EBEVEYNLERİN YÜKSEK BEKLENTİSİ ÇOCUKLARA NASIL YANSIR?

    EBEVEYNLERİN YÜKSEK BEKLENTİSİ ÇOCUKLARA NASIL YANSIR?

    Çocuklarının toplumda saygın bir yer edinmelerini, gelecekte rahat ve mutlu olmalarını isteyen ebeveynler; kimi zaman farkında olmadan çocukları üzerinde telafisi olmayan yaralar bırakabiliyorlar. Ebeveynlerin çocuklarından beklenti içinde olmaları gayet doğal bir durumdur. Ancak çocuğunu tanımadan girilen beklenti ailede olduğu kadar çocukta da başta hayal kırıklığı ve özgüven eksikliği olmak üzere birçok sorunun oluşmasına neden olabiliyor. Yüksek beklentinin çocuklardaki başlıca etkileri şöyle sıralanabilir:

    • Fiziksel ve mental yapısına uymayan beklentileri gerçekleştirmeye çalışan çocuk (kendini rahatça ifade edemiyorsa eğer), iç huzurunu yitirerek yaptığı işten keyif almaz. Çaresizlik duygusu yaşar.
    • Kendisinden beklenileni yapabileceğini düşünen çocuğun gerçekleri ayırt edebilme algısı gelişmez, beklentileri gerçekleştirmek pahasına kendini yeterince tanıyamaz. “Kendini tanıyamama” durumu yanlış yönelim ve yersiz seçimlere neden olur.
    • Çocuk kendisinden beklenileni esasen yapmak istese bile; çevrenin özellikle de ebeveynlerin yüksek baskısını üzerinde hissederse, çalışma azmi yerine başarısızlık kaygısı duyar.
    • Beklentiyi karşılayamayan çocukta, özgüven eksikliği baş gösterir. Böylece çocuk yetersiz olduğunu düşünerek karamsar ve çekimser olur.
    • Özgüvenini yitiren çocukta benlik duygusu oluşmaz ayrıca yaşama adapte olmada da sıkıntılar yaşar.
    • Yüksek beklentiye maruz kalan çocuklarda mükemmeliyetçilik görülür.
    • Çocuklukta edinmiş olduğu bu alışkanlıklar kalıcı hale gelir. Çocuk misyonunu ve vizyonunu doğru tanımlayamaz.

     

    Yüksek beklentinin ortaya çıkardığı olumsuzlukları göz önünde bulundurursak özellikle ebeveynlere ve çocuklarla iletişime geçen bireylere şu tavsiyelerde bulunulabilir:

     

    • Öncelikle çocuğu tanımaya çalışılmalıdır. Çocuğun yaşına göre ilgilerine yönelik beklentiye girilmelidir.
    • Uzun vadeli beklentilerde çocuğun performansı değerlendirmeye tabi tutularak alınan geri dönüşe göre hedefler ve beklentiler yeniden şekillendirilmelidir.
    • Çocuğun benlik duygusunu geliştirecek davranışlarda bulunmalı, başarı ve başarısızlığın doğal olduğu öğretilmelidir.
    • Çocuğun, yaşamı için karar mekanizması olduğu ve kararlarından kendi sorumlu olduğu öğretilmelidir.
    • Çocuğa hata yapma payı bırakılmalıdır.
    • Çocuğu çeşitli etkinliklere yönlendirmeli, çocuk tek bir amaca kanalize edilmemelidir.
    • En önemlisi çocuğun da ayrı bir birey olduğunun bilincinde olarak davranılmalı , çocuğa saygı duyulmalıdır.

    FUNDA KIRAT

    psikolojiportali.com

    loading...