Hoşgörü Egzersizi

    Hoşgörü Egzersizi

    En sık dile getirilen şikâyetlerden biridir: “Beni yargılıyorlar, beni anlamıyorlar.” Bunu duyduğumda hemen sorduğum soru “peki, sen insanları yargılıyor musun” oluyor. İlk başta gelen cevap, çoğu zaman “hayır” olsa da biraz daha derin sorular sorduğumda cevap aslında “evet” oluyor.

    Hiç kimse eleştirilmekten, yargılanmaktan hoşlanmaz. Hepimizin bildiği eski bir söz vardır: “Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma.” Çünkü çağırırsın, istemediğini hayatına davet edersin. Yargıladığın şeyi mutlaka hayatında bir şekilde deneyimlersin. Neyse o, kafanın içinde, zihninde geçen ne varsa seni veya başkasını işaret etmesi önemli değil… Düşünce ve duygu senin bedeninde, senin auranın içindedir ve sen onu yaşamak durumdasın. Hepimiz en çok neyi düşünüyorsak ona dönüşüyoruz.

    Bazen iç konuşmalarımızı dile getirmediğimiz için yargıladığımızın farkında olmayabiliyoruz veya söylenmediğimiz için yargılama sayılmazmış gibi geliyor. Ama öyle değil, ister içinden söyle ister dışından fark etmez, yargılıyorsun. Ve seni de yargılayacaklar. İşte, o hoşnut olmadığın durumu hayatına çağırmaya başlamışsın. Zihninin içinde olan düşünce seninle ilgili olmasa da senin zihninin içinde olduğu sürece onu yaşayacaksın. Affedemeyen insanlarda da aynı durum söz konusudur, karşı tarafa ürettiği, hissettiği duygu kendi bedeninde ona zarar vermektedir.

    Yargılamanın dönüşmüş, iyileşmiş hali hoşgörüdür. Hoşgörü de farkındalıkla başlar. İç sesinin nasıl da yargıladığını, ne kadar çok yargıladığını fark edersen hemen yüzünü hoşgörüye çevirebilir, yeni ve güzel bir alışkanlık kazanabilirsin.

    Otobüse bindiğinde, parkta oturduğunda, alışverişe gittiğinde kendini gözlemle. Etrafındaki tanıdığın tanımadığın insanlarla ilgili aklından neler geçiyor? Kendini yakala. Önünden kilolu biri geçtiğinde içinden ne diyorsun, nasıl bir yorum yapıyorsun? “Amma da yemiş, nasıl bu kıyafeti giyiyor, çok çirkin…” gibi bir şeyler geçiyor mu aklından? Ya da bir tezgâhtar gördüğünde onu “suratsız, saygısız, cahil…” diye yargılıyor musun? Ya da senin yapmayacağın bir davranışı yapan kişiyi küçümsüyor musun?

    Bu konuda yazacak çok örnek var, yazmakla bitmez. Herkes kendini gözlemleyip aklından geçenleri yakalarsa kendi için en güzel örneği bulur. Kendinizi yakaladıktan sonra hemen yargınızı hoşgörüyle değiştirin. Yargıladığınız insan için güzel bir dilekte bulunun, onun güzel bir yanı fark etmeye çalışın ve herkesi kendi deneyimiyle baş başa bırakın. Eğer onun yanlışına odaklanırsanız, siz de o yanlışın bir parçası olursunuz.

    Bu hafta hoşgörü haftanız olsun. Bu çalışmayı hatırlamak ve düzenli olarak yapmak için kendinize hoşgörü çapası bulmayı unutmayın.

    Sevgi ve sağlıkla ilerleyin…

    Arzu Bıyıklıoğlu

    NLP Uzmanı ve Yaşam Koçu

    loading...