Diyet Yeterli mi?

Diyet Yeterli mi?

Medyamızda arada çok iyi şeyler görmeye başladık. Sayfalarca, iştah açan yemek görüntüleri eşliğinde, kilo vermeye yönelik diyet tarifleri, Ali’nin diyeti, Veli’nin diyeti…

Güzel olmasına güzel, yararlı olmasına yararlı ama yeterli mi? Hayır.

Hangi diyeti yaparsanız yapın, yetmez. Önce bir iki kilo verirsiniz, sonra kilonuz yerinde sayar sonra bazen yavaştan kilo almaya bile başlarsınız, diyet yaptığınız halde. Ya da altı ay çok sıkı diyet yapar altı kilo verirsiniz, sonra gene alısınız, bir kısır döngünün içinde bulursunuz kendinizi. Kilo vermek o kadar basit, kolay olsaydı, herkes tığ gibi olurdu.

Öyleyse yanlış nerede? Birincisi, sürekli rejim yapmak, kilo vermek istiyorsanız, aç kalmak demektir bu, zorlanırsınız, açık deyişle stres altına girersiniz, yorulursunuz ve diyeti bırakırsınız. Bırakmasanız, bu defa vücudunuz yanlış alarm içine girer; “maden ki vücudun sahibi yemek yemiyor, demek kıtlık var, o halde ben iyisi mi az yakayım” demeye başlar vücudunuz, metabolizmanız düşer. Boşuna diyet yapmış olursunuz, vücudu yavaşlamış, ağırlaşmış bir kişi olursunuz, diyet yaparken kilo almaya başlarsınız.

Bazen karşınıza, iştah kesici ya da kilo verdirici ilaç tavsiyesi çıkar. Bu satırların yazarı, neredeyse kırk yıldır hekimlik yapmaktadır ve hekimlik yaşamı boyunca birçok, kurallı veya kuralsız, iştah kesici, kilo verdirici ilaç kullanımına tanık olmuştur. Kilo verdirme amaçlı kullanılması tavsiye edilen veya tavsiye edilmediği halde bu amaçla kullanılabilen ilaçların hemen tümü ya zararlı ya yararsız çıkmıştır, bir bölümü zararı ortaya çıkınca yasaklanmıştır. O halde kilo vermek için ilaca sığınmak boş bir hayal olmaktadır. Başka ifadeyle söylemek gerekirse, kilo vermenin de bir bedeli vardır ve bu bedeli ödemeniz gerekir.

Açıklıkla belirtmek ve kabul etmek gerekir. Kilo verme amaçlı ilaç kullanımı çoğu zaman zararlıdır. Az yemek elbette bir sağlıklı davranıştır ama yeterli değildir. Formda kalmak, kilosuz olmak istiyorsanız egzersiz yapmanız gerekir.

Aşkın bile kanunu olduğuna göre egzersizin de kuralı vardır. “Ben her gün hareketli yaşıyorum” derseniz olmaz, “arada halı sahada futbol oynuyorum” derseniz gene olmaz. Egzersiz demek, hemen ger gün, en az yarım saat, haftada en az beş gün, adalelerin ritmik ve yoğun olarak çalıştırılmasıdır, öyle ki, kalbiniz 70 yerine yaşınıza göre 130-140 atmaya başlar, terlersiniz, elbette yorulursunuz. Bir süre sonra, kondisyon kazanmaya başladığınızda yorgunluk geçer. O zaman istediğiniz gibi kilo vermeye başlarsınız, form kazanmış olmanız da ayrı kâr.

Burada olan, diyet yapmanın t-tam tersi. Diyet yaparken “kıtlık var” algısına kapılan ve az yakmaya başlayan bedeniniz bu defa hızlı çalışma refleksini benimser, metabolizma yükselir, birim zamanda 10 birim yakan vücut söz gelimi 15 birim yakmaya başlar ve zayıflarsınız, hem de sağlıkla ve aç kalmadan. Sonra hiç aç kalmadan kilonuzu da korursunuz..

Egzersizin daha pek çok yararı var. İsterseniz önümüzdeki aylarda da egzersiz üzerine yazmaya devam edelim ama kuru kuruya değil, egzersiz yapmaya da devam ederek.

celikkol.org

loading...