Dissomniya Nedir

    Dissomniya Nedir
    336x280 Reklam Alanı !

    Ruh hekimliğinde uyku bozukluğu eskiden beri bir rahatsızlığın belirtisi olarak bilinirdi. Son yıllarda başlı başına bir rahatsızlık bir sendrom olan uyku bozuklukları üzerinde çalışmalar hızla artmıştır.

    Kuşkusuz semptomatik uyku bozukluğu çok sık görülür. Fakat başka bir ruhsal ya da bedensel rahatsızlığa bağlı olamayan ve kendi başına bir sendrom sayılabilecek uyku bozukluğu türleri de sanıldığından yaygındır.

    UYKU

    İnsan ömrünün üçte biri uykuda geçmektedir. Buna karşın uyku fenomenolojisi ve fizyolojisi üzerine bilgilerimiz son 20-30 yılda kazanılmıştır. Geçen yüzyılın sonunda Freud rüyalar üzerinde ki büyük yapıtı ile uyku fenomenolojisi üzerine bazı varsayımlar ortaya atmıştı. Freud zihnin uykuda da etkin biçimde çalıştığını ve bunun kanıtının rüyalar olduğunu ileri sürmüştür. O zamandan uzun süre sonra uyku üzerinde ilk bilimsel çalışmalar 1950 ve 60”lı yıllarda gerçekleştirilmiştir.

    Normal Uykunun Özellikleri

    Yetişkin insanda ortalama uyku süresi günde 7-8 saattir. Çocuklukta ve bebeklikte uyku süresi çok daha uzundur ve yeni doğanda günde 16-18 saati bulur.

    1.Evre: EEG”de alfa dalgaları kaybolur düşük voltajlı desenkronize faaliyet bazen de düşük voltajlı düzenli dalgalar belirir.

    2.Evre: Uykuya daldıktan birkaç saniye ya da dakika sonra saniyede 13-15 devirli iğcik biçiminde uyku dalgaları ve K-kompleksi denilen yüksek voltajlı dikenler görülür.

    3.Evre: Saniyede 0.5-2.5 devirli yüksek voltajlı delta dalgası belirir.

    4.Evre: Delta dalgaları EEG”de yaygındır. Derin uyku dönemidir.

    Uykunun İşlevi

    Uykunun gerçek işlevinin ne olduğu hakkında değişik görüşler vardır. Kimine göre uyku organizmanın tümüyle her türlü davranış ve tepkilerinin yavaşladığı algı kapılarının kapandığı organizmanın korunmaya alındığı merkez sinir sistemi ve bedenin pasif bir dinlenmeye geçtiği bir durumdur. Öbür yandan uykuda beynin aktif olarak çalıştığı nörofizyolojik bir toparlanma ve onarım yapıldığı uyanıkken öğrenilenleri ayıklama ve depolama beyin korteksinde uyanıklık için aktif hazırlanma süreçlerinin olduğu da ileri sürülmektedir.

    Yetişkin kişinin günlük uyku gereksinimi ortalama 7-8 saattir. Fakat bu gereksinim bireyden bireye çok değişir. Günde 3-4 saat uyku ile yetinen ve sağlıklı yaşayan kişiler olduğu gibi 8-9 saat uykunun yetmediği kişilerde vardır.

    Uyku miktarındaki gereksinimin değişmesi biyolojik etkenler yanı sıra yıllar boyu süren öğrenme ve alışma etkenlerine de bağlıdır.

    Hartman kaygılı sıkıntılı karamsar kişilerin daha çok uyuduklarını; canlı iyimser ve yaşamlarını kendileri programlayabilen kişilerin daha az uykuya gereksinim duyduklarını ileri sürmektedir.

    Uyku Yoksunluğu

    Uzun süredir uyku yoksunluğu araştırmaları ile uykunun gerçek işlevlerini anlamak için çalışmalar sürmektedir.

    Uyku yoksunluğu araştırmaları ya tüm uyutmamak ya da uykunun belirli dönemlerinde uyutmamak yolu ile yapılmaktadır. Uyutulmayan denekler davranışsalelektrofizyolojik biyokimyasal yönlerden incelenmektedir. 60 saat uykusuz bırakılan deneklerde nistagmus boyun kaslarında zayıflık ellerde titreme sendeleme ve ritmik beden sallanmaları saptanmıştır. Belirgin biyokimyasal ve psikofizyolojik bozukluk gösterilmemiştir. Halüsinasyon ve yanılsamalar nadir olarak görülmektedir. 90 saati aşan uykusuzluk durumunda görsel algı bozuklukları zaman ve yere karşı yönelim bozukluğu ve bazen de düşünce dağılması olabilmektedir. Bir iki gün uyumakla bu belirtiler geçmektedir. Deneklerin REM uykusu döneminde uyandırılması ve böylece REM uykusu yoksunluğu deneylerinde önceleri zihinsel bir dağılma ve psikoz görüldüğü belirtilmişse de sonradan bu bulgular desteklenmemiştir.

    UYKU BOZUKLUKLARI

    Uyku Bozuklukları İki Ana Gruba Ayrılır:

    A-Dissomniya: Uykunun miktarı niceliği ve zamanlamasında bozukluk.

    Uykusuzluk (İnsomnia):

    Uykuya dalmada uykuyu sürdürmede güçlük ya da uyuduğu halde uykusunu alamamış dinlenmemiş hissetme ile belirli bozukluktur. Bu durumun en az 1 ay boyunca haftada en az 3 kez sürmesi gerekir. Hasta saatlerce uykuya dalamadığını uykuya erken dalsa bile uykunun bölündüğünü ve uyanınca tekrar uyumakta güçlük çektiğini anlatır. 3 türe ayrılmaktadır.

    1.1 Başka ruhsal bozukluğa bağlı uykusuzluk:

    Çökkünlük bunaltı bozuklukları ve başka ruhsal hastalıklarda olan süregen uykusuzluk durumudur.

    1.2 Bilinen organik bir bozukluğa veya ilaçlara bağlı uykusuzluk:

    Bedensel bir hastalığa veya anfetamin steroitler antidepresanlar fazla çay kahve alımına bağlı süregen uykusuzluktur.

    1.3 Birincil uykusuzluk:

    Bunda belirgin ruhsal ya da bedensel sorun yoktur. Ancak uykunun kendisi ruhsal bir saplantı olmuştur. Hasta uyumamaktan endişe eder gece olunca yine uyku tutmayacağı korkusuna kapılır.

    psikolojirehberi.com

    loading...