İçimizde Şeytan Yok, Acizlik Var, Tembellik Var. Sabahattin Ali

    İçimizde Şeytan Yok, Acizlik Var, Tembellik Var. Sabahattin Ali
    336x280 Reklam Alanı !

    Ömer, Hafız Hüsamettin efendinin macerasını anlattıktan sonra:
    “Yazık zavallı adama!.. Ne kadar iyi bir insandır, bilseniz!” dedi.
    Profesör Hikmet:
    “Yazık olur mu? Devlet parasına ne bahanesiyle olursa olsun el uzatanlara insaf etmemeli…”
    “Fakat isteyerek yapmış değil ki!”
    “Olsun… Bu bir mazeret değildir. Ben senin yerinde olsam derhal ihbar eder-dim!”
    Ömer şaşırdı. Profesör Hikmet gibi iyiliği ve herkese yardım hevesiyle tanın-mış bir insanın bu insafsızlığına akıl erdiremedi:
    “Çoluk çocuk sahibi adam… Bu yaşa kadar temiz kalmış…” diye beylik sözlere başladı. Profesör onun lafını kesti:
    “Böyle alçak herifleri müdafaa etme!.. Kafalarını ezmeli onların!”
    Ömer içinden:
    “Bütün iyiliğine rağmen ne kadar anlayışsız…” dedi. Sonra yüksek sesle ilave etti: “Müşkül vaziyette kalan bir insan için böyle hükümler verilir mi? Asıl iyilik tanımadıklarımıza yaptığımız iyiliktir; halbuki biz bütün hüsnüniyetimizi dostlarımıza saklayıp bunların dışında kalanları bir çırpıda ve kısa bir hüküm-le fena addediyoruz!..”
    Profesör Hikmet’in gözleri gene karşı odadaydı. Ömer Nihat’a bakınca onun birtakım düşüncelere dalmış olduğunu gördü ve sordu:
    “Ne düşünüyorsun?”
    “Bu veznedarın meselesi daha meydana çıkmadı mı?”
    “Hayır… Neden sordun? İhbar mı edeceksin?”
    “Yok canım… Sordum…”
    Bir müddet bekledikten sonra tekrar başladı:
    “Sizin kasada çok para bulunur mu?”
    “Bazan bulunur… Dört beş bin liraya kadar… Belki de daha fazla… Bunları ne yapacaksın?”
    “Merak ettim yahu! Demek herif daha fazla da çalsa kimsenin haberi olmaya-cak!..”
    Ömer hiddetlenmişti:

    “Çalmak ne demek? Ne garip kelimeler kullanıyorsun, insanları anlamakta hâlâ pek gerisin… Zannediyorsun ki, hepimiz birer makineyiz ve evvelden kurulduğumuz gibi işleriz. Bir yerde bir bozukluk oldu mu, derhal orayı söküp atmak lazım!.. En kuvvetli insanın bile bazan ne kadar zayıf anları, istediğinin tam aksini yapmaya mecbur olduğu dakikaları bulunduğunu nasıl inkâr edebi-liriz? Böyle hadiseler hiç kimseyi olduğundan daha fena, yahut daha iyi yapa-maz!”
    Nihat eliyle onu susturmak için bir işaret yaptı:
    “Bırak bunları. Nerdeyse içimizdeki şeytan hikâyesine başlayacaksın! Benim kimseyi fena gördüğüm falan yok… Vaziyeti anlamak istiyorum. Yalnız şu ka-darını söyleyeyim ki, insanların zaaflarını mazur görmeye taraftar değilim. Kuvvetli olmak her şeyin fevkindedir. Kuvvet her hareketi mazur gösterebilir. Acizlere acımak ise sersemliktir.”

    Sabahattin Ali

    İçimizdeki Şeytan