Doğum Öncesi Anne Adayının Psikolojisi

Doğum Öncesi Anne Adayının Psikolojisi

Hamilelik tüm bayanlar için hayatlarında yaşadıkları bir dönüm noktasıdır. Hamilelik belirtisi yaşayan veya hamile olduğunu öğrenen her anne adayı için hayat bir daha eskisi gibi olmayacak şekilde değişime başlamıştır. Anne adayının aklını meşgul edecek yüzlerce soru oluşmakta ve yaşamını değişime sokacak türlü türlü değişimler yaşamaktadır. Değişim ve belirsizlik doğal olarak çeşitli duygusal zorlanmalara neden olacaktır.

Hamilelik dönemi duygusal zorlanmalar ile birlikte fiziksel değişimler alışmaya çalışarak geçirilen bir dönemdir. Hamilelikte duygular zıt kutuplar halinde yaşanmaktadır. Anne adayı kısa süreler içinde ciddi duygu-durum değişiklikleri yaşayabilmektedir. Mutluluk-üzüntü, cesaret-kaygı, yalnızlık-birliktelik, hoşlanma-tiksinme, gülme-ağlama gibi durumlar aynı anda yaşanmaktadır. Bu duygu değişiklikleri normal bir birey de dahi psikolojik zorlanmaya neden olabilir, doğal olarak anne adayı bir bayanı daha çok etkiler. Hamilelik döneminde fiziksel değişimlerde anne adayını zorlayacaktır. Hamilelik dönemde özellikle kilo artışı anne adaylarını sıkıntıya sokmaktadır. Ancak unutmayalım ki kilo artışı sağlıklı bir bebeğimizin olması için hayati bir durumdur. HamiIeIik süresince, 10-16 kiIo aIınması ideaIdir. Anne adayının sağlıksız beslenmesi bebeği etkileyeceği için beslenmeye dikkat etmek hamilelikte çok önemlidir. Şunu unutmayalım ki sağlıklı beslenmek çok yemek anlamında değildir. Hamilelik döneminde bebeğin günlük ortalama 300 kaloriye ihtiyacı vardır. Bu demek oluyor ki anne adayı günlük ihtiyacına ek olarak 300 kalori alırsa hamilelik sürecide sağlıklı geçer. 300 kalori demek bir bardak süt, bir porsiyon meyve demek. Ancak hamilelik sürecinde ve özellikle ilk aylarında fazladan alınan yemek mide bulantılarına sebep oluyorsa buna karşı en iyi yöntem az ve sık yemektir. Vücut saatinizi az ve sık yemeye göre ayarlarsanız tüm hamilelik sürecinde rahat edersiniz.

Anne adayının yaşayacağı fiziksel ve duygusal değişimler kadının doğurganlık dönemini yaşaması ve kadınlığının bir boyutunu görmesini sağlar. Bu boyutu yaşan anne adayı elbetteki çeşitli değişimlere maruz kalacaktır. Önemli olan bu farklı boyutu kabullenip tüm bunların geçici bir süreç olduğunu düşünerek süreci kolaylaştırmaktır. Çünkü anne adayının yaşayacağı normal dışı kaygı, üzüntü, heyecan vs duygular, strese sebep olacaktır. Yoğun stres altında kalınması da başta 35 yaş ve üstü anne adayları olmak üzere tüm anne adaylarının düşük yapma riskini 2-3 kat artırmaktadır. Düşük riskini artıran bir diğer önemli etken anne adayının sigara kullanımıdır. Unutmayın ki içtiğiniz her sigaradan bebekte nasibini almaktadır. Günlük ortalama 1 paket sigara içen bir anne tüm hamileli boyunca 5600 sigara içmektedir. Bebeğiniz hamilelik süresince 5600 sigaraya maruz kalmakta ve bu durum hem düşük riskini hem sakat doğum riskini hemde erken doğum riskini artırmaktadır. Hamilelik döneminde bilgisayar kullanımı da bir diğer problem çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle eski tip monitörleri olan bilgisayarlardan uzak durulmalı, mümkünse dizi üstü veya ince ekranlı bilgisayarlar kullanılmalıdır. Çünkü bunların yaydığı radyasyon miktarı daha azdır.

Aşermek hamilelik sürecinin bir başka boyutudur. Aşeren anne adayının ne aşerdiği aşermenin fiziksel aşerme mi yoksa psikolojik aşerme mi olduğunu bizlere gösterir. Hamilelik döneminde kan hacmi iki katına çıktığı için anne adayının sıvı dengesinde bir bozulma yaşanacaktır. Bu bozulmayı dengelemek için anne adayları sodyum içerikli besinler aşerebilmektedir ve bu gayet doğaldır. Aşermenin yaşanmaması bizlere normal olmayan bir gebeliği hatırlatmaktadır. Aşermenin bir diğer boyutu ise psikolojiktir. Aşerme çamaşır koIası, kiI ve buz gibi sindiriIemeyen , yenmemesi gereken maddelerse psikoIojik soruna işarettir. Aşermenin alışması için bazen bir uzman desteği bile gerekebilir. Çünkü tüm hamilelik süreci boyunca yenmen maddelerin aşerilmesi veya yenmesi bebeğe ve anne adayına zarar verir. Bu aşerme türüne pika denir. Pika, çocukIar da ve akıI hastaIarında rastIanıIan, besin oImayan maddeIere karşı anormaI yeme isteğinin görüImesi durumudur.

Hamilelik döneminde anne adayında oluşan duygu değişimleri ile başa çıkmanın yolları;

Eş ve Aile Desteği: hamilelik döneminde anne adaylarının ciddi desteğe ihtiyacı olacaktır. Anne adayının en yakınında ki eş ve aileye büyük sorumluluklar düşmektedir. Eşler anne adayının günlük duygu değişikliklerini anlayışla karşılayacak, onu destekleyecek, fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarını karşılayaycaktır. Eşlerin bu desteği anne adayında güven oluşturmaktadır ve psikolojik sağlığını olumlu etkilemektedir. Annenin sağIıkIı psikoIojik durumu, bebeği de oIumIu yönde etkiIeyecektir. Eşlerin yetersiz kaldığı alanlarda arkadaş ve aileler önemlidir. Çünkü bazen hamilelik tecrübesi yaşamış birilerinden destek ve bilgi alınması süreci kolaylaştırır.

Bilgi edinme: hamilelik süreci uzun ve kaygı dolu bir süreçtir. Anne adayı hem kendi sağlığını hem bebeğin sağlını düşünmektedir. Anne adayının yaşadığı duygusal ve fiziksel değişimler için ve bebeğin sağlığı için aklında oluşan sorunların çözümü için bilgi edineceği bir doktora ihtiyaç duymaktadır. Günümüzün gelişen teknolojik gelişimleri de bilgi edinmek için kullanılabilir. Internet vs. ancak anne adayları internet aldıkları bilgileri bir uzman danışmadan kullanmamalılar. Malesef internette doğru bilgiler kadar yanlış bilgilerde mevcuttur.

Gevşeme Egzersizleri: Hem bebeğin sağlığı hemde annenin sağlığı için gevşeme egzersizleri önemlidir. Yaşanılan duygu değişiklikleri annede adale kasılmalarına neden olacaktır. Adale kasılmaların kan akışını dengesiz kılacağı için anne ve bebek sağlığını etkileyecektir. Gevşeme yöntemleri ile bu sorun alışabilir.

Psikolojik destek: Anne adaylarının hem bilgi alması hemde psikolojik sağlıkları için psikolojik desteğe başvurmaları önemlidir.

MEHMET MURAT ALTAN

Psikolojik Danışman

loading...