İnsanı Ötekileştiren Devletlerdir

İnsanı Ötekileştiren Devletlerdir

Dünya genelinde baktığımız zaman yapılan tüm ayrımların arkasında, yanında ya da kıyısında devletin uzanmış elini görmek mümkün. Şimdilerin özgürlük ülkesi Amerika’da siyah-beyaz-Kızılderili ayrımı ve köleleştirme yıllarca devlet tarafından yürütülmüştür.
Yapılan din, dil, ırk, kültür ayrımı insanları yozlaşmaya, ulusallaşmaya, iç çatışmalara, aşağılamaya ve komplekslere neden olmaktaydı. Bu ayrımların güçlü-lider ruhlu-hırs sahibi insanların, o gücü elinde tutması, peşinde insan yığını oluşması gibi egolarının tatmini için insanların bu tür kavramlara olan hassasiyetinden faydalanarak yaptıkları görülmektedir.

Daha da gerilere gidecek olursak insanlık başlangıcının ilk dönemlerinde topluluklar halinde yaşayan insan türü, birlikte yaşamanın gerektirdiği gereksinimlerle koyduğu kuralları, kendi çıkarları için kullanmaya başladı. Kavmiyetçilikle başlayan ayrımlar savaşlarla devam ederek günümüze kadar şiddetini artırarak geldi. İkiye bölünen parçalanan, esaret ve savaş içinde yaşayan ülkeler bu durumun bariz örnekleridir. Kore’de, Almanya’da, Amerika’da ülkenin ikiye bölünerek birbirleriyle savaştırılması, güneyi kuzeyden, doğuyu batıdan ayıran zihniyetler halka kin aşısı vurmuşçasına ötekileştirme yoluna gitmiş ve kuzeylinin güneyine, güneylinin kuzeyliye-doğulunun batılıya batılının doğuluya üstünlüğü iddiasıyla halkı birbirine düşürmüştür.

Ülkede isyan iç karışıklıklar çıkartılarak parçalanan insanları ülkelerinden eden politikalar daha dün yanı başımızda yaşandı. Mısır, Suriye, Irak… Devletin askeriyle çatışan muhalifler kendi aralarında bölünerek ve aralarında da çatışmaya devam ederken ülkeyi büyük bir kaosa devlet-muhalif elbirliği ile sürükleyenler ötekileştirmenin çok açık örneğidir.
Yine başka bir örnek hala kanayan yara, dünya medyasını meşgul eden ama kimsenin kılını kıpırdatmadığı esaret içinde yaşayan halk Filistin. Yahudi olmayanı üstün saymayan İsrail, dini kullanarak empoze ettiği bu kini ve ötekileştirmeyi, çocukların üstüne bombalar yağarken sevinç çığlıkları ile kutlayan halkının açık göstergesidir.
İnsanlık tarihi daha pek çok bu tip örneklerle doludur. Evet devletler ötekileştiriyor. Gerek kendi halkı, gerek diğer devletler üzerinde yapılan bu ötekileştirme planları hep oldu ve görünen o ki; daima da olacaktır.

TÜRKİYE’DE ÖTEKİLEŞTİRME
Tarih boyu yapılan ötekileştirme çalışmaları artık devlet eliyle yapılmaya başlamıştır.Hemen hemen bütün devletlerde alışıla gelen bu durum,bir devletin ritüelleri arasında sayılmış ve değer bulmuştur. Ne var ki; devlet eliyle yapılan ve destek bulan ötekileştirme halkı parçalara bölmekte,isyanı körüklemektedir. Önceleri birtakım yalanlarla uyutulan ve ayrıştırılan halklar,birbirlerini tanımaya başladıkça bir alfabedeki A,B ya da C’den farksız o alfabenin br bütünü olduklarının farkına vardılar.
Türkiye’de de aynı yöntemle uyutulan halklarımız,yıllarca birbirine uzak,düşmanca tavırlar sergilemiştir. Halk önce sağa-sola sonra alevi-sünni,açık-kapalı,kürt-türk vb. bölünmelere maruz kalmıştır. Ve bu bölünmeleri meşru kılmak için de,particilik kavramı türemiş. Taraf olmayan bertaraf olur kavramıyla insanlar daha küçük parçalara bölünmüştür. An gelmiştir insanı insan için sevenler bölücü yaftasıyla küçültme kampanyalarına maruz kalmıştır.
Son yıllarda revaçta olan türk-kürt kavramları,bir türlü nihayete erdirilmemek istenircesine sürekli engeller çıkartılmakta ve insanların değerleriyle oynanmakta. Oysa ki ne güzel demiş Mevlana “Yaradılanı sev Yaradandan ötürü”.
Yine kamu ve kurumlarda serbest bırakılan başörtüsü karşısında yapılan eylemler, insanların birbirine karşı önyargılarını körükler biçimdedir. İnsanı kılığıyla değil fikirleriyle,aklıyla değerlendirmek insanlığımızın kanıtı değilde nedir?Daha dün yaşanan gezi olaylarında; polisin halka,halkın polise (provakotörlerinde yardımıyla) düşmanca tutumları,ölümlerle son bulması,olaylara hiç karışmayan insanların dahi zarar görmesi… “Ya sırtımıza alıp taşıyoruz,ya ayağımızın altına alıp çiğniyoruz. Öğrenemedik bir türlü yan yana yürümeyi”

Çeşitli ülkelerde oynanan oyunlar,iç karışıklar,bölünmeler,çeşili müdaheleler, ülkemizde de sürekli oynanan ötekileştirme oyunu,aklımıza şunu getiriyor: Gözünü hırs ve güç büyümüş bir avuç insanın bu dünyaya hükmetme isteği… Hiç yabancı olmadığımız bu politika yıllar önce de üzerimizde oynanmıştı.
“Tarih tekerrürden ibarettir.”

Şaziye Boyraz

(PPHA) Psikoloji Portalı Haber Ajansı

loading...