Eleştirilme kaygısı/ Psk. Dan. Nazmi KIRELLI

    Eleştirilme kaygısı/ Psk. Dan. Nazmi KIRELLI

    Eleştirilmek bir düşüncenin,yargının,bir davranışın vb. doğruluk ya da yanlışlığını ortaya çıkarmak, gerçek değerini belirtmek üzere onu inceleyip sonuca varmaktır.

    İnsanlarla iletişim halindeyiz. Hareketlerimizin ,aldığımız kararların ,fikirlerinizin hatta hislerimizin dahi olumlu veya olumsuz eleştiriye maruz kalması kaçınılmazdır. Maalesef insan doğası negatif eleştiriye daha yatkındır. Özellikle yakın çevrenizdeki insanlardan sürekli eleştiri alıyorsanız bu durum bir sure sonra sizi rahatsız etmeye başlayacaktır. Zira “ben eleştirilmekten rahatsız olmam” diyen birisi bile belli dozdan sonra rahatsız olmaya başlayacaktır.

    Sürekli eleştiriye maruz kaldığımız zamanlarda ve koşullarda baş etme yöntemlerine hakim olabilirsek sağlıklı iletişim halinde eleştiri karşısında özsaygımızı zedelemeden gereksiz kaygı durumuma düşmeyiz.

    1) ” Benim için kimsin ve hayatımın neresindesin”

    Yolda yürürken yanlışlıkla omzuna çarptığınız biriyle anlık gerginlik yaşadığımızı farzedelim… “yürümeyi bilmiyor musun aptal !” dediğinde kısa süreli etki-tepki yaşamamız normaldir.Ancak üzerinden zaman geçip eve gittigimizde veya yatarken hiçbirimizin “acaba gerçekten yürümeyi bilmiyor muyum ? Aptal mıyım?” kaygısına katılacağımızı zannetmiyorum.Bunun temelinde o insanı ne kadar ciddiye aldığımız yatar zira o yalnızca bizi ‘tanımayan’ bir yabancı ! Eleştiriye maruz kaldığımızda ilk planımız bu olabilir.Sizi ne kadar iyi tanıyor ? Neye dayanarak eleştirdi? Hayatınızdaki yeri ve rolü nedir? Aksine ailemizden,yakın arkadaslarımızdan duyduğumuz eleştiriyi ciddiye alarak hatamızı gidermeye çalışırız.Bu yüzden kaygılanmadan önce ilişki derecenizi gözden geçirmenizi öneririm

    3) Sebebini Öğrenin

    Bazi durumlarda eleştiri karşısında yapabileceğiniz en etkili savunma , sebebini öğrenmektir. Patronunuz “sen zaten hep yavaş çalışırsın bir işi yetiştiremessin ! ” dediğinde nazik bir tutumla neden öyle düşündüğünü ve bitiremediğiniz hangi işlerin olduğunu sorabilirsiniz. Alacağınız yanıt (haklıysa) eleştiri karşısında kendinizi düzeltmenizi sağlayacak ayrıca kendi kendinize kaygılanıp ‘acaba’ kuruntularıyla öz saygınızı zedelemeyi önleyecektir.

    4) Yapıcı Olun

    Eleştirilmek çoğu zaman etki-tepki mekanizmamızı çalıştırarak tartışmaya yol açabilir. “Ben böyleysem sen de şöylesin” temalı bir sohbet tamamen öfke odaklı ve suçlayıcı bir iletişim olacaktır. Sakinleştiğinizde elinizde sadece kaygınız ve stresiniz olacaktır. Bunun yerine “hayır” demeyi öğrenerek yapıcı bir dille eleştiri tezini çürütebilirsiniz. Özgüveni düşük insanlar genelde eleştiri ve tartışma sırasında kendilerini savunamadıkları için içlerine atarlar ve bu birikim kaygı bozuklukları eşliğinde öz saygı düşüklüğüne hatta depresyona yol açabilir. “Hayır” demekten çekinmeyin. Kendinizi rahatça ifade edebilmeniz eleştiri karşısında yıkılmanıza engel olacaktır.

    5) Bütün Yük Sizde Değil…

    Bazen en yakın arkadaşınız bile kırıcı eleştiride bulunabilir. İnsanların söylediklerine farklı açılardan bakmayı deneyin. O an öfkeli olabilir , kendi fikrine aykırı bir durum vardır, hatta o an sizi kıskanıyor olabilir ! “Katilin hiç suçu yok mu?” anlayışını kaybetmeyin.

    6 ) Herkes Hata Yapabilir…

    Mükemmeliyetçi olmayın. Eleştiriyi incelediğinizde hatanızı (eksikliğinizi) farkediyorsanız bunu kabul edebilin. Böylelikle hatanızı reddetme stresi yerine kalıcı çözümler bulabilirsiniz.

    7) Sakin ve Anlayışlı Olun

    Her bireyin farklı inançları, değerleri, özgün fikirleri olduğunu unutmayın. Öfke ve tartışma yerine anlayışlı olarak hem kendinize hem de insanlığa saygınızı her zaman belli edin. Her durumda öfkenizi kontrol altında tutmayı başararak eleştiriye sakin dille ve psikolojiyle yaklaşın.

    Nazmi KIRELLI

    Psikolojik Danışman

    loading...