Kimlik Kazanmak mı ? Sınav Kazanmak mı?

    Ergenlik dönemi kızlarda otalama 10 -13, erkeklerde 13-15 yaşlarında başlayıp 20-22 yaşlarında genel olarak sona eren bir dönemdir. Bu dönemde bireyde bedensel, zihinsel, duygusal, sosyal ve cinsel değişimler söz konudur. Dünya üzerinde bu yaş grubundaki tüm bireyler bu dönemde benzer değişimleri yaşamaktadırlar. Bu değişimleri yaşarken aileleriyle ve çevreleriyle çeşitli çatışmalar içerisine girmektedirler. Peki ülkemizdeki bu yaş grubu gençlerin aileleriyle yaşadığı en önemli çatışma konularıyla diğer ülkelerde yaşayan bu yaş grubu gençlerin aileleriyle ve çevresiyle yaşadıkları çatışma konuları aynı mı acaba ?
    Tüm dünyada bu yaş grubu gençlerin yaşadığı değişimlerin birey üzerindeki etkileri her ülkede, her toplumda ve her kültürde farklı farklıdır. Bu nedenle bu dönemdeki genç, içinde bulunduğu toplumun sosyo-kültürel yapısına göre bu sorunlarla baş etmeye çalışır.
    Ergenlik döneminde bireyden beklediğimiz en önemli kazanım kimlik kazanımıdır. Yani bu dönemde birey için en önemli konu kimliğini bulma kendini kabul ettirmedir.
    Ülkemizde ailelerin ergen çocuğuyla çatışmalarına baktığımızda bu çatışmaların başında ergenlik dönemine denk gelen ve hayati önem taşıdığına inanılan sınavlardır. Eğitim sistemimizin sınavları ön plana çıkaran yapısı gençlerle aileleri karşı karşıya getiren bir çıkmazı yaratmaktadır. Ergenler için bu yapı, yıkıcı bir rekabet ortamı yaratmaktadır. Ailelerin, çocuklarının ergenlik döneminde baş etmeye çalıştığı bu normal durumlardan çok çocuklarının sınav başarılarıyla ilgilenmelerine yol açmaktadır. Çünkü ülkemizde ailelerin, çocukları adına içine düştükleri sınava dayalı gelecek kaygısı sorunu, sistem tarafından dayatılmaktadır.
    Sınava dayalı gelecek kaygısı duymayan, işsizlik sorunu olmayan ülkelerde bilinçli ebeveynler büyük olasılıkla bu dönemde çocuklarının kimlik kazanımı, kendini var etme gibi ödevleriyle yakından ilgilenmekte veya çatışma konuları bu dönemin doğal değişimleriyle alakalı olmaktadır. Ancak ülkemizde çatışma konularının başında sınav başarı gelmektedir.
    Eğitim sitemimizin başarıya odaklı sınav karmaşası olmasa idi belki de ülkemizdeki aileler de çocuklarının ergenlik dönemine özgü sorunlarıyla daha çok ilgilenecekler ve sınav başarısızlığından kaynaklı intiharlara dek varan olumsuzluklarla karşılaşmayacaktık.
    Geleceğimizi belirleyecek olan sınavlar uzun süreli hazırlık gerektirmektedir. Bu da bu yarış ortamında başarılı olmak isteyen bireyin uzun süre evde kapanıp ders çalışmasını gerektirmektedir. Ergenlik döneminde tam da bireyde meydana gelen hormonal, duygusal, zihinsel, cinsel, bedensel değişimlerin bireyi zorladığı yaşam alanında sınav kaygısının yükü ergeni daha derin zorlukların içine itmektedir. Çünkü eve kapalı birey her türlü sosyal destekten mahrumdur.
    Hayat başlı başına bir sınavken gelişme dönemindeki ve kimlik kazanma sürecideki bireyin önüne bir başka varoluş sınavı koymak ve bu sınavın her şey olduğunu öne sürmek ne kadar doğru sizce..? Belki bu sistemi değiştirmeye gücümüz yetmez ancak bakış açımızı değiştirebilir her şeye rağmen çocuklarımıza sıkı sıkıya sarılıp onları koşulsuz sevebiliriz.

    OKAN ATEŞ
    Psikolojik Danışman