Dünya Böyle Sersemlerle Dolu-La Fontaine’den İki Eser

    Dünya Böyle Sersemlerle Dolu-La Fontaine’den İki Eser

    Öküz Olmak İsteyen Kurbağa Masalı

    Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde öküz olmak isteyen bir kurbağa çıkış karşımıza. Dinleyin bakalım ne demiş, ne yapmış :
    Kurbağa bir öküz görmüş çayırda, o kadar hoşlanmış ki, bayılmış boyuna posuna. Kendisine baksanız, boyu yumurta kadar ama kurbağa bu anlamaz ki , ille de öküze benzeyecek. Öküze bakmış kabarmış, kabardıkça şişmiş., ıkınmış, sıkınmış , gerilmiş. Bir görseniz gerginlikten nefes alamayacak hale gelmiş. Eşine sormuş:
    – Nasıl hanım öküz kadar oldum mu ?
    Hanımı şöyel bir sağdan bakmış, birde soldan:
    – Nerdeee ? demiş .
    Kurbağa daha bir hırslanmış
    – Al öyleyse demiş. Şimdi nasılım. Bunu söylemiş ya, iyice şişmiş.Hanım gülmüş :
    – Vazgeç bu sevdadan demiş.
    Bizimki iyice hiddetlenmiş.
    -Sen dur hele bakalım demiş.Şişmiş, bir daha, biraz daha. Biraz daha şişmiş. Derken çat diye çatlamış.
    İşte böyle çocuklar, dünya böyle sersemlerle dolu: Her bakkal illa han hamam yaptıracak, her küçük çobanın uşakları olacak, herkes kendinde olmayana böyle hayran hayran bakacak. Ondan sonrada çat diye çatlayacak.

    Şehir Faresi Ve Tarla Faresi Masalı

    Bir varmış, bir yokmuş bir şehir faresi varmış; Bir gün evde otururken tarla faresine acıyıp, onu eve çağırmış. Koca bir halının üstüne bir sofra kurulmuş şahane. Ne yemekler ne yemekler, bu yemekleri bilmezmiş tarlada yaşayanlar. Şehirli olmak lazımmış, görmek için.
    Böyle bir ziyafet görülmemiş, hiçbir şey eksik değilmiş. Ama tam yemeğe başladıkları anda bizimkilerin iştahı birden kesilmiş.
    Ayak sesleri gelmiş birden, evin üstünde bir yerden; şehir faresinin bodruma bir kaçı varmış, görülmeye değer. Misafir olan tarla faresinin ise kalbi duracakmış telaştan. Bunlar saklanmış kalmışlar bir yanda.
    Biraz sonra ses seda kesilmiş yukarıda, fareler çıkmış meydana, şehirli fare buyurun demiş, soğumasın bizim kızartma.
    Tarla faresi yüreği ağzında, ben doydum demiş. Yarın sizi tarlama beklerim. Biz de böyle kral sofraları olmaz tamam, doğru fakir işi bizimkisi ama yediğimiz boğazımızda kalmaz, ayak mayak sesi duyulmaz. Haydi hoşçakal kardeş,korkulu yemek bana gelmez, demiş bizim tarla faresi ve bir daha şehir faresine yamağa gitmemiş.

    loading...