O Senin Neyin Olur? Derlerse, “Değerlim” mi “Önemlim” mi, Diyeceksin?/ Sosyolog Esma ÇERÇİL

    O Senin Neyin Olur? Derlerse, “Değerlim” mi “Önemlim” mi, Diyeceksin?/ Sosyolog Esma ÇERÇİL
    336x280 Reklam Alanı !

    Hayatımızda bazı kavramların yeri çok büyüktür. Öyle büyüktür ki farkında olarak ya da olmayarak hayatımızı onlara yüklediğimiz anlamlarla şekillendiririz. Bu yazıda bu kavramların ikisinden bahsedeceğim; biri ‘değerli’, diğeri ‘önemli’. Bu iki kavram öylesine dönüştürücü bir güce sahip ki yönünü onların rehberliğinde çizenler kendi yaşam öyküsünü yeniden yazacak. Bu iki kavram, dışarıdan bize dayatılan her türlü empozeyi ve korkuyu tüm benliğimizden yok edecek. Hayatımızda var olan her şeyi doğru yere koyabileceğiz ve yaşamımız hiç olmadığı kadar netleşecek. Vizyon sahibi olacağız, acılarımız bitecek ve pişmanlık yaşamayacağız. Yaptığımız her davranışın doğru olduğundan emin olacağız. Arafta kaldığımız, kangrene dönmüş çıkmazlarımızdan kurtulacağız ve harekete geçeceğiz. Kimlerden ne gibi beklentilerimiz olduğunu netleştirerek hepsini kendimize çevireceğiz. Bu iki kavram sayesinde sahteden kurtulup gerçeğe adım atabilmenin iç huzuruna kavuşacağız. Tüm maskelerimizden arınacak, kendimiz olmanın haklı gururuyla var olacağız. Bu iki kavram bize kendimizi iyi, başarılı, mutlu, sağlıklı, keyifli ve güvende hissettirecek gerçek bir yaşam getirecek. Evet, tüm bunlar olacak ama eğer bu iki kavramın dönüştürücü gücüne inanır ve rehberliğini kabul edersek! Tüm bu vaatleri size ben değil, bu iki kavram veriyor. İşte şu an önümüzde müthiş bir fırsat duruyor. Gelin bu kavramların hakkını verelim ve bu fırsatı kendimize çekelim.

    Değerli nedir?

    Değerli için ‘varlığı yeter’ diyebiliriz. Peki, kimin varlığı yeter? Bize kendimizi iyi ve mutlu hissettiren kişinin varlığı yeter.

    Buradaki tek alışveriş sürekli devam eden bir keyif halidir. Bizim için değerli olan insanlardan hiçbir fayda elde etmeyi ummayız, çıkarcı olmayız. Onlarla bir şey kazanmak için bir araya gelmeyiz. Bir araya gelmemizin tek nedeni, birlikte olmaktan aldığımız keyiftir. Onları değiştirmeye ya da yönetmeye çalışmayız. Hiçbir beklentiye girmez, kendimize sağlayacağımız hiçbir bir fayda gütmeyiz. Onlarla bir arada olabildiğimiz için kendimizi hem çok şanslı buluruz hem de çok mutlu hissederiz. İşte bu kişiler bizim için değerlidir ve hayatımızdaki yerleri kolay kolay sarsılmaz. Ama! Dikkatli olmamız gereken yerler var. Değer verdiklerimiz tarafından değerli olduğumuzu hissetmiyorsak burada tehlike çanları çalıyor demektir. Tehlike, onlar tarafından önemseniyor olmamızdır. Eğer değer verdiklerimiz tarafından değerli olduğumuzu hissetmiyorsak bu, onlar için önemli olduğumuz anlamına gelir ve bunun anlamı onların bizimle sadece çıkarları için ilgilendikleridir ve işte acı burada başlar; isteriz ki onlar da bize bizim onlara verdiğimiz kadar değer versin, bizimle ilgilensin, bizi özlesin, bizi mutlu etmek istesin. Ancak bunlar olmadığında şiddetli bir acı hissederiz ve bu uzun sürer çünkü onlar bizim için hala çok değerlidir. Dayanabileceğimiz son noktaya kadar direniriz bu acıya ama zamanı geldiğinde bir an bile tereddüt etmeden son noktayı koyarız ve bir daha arkamıza bile bakmayız çünkü tüketmişizdir artık tüm umudumuzu. Ve böylece yeni bir yaşama yelken açarız.

