Kandırılmamak İçin Önce Kendinizi Kandırmaya “Hayır” Diyebilmelisiniz

    Kandırılmamak İçin Önce Kendinizi Kandırmaya “Hayır” Diyebilmelisiniz

    İnsanlar kendilerini gün içerisinde birçok defa aldatır. Kendi kendimize, arkadaşlarımızdan daha zeki olduğumuzu, onlardan daha iyi bir görünüşe sahip olduğumuzu, dahil olduğumuz siyasi partinin hiç hata yapmayacağını, iş arkadaşımıza yardım edemeyecek kadar yoğun olduğumuzu vs. anlatıp dururuz.

    Richard Dawkins’in “Gen Bencildir” kitabının 1976 tarihli baskısının önsözünde, Harvard University’den biyolog Robert Trivers bu tarz kendi kendine hizmet eden yargılara dair benzersiz bir açıklama getirdi: “…Söz konusu aldatmacayı ele vermemek için bazı güdüleri ve gerçekleri açığa çıkarmayacak, kendini tanımanın kurnazca yöntemleri ile bir kendini aldatma düzeyi benimsenmesine yol açmalı.” Bu cümlenin kurulmasından yaklaşık 40 yıl sonra Robert Trivers ve beraberindeki ekip, ilk kez bu düşünceyi destekleyen bir çalışma yayımladılar.

    Psikologlar, kendimizi kandırma şeklimizin birkaç biçimini belirlemişti: Ön yargılı bilgi toplama, ön yargılı akıl yürütme ve ön yargılı hatırlama. Journal of Economic Psychology‘de yayımlanan araştırmada ise, bu ön yargılardan ön yargılı bilgi toplama biçimine, yani inandığımız şeyleri destekleyen ve inanmadığımız şeyleri desteklemeyen bilgi arayış biçimine odaklanıldı.

    Çalışma kapsamında yürütülen bir deneyde, araştırmacılar, 306 katılımcıdan, Mark isimli bir kurgu karakter hakkında ikna edici cümleler yazmalarını istedi. Katılımcılara, ikna cümlelerinin etkinliğine göre bonus kazanacakları anlatıldı. Bazı katılımcılardan, Mark’ın sevilen birisi olduğu konusunda ikna edici cümleler kurmaları istenirken, bazı katılımcılara ise bir maktar para ödenerek, onlardan Mark’ın sevilmeyen bir karakter olduğu konusunda ikna edici cümleler kurmaları istendi. Diğer katılımcılardan ise nasıl isterseler öyle bir izlenim oluşturmaları istendi. Kurgu karakter hakkında bilgi elde edebilmeleri için, katılımcılara video aralarında gözlem yapmayı bırakabilecekleri bir dizi video izletildi. Bazı katılımcılara videolar iyiden kötüye doğru; ilk izletilen videoların büyük çoğunluğu Mark’ın iyi bir insan olduğu izlenimi verirken (örneğin, geri dönüşümü kullanması, cüzdanı sahibine iade etmesi gibi), videolar giderek Mark’ın kötü bir insan olduğu izlenimi (yuhalama hareketleri, bir arkadaşa yumruk atma gibi) vermeye doğru kayıyordu. Diğer katılımcılara ise, videolar kötü izlenimden iyi izlenime doğru kayan bir sırada izletildi.

    Mark’a dair hoşa giden birisi olduğu yönünde ikna cümleleri kurulması istendiğinde, önce hoşa giden videoları izleyen insanlar, önce rahatsız edici videoları izleyenlerden daha önce izlemeyi bıraktığı gözlemlendi. Bu kişiler, Mark’ın iyi bir insan olduğu bilgisini, kendilerini ikna edebilecek kadar topladıklarında resmin tamamını görmek için artık beklemediler. Dolayısıyla, Mark hakkındaki kendi görüşleri daha pozitifti, bu da Mark’ın daha nitelikli olduğu yönünde yazdıklarının inandırıcı olmasına neden oldu. Yani, sezgisel olarak önce kendimizi bir şeye inandırmışsak, başkalarını buna inanmaya ikna etmede daha etkili olacağımızı düşünüyoruz. Bu yüzden de, daha resmin tamamını görmeye bile ihtiyaç duymadan ön yargılı bir bilgi arayışı biçimini yürütüyoruz ve kendimizi aldatıyoruz, ardından da başkalarını aldatmaya çalışıyoruz.

