Kişilik Özelliklerinin Meslek Seçimine Etkisi

    Meslek seçiminde karar vermenin önemini anlamak kişilik özelliklerine atfedilerek bulunmaya çalışılır. Meslek seçimi hayatımızın dönüm noktalarından biridir. Hatta en önemlilerinden sayılabilir.
    Geleceğe dair planlar yaparken kendimizi, zihnimizi yoğun bir bombardıman altına alırız. Ki bu çok doğaldır. Geleceğimiz bize, ailemize, arkadaşlarımıza etkileşim içinde bulunduğumuz muhataplarımıza dahi etkisini gösteren bir mecradır. Kendini gerçekleştirme aşamasıdır meslek seçimi. Kendi varoluşunu ararken içinde kaybolmadan, kimsenin etkisi olmadan, karar verme yetisini kullanarak rotasını belirlemelidir.

    Kişilik burada devreye girer.

    Kişi kendini bilirse rotasını bilir. Kişinin kendini bilmesi, yapısını bilmesi, hobilerini, fobilerini bilmesi yani bütünüyle kendini gözden geçirmesidir aslolan. Burada farkındalık çok önemli bir yer kapsar. Farkında olan kişi yön verme hususunda daha rahattır.
    Aldığımız eğitim, yetiştirilme tarzımız, yeteneklerimiz ile birlikte kişilik özelliklerimiz de çok etkilidir. İçe dönük olma, dışadönük olma, otoriter bir yapıya sahip olma gibi daha birçok yapıdan söz edilebilir. Birey, anlam arayışı içine girmiş olur. Bu anlam arayışı yanlış meslek seçimi ile kesintiye uğrar. İçe dönük olan birisinin kendisiyle zıt bir bölüm okuduğunu düşünsenize sosyal etkileşimi zayıf olan bu kişi, kişilik özelliklerine taban tabana zıt olan bir seçim yapmış ve bununla mücadele edip kendini yıpratma döneminin o akışına teslim etmiştir. Hemen her gün o yanlış kararların kendisini, çevresini, yaşamını etkilediğini görmek mümkün olacaktır.

    Mutlu olma yetisi her insanda bulunması gereken bir özelliktir. Meslek seçiminde de kişi mutlu olabileceği, kendini rahat ifade edebileceği bir mesleği seçmelidir. Sevmediği bir bölümü yıllarca okumak kişiye ağır gelir hele ki bölümü bitirdikten sonra bir ömür istemediği bir meslekte hayatını sürdürmesi kişi için çekilmez bir hal alır. Kişilik özelikleri bilinmeli birey başta olmak üzere ebeveynlerin de bu hususta idrak etmeleri gereken mevzuların varlığına dikkatleri çekilmeli. Nasıl? Şöyle ki özellikle yaşamımız boyunca yani küçüklükten süregelen bir alışkanlık olan çocuklar üzerinde otoriter olmaya çalışan ebeveynlerimiz var bu çok doğaldır yalnız bu süreç kişinin artık bir birey olduğu dönemde yani kararlarını kendisinin de verebileceği döneme geldiğinde geçerliliğini az da olsa yitirmeli. Artık özgür bir birey olarak kişinin kendi istekleri doğrultusunda mutlu olabileceği mesleğe adım atması beklenir. Ama ne yazık ki bazı bilinçsiz ebeveynlerimiz çocuklarının kişilik özelliklerini dikkate almazlar kendi normlarını çocuğa dayatma rolünü üstlenirler. Tabi bu ayrı bir mevzudur. Yalnız kişilik özelliklerinin aile tarafından ve özellikle birey tarafından idrakı şarttır.

    Çağımızda bu konuda algı yanılsamalarının olduğunu görmekteyiz. Toplum içinde statüsü yüksek meslekler seçilmeli gibi bir algı var. Düşünsenize en basit örnek olarak normal yaşantımızda istemediğimiz, sevmediğimiz bir olay karşısında hemen bir bunaltı hissine kapılıyoruz ki bu kısa süreli olmasına rağmen. Bir ömür çekmeyi siz düşünün.
    Kişilik özelliklerine göre meslek analizinin yapılması önemlidir. Biraz öğretmenlerden bahsetmek istiyorum. Özellikle rehber öğretmenlerine bu konuda önemli görevler düşmektedir. Neden?

    Öğrencinin bu seçimleri yaptığı yaş aralığı ergenlik dönemine denk gelir. Ve bu dönem ergenin aslında araf dönemidir. İkilemlik söz konusudur. Kararları bir eğitmen, yol gösterici tarafından belirlenebilir tabii fikir birliği olmak şartıyla. Rehber öğretmenin burada öğrenciyi iyi gözlemlemesi yeteneklerini keşfetmesine yardımcı olması ve de öğrencinin de bunu görmesini sağlamış olması gerekir. Öğrenciye farkındalık kazandırması bakımından önemli görevleri vardır. Farkında olan birey kendini, ne istediğini bilecek ve bu meslek seçimine de yansıyacaktır.
    .
    Sonuç olarak son bir değerlendirme adına şunları söylemek istiyorum:
    • Kişiler öncelikle bir birey olma çabasına girmeli
    • Kararlarını özgürce tabi ikilemde kaldığı dönemlerde bir uzman ile birlikte vermeli
    • Kişilik özelliklerinin farkında olmalı
    • Başkaları için değil kendi mutlu olduğu ya da olacağı için bir meslek seçiminde bulunmalı ya da mesleğini sürdürmeli
    • Ebeveynler ve sorumlu kişilerce “kişilik özelliklerine paralel meslek seçilmelidir” mantığı kavranmalı
    • Sevmeli ve mutlu olmalı kişi mesleğinde
    • Kişilik özellikleri yadsınamaz bu kavranmalı ve kavranılması için çeşitli çalışmaların yapılması gerektiğine inanıyor ve bu konuda ilgili mecralara çok iş düştüğünü ifade etmek istiyorum.
    • Bunlardan hareketle hayal ve gerçek kavramı konunun özüne hitap eder. Başkalarının düşünceleri bizim kişiliğimize, kişilik özelliklerimize hitap etmeyebilir. Bu bizim gerçeklerimize ters düşebilir. Başkalarının hayaliyle seçtiğimiz hayatımız, mesleğimiz bizi biz yapmaz. Başkası olmaya yüz tutmaktan öteye geçilmez.
    • Gelecek ne diye sorulduğunda verilen cevaplar; umut olmalı karanlık değil.

    Başkalarının hayalleri senin gerçeğin olmamalı

    Canan Uşma