    Burada acı çeken taraf çok bedel öder. Aynı değeri görebilmek için elinden gelmeyeni bile yapabilir bir marifete ulaşacak kadar çırpınır ve tam da burada yanlış yere bedel öder. Oysa gerçek apaçıktır; değer görmüyordur. Tüm çırpınışı, arzuladığı o değeri hissedebilmek içindir. İşte bu yüzden onurunu, gururunu ayaklar altına bile alabilir. Oysa yapılması gereken gün gibi ortadadır; ona önem verene değer vermek değil, önem vermek. Ama işte tüm düğüm buradadır; ne kadar çok istemesine rağmen bunu bir türlü başaramaz. Hem arzuladığı değeri göremediği hem de ‘madem öyle, o zaman bundan sonra ben de ona onun bana davrandığı gibi davranacağım’ demesine rağmen bunu başaramadığı için iki kat acı çeker. İşte bunu yapabilmesi gerekir. Kendisine bunu nasıl yapabileceğini öğretmesi gerekir. Tüm imkânlarını buna kullanması gerekir. Hak edene hak ettiğini vermek gerekir. Hayattaki en büyük kayıpları bundan dolayı yaşarız; hak edene hak ettiğini veremediğimiz için. Peki, siz kendinize hak ettiğinizi veriyor musunuz? Siz kendinize ne ifade ediyorsunuz? Kendinizi değerli mi yoksa önemli mi buluyorsunuz? Önce kendimizi değerli bulmalıyız, sonra başkalarını. Önce kendimize adil ve nazik olmalıyız, sonra başkalarına. Kendi varlığınızdan, kendinizle yaptığınız sohbetten, kendi düşünce ve davranışlarınızdan, kendinizle baş başa olmaktan keyif alabiliyorsanız, siz kendiniz için değerlisiniz.Umarım öylesiniz…

    Önemli nedir?

    Fayda elde etmeyi umduğumuz, herhangi bir çıkarımızın olduğu, karşı taraftan beklentide olduğumuz herkes bizim için önemlidir. Maddi ya da manevi bir gelir elde etmeyi umduğumuz her şey önemli kategorisine girer. Çıkar ilişkisinin olduğu her durumda kıskançlık, öfke ve gözden çıkarma bulunur. Bizim için önemli olan insanların arasına değerli olanlardan katarsak, onlardan vazgeçemeyeceğimiz için ilişkilerimiz bozulur. Ticaret, iş hayatı gibi zorlu yaşam alanlarında önemli olan kişilerle bir arada bulunuruz. Bu nedenle iş hayatında duygusallığa yer yokturve bu sebepten dolayı özellikle İş hayatında bir yöneticinin ya da bir şirket sahibinin işler yolunda gitmediğinde, zarara uğradığında vb. durumlarda öfkesini ve endişesini dile getirip yönetebileceği kişiler, onun için önemli kişiler olmalı. Buna aile şirketlerini örnek verebiliriz. Evin erkeği bir iş kurar. Eşini de dâhil eder. İşin sahibi erkektir, eşi ise çalışandır. Oysa bu erkek ve kadın evlidir ve aralarında değerli-değerli ilişkisi vardır (olması gereken budur). Ancak ortak bir iş yaşamına geçtikleri anda önemli-önemli ilişkisine girerler. Bu durumda işle ilgili bir sıkıntı oluştuğunda erkek karısına personeli gibi davranırsa evlilik sekteye uğrayabilir. Burası ince bir çizgidir. Eğer işte iş, evde ev yaşamı dengesi kurulabilirse tamam ama kurulamıyorsa o zaman durum sarpa sarabilir.

    Yaşamda bizim için hem değerli olanlar hem de önemli olanlar vardır. Değerli kavramının tanımı için ‘keyif’ almadan, önemli kavramının tanımı için ‘savaş’madan yaşayamayacağımızı söyleyebiliriz. Her ikisine de ihtiyacımız var ama yapmamız gereken şey onları doğru yere konumlandırmak. Bunu başarabilirsek kime nasıl davranmamız, kim için üzülüp acı çekmemiz, kim için umursamaz davranmamız gerektiğini tespit edebiliriz. Böylece verdiğimiz emekler boşa gitmez.

    Değerliler; en büyük ihtiyacımız olan ait olma ve sevilme duygumuzla birlikte motivasyon enerjimizi de güçlendirir. Kendimizi yalnız hissetmeyiz ve yaşam bizim için keyifli sürer. Değerli kategorisinde olanlarla ilişkimiz uzun solukludur ve bu sağlıklı bir birlikteliktir.

    Önemliler; hayatta kalmak için savaşmayı seçtiğimiz egomuzun ihtiyaçlarını bazen öfkeyle, bazen saldırganlıkla, bazen tehditle vb. gidermeyi umduğumuz potansiyel fırsat ve kaynaklardır. Anlıktır. Haz alındığı an biter. Çıkar bitince ilişkiler kopar. Odaklandığımız tek şey kazanmaktır. Bu nedenle burada hırs vardır. Hırsın olduğu yerde ise yıkım kaçınılmazdır.

