Huzurlu Aileden Cinsel Eğitime

Huzurlu Aileden Cinsel Eğitime

Çocukların cinsel eğitimi yıllardır tartışılagelen bir durumdur. İçeriği nasıl olmalı, hangi yaşta verilmeli, hangi yaşta hangi bilgiler verilmeli, anne-babalar ve öğretmen bu eğitimin neresinde? Gibi sorular yıllardır çocuk psikolojisi ve eğitimi ile ilgilenen uzmanlarca tartışılmaktadır. Çocuklara verilecek cinsel eğitimin elbette ki çok önemli faydaları vardır. Çocuğun sınırlarını bilmesi, başka kişilerin sınırlarına saygı duyması, iyi dokunma veya kötü dokunmayı bilmesi ve çocuğun kendini istismardan korumasından tutunda gelecekte yanlış ve riskli cinsel ilişkilerden kaçınmaya kadar önemli faydaları olan bir eğitimdir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünyada 1-14 yaş grubundaki 40 milyon çocuk ihmal ve istismara uğramakta, desteğe ihtiyaç duymaktadır. Cinsel eğitimin ne denli önemli olduğunu anlamamız için Dünya Sağlık Örgütü’nün verileri aslında yeterli bir istatistiktir.

Cinsel Eğitimin temelinde yatan iki önemli konu vardır. Çocuğun İyi ve kötü dokunmayı ayırt edebilmesi ve HAYIR deme becerisini kazanmış olması. Bu iki önemli özelliği muhakkak çocuklarımıza kazandırmalıyız.

Cinsel eğitimi tabi ki sadece istismar odaklı ele almamak gerekir. Çocuğun ailedeki rolü, cinsel kimliğine uygun davranışlar edinmesi, gelecekte uygun cinsel ilişkiler yaşaması başlıca önemli faydasıdır.

Erken yaşlarda cinsel eğitim belirli fizyolojik ve davranışsal bilgilerin aktarılmasından çok uygun anne baba tutumu ile çocuğun huzur ve sevgi dolu bir aile ortamında olmasına odaklanılmalıdır. Sağlıklı anne-baba ilişkisi, anne-babanın rolüne uygun davranması, birbirlerini sevmesi ve saygı dolu davranması en temel cinsel eğitimdir.

Çocuklar kendi cinsel kimlikleri ile yaklaşık 3-4 yaşlarında özdeşim kurmaya başlar, yani bu yaşlarda kız/erkek ayrımını idrak etmeye başlarlar. Bu yaşlarda uygun rol model olan ebeveynler çocukların cinsel kimliklerine uygun davranış örüntüleri öğrenmelerini sağlar. Bu yaşlarda artan merakları ile karşınıza gelecek en temel soru ‘’ Ben nereden geldim?’’ sorusu olacaktır. 4 yaşına kadar bu soruyu soran çocuklara ‘’Annenin karnında oldu, doğuma kadar orada güvenle büyüdün.’’ cevabı verilebilir.4-6 yaş arasında bu soruyu soran çocuklara ise ‘’ babanın tohumu ve annenin yumurtası, annenin karnında birleşti ve annen seni orada güvenle büyüttü.’’ cevabı verilebilir.

Her eğitim gibi cinsel eğitimde ailede başlar ve unutmamak gerekir ki 0-6 yaş arası tüm gelişim alanlarımız için temel teşkil etmektedir. Bu dönemde aile özellikle çocuğun cinsellikle ilgili sorularına çocuğun yaşına uygun olan net, açık, basit cevaplar vermelidir. Bu iletişim tarzı hem çocuğun hem de ebeveynlerin kaygı düzeyini azaltacaktır. Bu yaş aralığında ki önemli bir problemde çocuğun cinsel organının bir yere sürtmek suretiyle mastürbasyon yapmasıdır. Bu durum aileleri çok zor durumda bırakabilir çünkü doğruyu yanlışı henüz ayırt edemeyen çocuklarımızı bunu topluluk içinde de yapabilmektedir. Özellikle böyle zamanlarda aileler çok sert tepkiler göstererek çocukların cinsel kimliklerini örseleyebilmektelerdir. Çocuklar iki nedenden dolayı mastürbasyon yapmaktalardır. Birincisi ‘’duygusal doyum yaşamak’’ ve ikincisi ‘’kendi bedenlerini tanımak’’. Örneğin babası sert bir tutum içinde olan çocuk babasından göremediği duygusal doyumu bu yolla sağlıyor olabilmektir. Aile ile yapılan çalışmalardan sonra baba tutumunu değiştirince çocuk bunu hareketi yapmaktan vazgeçmektedir. Duygusal doyumsuzluktan değil de kendi bedenini tanımak için mastürbasyon yapan çocuğu görmezden gelmeli ve bu durumun kısa sürede söneceğini unutmamamız gerekir.  Tıpkı tırnak yeme, parmak emme gibi davranış sorunlarını görmezden gelerek çözebildiğimiz gibi bu durumu da çözebiliriz. Ancak sorun devam ederse uzman bir pedagoga başvurmanız gerekir. Özellikle anaokuluna devam ediyorsa çocuğumuz öğretmeni, pedagog ve aile işbirliği içinde soruna yaklaşmalıdır.

Mehmet Murat ALTAN

Psikolojik Danışman/ Oyun Terapisti

iletişim: psikolojiportali06@gmail.com

loading...