ortaya çıkabilir, çirkin olduğu ortaya çıkabilir veya yalan olduğu ortaya çıkabilir. Bu da inanç sisteminin çökmesi demektir. Ve inanç sitemi çökerse kişi kendi kimliğini kaybettiğini sanır. (Aslında bunu sanan EGO’dur). O yüzden bu ölüm gibi bir şeydir. Sistem çöktüğünde ona bağlı olan tüm mazeretler, şikayetler ve akabinde konuyla ilgili tüm düşünce ve davranışlar da değişmelidir. Bir nevi haksız duruma düşmek, kaybetmek, vazgeçmektir bu yüzleşme anı. Bununla yüzleşmeye hazır olmayan insan işte o demir kapıya sığınır her gün.

    Eğer konuşmaktan korktuğunuz, çekindiğiniz bir konu varsa ya da konuşurken başka birinin size ters düşen bir sohbetini dinlemek bile istemiyorsanız, konuşmaktan ya da karşı fikirleri dinlemekten bile kaçıyorsanız bilin ki o demir kapı sizde de var. DİRENÇ!

    Demir kapının dışında olan insanlar ve olaylar o kapıyı açmanız için sürekli baskı yapar. Ve siz kaçarak bundan kurtulmaya çalışırsınız ya da karşı tepki gösterirsiniz. Fakat bilinmesi gereken önemli bir şey daha var ki o da o kapı açılmadan huzur bulamayacaksınız. Neye direnç gösteriyorsanız onunla bir gün yüzleşeceksiniz. Direnç göstermekle yarattığınız baskı bir gün patlamaya sebep olacak.

    Peki ne yapmalı? Direnç gösterdiğimiz, kapalı olduğumuz noktaların mesajını iyi okumalıyız. Direnç gösteriyorsak “hey! burada çözülmesi gereken önemli bir şey var… boşaltılması gereken bir blokaj var… anlamam, öğrenmem gereken bir şey var…” diyerek o demir kapıyı hafifçe aralama cesaretini göstermemiz gerekir. Bu cesareti de egomuzu bir kenara bırakabildiğimiz, kendi varlık bilincimizde olduğumuz an yapabiliriz. İçsel mutluluğumuzu yakalamak için bunu yapmalıyız. Şimdi bu hafta direnç gösterdiğiniz noktaları tespit ederek bir kenara yazın. Sadece farkına varın ve yazın 🙂 Hazır olduğunuzda kapıyı aralayın 🙂

    Bu arada sizlere güzel bir haberim var. 25 Mart itibarıyla üçüncü kitabım “Mutluluk Arzusu” tüm kitapçılarda 🙂 Sizlerin evine sohbet etmeye geliyorum, misafir kabul eder misiniz?

    Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

    Arzu Bıyıklıoğlu

    NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

    http://www.arzubiyiklioglu.com/makale.php?article=238

    loading...