Kronik Yorgunluk Hissediyordu, Hapşırınca Burnu Elinde Kaldı

    Kronik Yorgunluk Hissediyordu, Hapşırınca Burnu Elinde Kaldı

    İngiliz Lois Temel’in kronik yorgunluk ve halsizlik sebebiyle doktora başvurdu. Kullanıdığı ilaçlar, yapılan tedaviler bir türlü ingiliz kadının şikayetlerinin bitmesine yetmedi. Tedavi süreci devam ederken 1 yılın sonunda yapılan daha ayrıntılı muayenede korkunç gerçek ortaya çıktı. Genç kadını içten içe yiyen şeyin halk arasında bilinen adıyla “et yiyen bakteri” olduğu anlaşıldı. Bu bakteri burnuna yerleşmiş ve burnunu içten içe kemiriyordu.

    Genç kadının hayatı tam bir kabusa dönüşmüştü. Burnunu kemiren bu bakteri burnunun işlevini ve yapısını tamamen bozmuştu. Yeniden burun yapılması için iki kere cerrahi operasyon geçirdi. Ameliyat sonrasında fizyoterapi, konuşma terapisi, solunum fizyoterapisi görmek zorunda kaldı.

    Ameliyattan sonra bir gün hapşırdıktan sonra talihsiz kadının burun kemiği elinde kaldı. Kanayan burnuyla hastaneye koşan Lois 3 kere daha operasyon geçirdi. Genç kadın bu hastalık yüzünden evini ve işini kaybetti. Hatta intihar etmeyi düşündü. En büyük tutkusu olan oyunculuğa dönebilmek için kolları sıvadı ve Londra’daki Drama Sanatları Akademisi’ne başladı.

    Et yiyen böcek hastalığı (Nekrotizan Fasiit) (bilinen diğer adı: et yiyen bakteri hastalığı) Son derece nadir görülen hastalık et yiyen böcekler ve et yiyen bakteriler anlamına geliyor. Bu hastalığa yakalananların birçoğu hayatını kaybediyor. Hayatta kalma şansını artırmak için en kısa zamanda müdahale edilmesi gerekiyor. Küçük kırmızı kabarcıklarla başlayan hastalık ter, ateş ve grip gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Organ yetmezliği ve şoka girmeye de yol açıyor.

    A grubu streptokoklar bakterisinden kaynaklanan bu enfeksiyon hastalığı, dünyada 33 binde bir insanda görülüyor. Antibiyotik tedavisiyle kontrol altında tutulmaya çalışılan hastalık sonucu, birçok organ zarar görebiliyor, her dört hastadan birisinin ölümüyle neticelenebiliyor.