    Şu kişiler sizin için değerlidir;

    –       Kimin yanındayken mutlusunuz?

    –       Kim size yaşam enerjisi veriyor?

    –       Kimin yanında kendiniz olabiliyorsunuz?

    –       Kimi sırf kendisi olarak seviyor ve kabul ediyorsunuz?

    –       Kimin hep hayatınızda olmasını gönülden diliyorsunuz?

    –       Kiminle gerçekten eğleniyor, gülüyor, keyifleniyorsunuz?

    –       Kimin yanında olmak için can atıyorsunuz?

    İlişki Türleri

    1. Değerli – Önemli: Sizin için değerli olan birisi tarafından önemliyseniz mutsuz olursunuz. Bu kategorideki birlikteliklerinizde mutlu olmak istiyorsanız, değer vermekten vazgeçip önemli bulmayı başarmalısınız. Aksi halde değer veren taraf siz olduğunuz için acı çeken de siz olursunuz ve sizin ne kadar acı çektiğiniz karşı tarafın umurunda bile olmaz.
    2. Önemli – Değerli: Sizin için önemli olan birisi tarafından değer veriliyorsanız karşınızdaki kişi acı çeker. Eğer siz bu bilinçteyseniz (ki şu an öylesiniz) size, ya gitmek ya da dürüstçe olacakları anlatmak düşer. Gerisi karşınızdaki kişiye kalmıştır.
    3. Önemli – Önemli: Sizin için önemli olan birisi tarafından önemliyseniz burada yapılmış bir anlaşma vardır. Farkındaysanız ‘ilişki’ değil, ‘anlaşma’ diyorum. Bu, kısa süreli ve çıkar odaklı bir anlaşmadır, vakti dolunca biter ve bir daha bir sonraki (olursa!) çıkara kadar tekrar bir araya gelinmez.
    4. Değerli – Değerli: Sizin için değerli olan birisi tarafından siz de değerliyseniz işte bu gerçek bir ilişkidir. Çok mutlu olursunuz. Yaşadığınız her anın keyfini sürer, yaşamın içinde olduğunuz için şükredersiniz. Bu, bitmesini hiç istemediğiniz bir ilişkidir ve burada maddi varlıklar değil, manevi varlıklar kıymetlidir; ortak zevkleriniz vardır, hoş sohbet edersiniz, birbirinizle olduğunuz her saniyeden keyif alırsınız, birbiriniz için güzel sürprizler yapmanın yollarını ararsınız, birbirinizi mutlu etmek istersiniz vb. Bu sağlıklı, kaliteli, uzun ömürlü ve keyifli bir ilişkidir.

    Kimlerle, ne tür bir ilişki kuracağımızı biz belirleriz. Bu belirlemeyi bu iki kavrama göre düzenlediğimizde hayat bizden yana olur. Böylece boş yere kendimize acı çektirmez, hak ettiğimiz adil ve keyifli bir hayat yaşarız. Herkes çok değerlidir ve birileri için de muhakkak önemlidir. Ayrımını yapmamız gereken yer bizim için kimlerin önemli, kimlerin değerli olacağını tespit etmekle birlikte, bizim kimler için ne ifade ettiğimizi bilerek duygu ve davranışlarımızı yönetebilmemizdir. Bu, bizi boş hayallere aldanıp sonunda hayal kırıklığına uğramaktan kurtarır. Aslına bakılırsa değerli kavramı da kendi içinde ‘önemli’ kavramını barındırır. Zira keyif de bir çıkardır. Değerli-Önemli ayrımının yapılmasının gerekliliği, bizi kararsızlıktan kurtarıp harekete geçirmesi ve değmeyen kişiler için kendimizi hırpalamaktan vazgeçebilmemizdir.

    Değerli ve önemli kavramları farkındalık yaratacak ve yaşamı şekillendirecek bir güçtedir. Kendi yaşamımızı yönetebilmemizin rehberlerinden biridir. Gerçekte ne demek olduklarını bilip, bu gerçeğe uygun hareket edildiğinde müthiş bir dönüşüm sağlar. İşte bu nedenle size neyin değeceğini siz belirleyeceksiniz. Öyleyse size ne değer? Bence mutlu ve keyifli bir yaşam değer. Sizce?

    Sizin için değerli olan kişiler tarafından değerli olduğunuzu hissetmeniz dileğiyle…

    Sevgiyle kalın…

    Yazar: Sosyolog Esma ÇERÇİL