    İnsanlar, zihinlerinde birbiriyle çatışan düşünceler ve duyguları olduğu zaman bir tedirginlik ve rahatsızlık durumu hissederler. Söz konusu bu çatışma; bir belirsizlik ve dengesizliği oluşturur. Dolayısıyla bu çatışmayı sona erdirmek  ve zihinsel olarak rahatlamak için bizi içten içe dürten bir şeyler hissederiz. Çatışmayı yaratan düşüncelerden birini veya birkaçını, tutarlı ve dengeli bir zihin ortamına kavuşmak için manipüle etme yolunu seçeriz. Yani, kendi kendimizi kandırırız ve bu da bizi rahatlatır.

    Gerçek hayatta ise, Mark gibi bir kurgu karakter hakkında ikna çabalarına girmeniz için bir para kazanmayabilirsiniz, ancak ekonominin iyi gittiği konusunda insanları ikna etmeye çalışmanız ya da insanlara “evet” dedirtmeye çalışmanız gibi; gerçekliğin doğru bir resmini elde etmekten ve o resmi yansıtmaktan ziyade, belirli bir bakış açısı ve ön kabullerle birilerini ikna etmekten yararlandığınız vakalar olabilir.

    Kendini aldatmanın en yaygın tiplerinden birisi, kendini yüceltmektir. İnsanlar, iyi özelliklerini abartmayı severler, çünkü bu onları iyi hissettirir. Fakat iyi hissetmenin kendisi, hayatta kalmak ve refah içinde bir yaşam sürmek için yeterli değildir. Bir diğer iddia ise; kendini yüceltmenin, motivasyonu geliştirdiği ve başarılı olmayı sağladığı yönündedir. Fakat, eğer ki motivasyonu bir amaç edinirseniz, daha fazla motive olmak için gerçekleri çarpıtmanız gerekiyorsa bunu yapmaktan çekinmezsiniz.

    Makyavelist bir yaklaşımı benimser ve başkalarını aldatmaya çalışırken gerçekleri çarpıtma noktasında bir çekince duymazsanız, aldatmanız gereken ilk kişi kendinizden başkası değildir. Bu yüzden, birisi sizi bir şeye ikna etmeye çalışıyorsa, önce bu kişiyi neyin motive ettiği hakkında düşünmelisiniz. Size yalan söylemiyor olsa bile; bu kişi, hem sizi hem de kendini aldatıyor olabilir. Başkalarının aldatmasına kanmamak için de gerçekliğin arayışına girmeli ve önce kendinizi aldatmaya “Hayır” diyebilmelisiniz.

    Kaynaklar ve İleri Okuma: — Journal of Economic Psychology. “Self-deception facilitates interpersonal persuasion.” http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0167487016301854

    — Psychology Today. “Trivers’ Pursuit.” https://www.psychologytoday.com/articles/201601/trivers-pursuit (reached on: April 11, 2017)

    — ScientificAmerican. “Living a Lie: We Deceive Ourselves to Better Deceive Others.” https://www.scientificamerican.com/article/living-a-lie-we-deceive-ourselves-to-better-deceive-others/ (reached on: April 11, 2017)

    –ScientificAmerican. “Lies We Tell Ourselves: How Deception Leads to Self-Deception.” https://www.scientificamerican.com/article/lies-we-tell-ourselves/ (reached on: April 11, 2017)

    — Mele, Afred. Self Deception Unmasked. New Jersey: Princeton University Press, 2001.

    — Dawkins, Richard. Gen Bencildir. Ankara: TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları, 2007. ( 1-4)

    Bu yazının kaynağı: https://bilimfili.com/kandirilmamak-icin-once-kendinizi-kandirmaya-hayir-diyebilmelisiniz/

    loading...