Kadınlar Daha Saldırgan

    Kadınlar Daha Saldırgan
    336x280 Reklam Alanı !

    Saldırganlık kişinin karşısındakine zarar verme isteği ile tanımlanabilir ve karşıdaki kişinin bu durumdan hoşnut olmamasıyla.Karşılıklı yapılan saldırganlıklar üzerine pek çok  araştırma ve değerlendirmeler mevcut litaratürde.Peki kişinin kendine karşı verdiği zarar da saldırganlık değil midir? Buna her türlü saldırganlığı dahil edebiliriz.Kötü hissettiğimizde olumsuz duyguların şiddeti ve süresi ayarlanamazken, düşünsel anlamda onlarca kez gel-gitler yaşarken ya da sevgi üzerine,aşk üzerine mücadele ederken kendimizi haklı çıkaracak çatışmalar
    dan kurtulamazken,iç hesaplaşmalarımızın upuzun listesi ile baş edemezken de saldırganlık suçu işlemiş olmaz mıyız? Ama bu sefer suç bizim ,suçlu bizim,suçzede bizim.

    İşte tam da bu anlamda kendimize verdiğimiz zararların,saldırganlığın başında yemek yeme  saldırısı gelir.Yedikçe yiyen ya da yemenin verdiği keyfi kedere çeviren saldırı dürtüsü engellemez hale geldiği de durumun boyutları değişir.Yeme alışkanlığını değiştirememe,aşırı yemenin altında onlarca psikolojik etken yatsa da belirgin bir yeme saldırganlığı da söz konusudur aslında. Yani kişi farkında olarak yada olmayarak gereksiz kalori alımıyla kendine karşı da bir saldırı içindedir.Saldırının biyolojik ve fizyolojik etkileri genel sağlığı tehdit ederken psikolojik anlamda verilen zararların ,mutsuzluğun ve son çare ben halimden memnunum maskesinin altında yatan memnuniyetsizliğin verdiği acıma ve saldırı duygusu artık son savunma mekanizmasıdır. Kendini yemekten alıkoyamayanlar durumun vehametini anlamaya başladılar sanırım.Fiziksel ve psikolojik sağlığın bozulması kişisel ilişkile de de yanıltıcıdır.Çünkü kişi bir gün iyi sonraki günlerde kötüdür.İyi olduğu gün diyete başlayacağı mutlu günüyken,başarısızlıkla sonuçlanan denemelerin getirdiği gerginlik artık onun kendine karşı uyguladığı saldırganlığın ne yazık ki başladığı aşamadır.Kendini beğenememe,başkalarının bakışlarından yorumlar çıkarma,çekingen davranma,karşı cinse yönelik ilişkisel istekli kaçınma,benlik duygusuna yönelik en olumsuzu görme şu anda sayabileceklerimizden sadece bir kaçı.Tüm bunların kişinin hayatına getirilerini detaylandırırsak hayatımıza çöreklenen yeme saldırganlığının verdiği hasarları anlatmak kolay gelen zorlardan olacaktır.En önemlisi de bu kadar hasardan geriye kalanı toparlayabilmek…

    Winsconsin Memeli Hayvanlar Araştırma Merkezinde yapılan bir araştırma bulgusundan söz etmek istiyorum .İki erkek maymundan biri kalori kısıtlaması yapılarak diğeri normal bir diyetle büyütülmüştür. Kalorisi kısıtlanmış maymun daha genç görünürken glikoz ve insülün düzeyleri de daha düşüktür.Normal bir diyetle büyütülen maymunun ise trigliserit düzeyleri daha yüksek ve hücrelerindeki oksidatif hasar çok daha fazladır.

    Yeme saldırganlığı daha çok kadınlarda görülür.Fiziki görünümüne daha çok kadınlar dikkat ettikleri ve ilişkisellikleri bu bağlamla daha fazla ilgili olduğu için kadınlar ön plandadır. Ama anlaşılacağı gibi sadece aşırı yeme değil yeme bozukluklarının tümü yeme saldırganlığının içindedir.(Anoreksiya Nevroza  Bulimia Nevrosa)Erkekler ve kadınların saldırganlık dereceleri arasında bir fark olmazken sadece saldırganlığın türü yönünden farksızlığı ortadan kaldırırlar.

    Hülya Aydın