Mutlu Okul Mutlu Çocuk/ Psikolojik Danışman Sara AKCA

    Mutlu Okul Mutlu Çocuk/ Psikolojik Danışman Sara AKCA
    336x280 Reklam Alanı !

    Havaların ısınmasıyla okuldan ve derslerden sıkılan öğrenciler, artık okula gitmek istemiyor. Her yaş grubundan çocuk, okul hayatının en az bir döneminde bu problemle karşılaşıyor. Peki ama çocuk okula neden gitmek istemiyor? Okula ne anlam yüklüyor?

    Ben öğrencilerime okulun tanımını sorduğumda gelen cevaplar sınavların olduğu ikinci evimiz gibi cevaplar aldım, okul çocuklar için sabah erkenden kalkıp gittikleri, sınavların, notların, cezaların, ödüllerin, başarının yeri gelince kıyaslamanın, dışlanmanın olduğu, bir ortam.

    Okulun tanımı, başarılı öğrenciye göre çok başka iken, ders ve notlarla arası olmayan öğrenci için çok başkadır.

    Çok arkadaşı olan, girişken ve iletişimi yüksek olan öğrenci için başka konuşmayı sevmeyen ve arkadaşı olmayan öğrenciler için başkadır.

    Okula gitmek istemeyen çocuğun neden gitmek istemediği detaylı bir şekilde analiz edilmelidir.Genellik öğrenciler okulla ilgili ders programlarının yoğunluğundan ezberci eğitimden, uzun ders saatlerinden şikayet ediyor.

    Her çocuk aynı kapasiteye sahip olmadığından ceza ve ödülün sadece nota bağlı olduğu sistemde, öğrenci kendini büyük bir baskı altında hissediyor.  Yüksek not alan öğrencilerle kendilerini kıyaslamaları okula olan nefretinin her geçen gün artmasına sebep oluyor.

    En mutlu oldukları dersleri sorduğumda sınavı olmayan, karneye geçmeyen dersler olduğunu söylüyorlar. Quizden sonra hepsi heyecanla hocam karneye geçecek mi diye endişeli bir şekilde öğretmenlerinin yanına koşuyor.Bu sistem maalesef şuan ilkokul 4.sınıftaki öğrenciler için bile geçerli örneklerini maalesef ki görüyoruz.

    Peki çocukları bu sistemden asıl kurtarırız, bir çözüm yolu farklı bir sistem var mıdır ?

    2010 yılında faaliyete geçen bir ilkokuldan bahsetmek istiyorum bu okulun tanımı diğerlerinden biraz farklı sıkıcı dersler, sınavlar, not hesapları yok, denemeler, yazılıya hazırlık sınavları, testler, hedef sorular yok. Doğaya saygı, katılımcı demokrasi, yeteneklere göre eğitim ve neşe var!

    BBOM kısaltması yani Başka Bir Okul Mümkün Derneği, başka bir eğitimin olabileceğine inanan gönüllülerce kurulmuş kâr amacı gütmeyen bir ekip.

    Dünyadaki alternatif, demokratik, ekolojik okulları inceleyip herhangi birini birebir alıp uygulamak yerine Türkiye’deki eğitim sisteminin uygulamadaki sorunlarına cevap veren bir model olan , BBOM Modelini oluşturmuşlar.

    *Başka Bir Okul Mümkün Derneğinin  farkı nedir?

    BBOM Modelinin farkları dört temel unsurda ortaya çıkıyor: Eğitimde özgürlük, yönetimde eşitlik, doğayla dayanışma ve finansmanda kardeşlik…

    İlk olarak Bodrum’da Eylül 2013’te açıldı. Okulun adı bir drama atölyesinde çocukların okula Mutlu Keçi adını vermeleriyle kampüse bu ismi vermişler ve herkes bu ismi kullanıyor. Okulun resmi adı ise Özel Yahşi İlkokuludur. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB)’na bağlı olan bu okul özel okul statüsünde, diğer özel okullardan farklı olarak kâr amacı gütmüyor. Şuan da İzmir, Ankara gibi şehirlerde de eğitim kurumları bulunmakta.

     

    • Mutlu Keçi İlkokulu’nda derse girmek zorunlu değil…
    • Öğrenciler öğretmenlerine isimleri ile hitap edebiliyor ve bütün sınıflar karışık olarak eğitim alıyor.
    • Öğrenciler katılacakları atölyeleri kendileri seçiyor…
    • Bir çocuk çizgi çizme, diğer çocuk harfleri öğrenme aşamasında ise farklı eğitim alabiliyorlar.
    • Çocuklardan biri derste matematik öğrenemiyorsa, eğitmeniyle birlikte ahşap atölyesinde öğreniyor.
    • Çocuklar istedikleri gibi hareket ediyor; bir grup çocuk okulun duvarında resim yaparken, diğer çocuklar bostanda sebze toplayabiliyor.
    • Çocuklardan oluşan ve her hafta toplanan bir okul meclisi var.
    • Çocuklar bu meclis toplantılarında; beslenme, derslerin işlenişi ve davranışlara yönelik kuralları tartışıyor.

      Amaç, “Çocukların özgüveninin gelişmesini, kendi öğrenme araçlarını ve isteklerini keşfetmeleri”

    • Bu arada yetişkinlerin koyduğu tek kural ise “bahçeden dışarıya çıkmamak”

    Kurucuları şöyle anlatıyor; eğitim anlayışındaki farklılık derslere şöyle yansıyor mesela içeriklerimizi ekolojik bir bakış açısıyla oluşturuyoruz. Neden yol problemlerinde araba yerine bisiklet olmaz? Boşalan havuz problemlerinin yerine çatıdan akan suyun biriktirilmesi ile ilgili problem kurulmaz? Bunlar çok basit şeyler olarak gözükse de insanların düşünce yapılarını yönlendiriyor.

    Eğitim denince akla gelen ilk şeylerden biri de başarıdır. Size göre “başarı” nedir? Başarı nedir SBS’ de veya ÖYS’de alınan puan mıdır? Biz öğrencinin sosyalleşmesini sağlıyoruz. Çocukların öncelikle mutlu olmasını istiyoruz. Çocukların mutlu olmak için neye ihtiyaçları var, 180 gün bir odada kalabalık arasında günde 6 saat bir arada kalmaya mı?

    ‘’Çocuk kendi eğitimini değerlendirecek bunun için fırsat vereceğiz. Kendini tanıma imkânı verilen çocuk, eğilimleri doğrultusunda isteyerek çalışacak ve daha başarılı olacaktır. Dünyada bunun örnekleri çok. Çocuğu zorla ders başına oturtmuyoruz. Öğrenmede paradigmayı değiştireceğiz öğrenmeyi sabit tutup zamanı değişken yapacağız’’ diye anlatıyor.

    ‘’Her sabah öğrenciler istedikleri faaliyetler için gruplara ayrılıyor, öğretmenler farklı faaliyetlerle aynı kazanımların elde edilmesini sağlıyorlar. Herkes istediği alanda çalışıyor. Okul meclisi ise her hafta toplanıyor ve çocuklar okulun gündelik işleyişine dair kararlarını okul meclisinde alıp bu kararların sorumluluklarını da hayata geçiriyorlar’’ diye ekliyor.
    Türkiye’de ki eğitim sistemine rağmen bu yenilikleri görmek, bir adımın atılmış olması çok güzel. Umarım çoğalarak devam eder de bizde artık mutlu çocuklar yetiştiririz.

    Sara AKCA
    Psikolojik Danışman
    saraakca@hotmail.com

    KAYNAKÇA

    http://listelist.com/mutlu-keci-ilkokulu/