Okullarda Aile (Aile İçi İletişim) Eğitimi Verilmeli/ Aile Danışmanı Dilek İŞLER

    Okullarda Aile (Aile İçi İletişim) Eğitimi Verilmeli/ Aile Danışmanı Dilek İŞLER

    Ülkemizde ve tüm dünyada boşanma oranları hızla artmakta ve bu durumdan en çok çocuklar etkilenmek ne yazık ki. Tabi bu durum sadece aile bireylerini değil , toplumu da dolaylı olarak etkilemektedir.

    Toplumun, sağlıklı bir toplum olarak ilerleyebilmesi, sağlıklı aile yapısı ve sağlıklı bireylerden oluşmasına bağlı diyebiliriz .Evet evlilik kadar boşanma da doğal ,ama üzücü bir gerçek. Boşanma oranını yok edemeyiz elbette, ama bu oranı azaltmayı yada boşanma sürecinin, bireylere ve özellikle çocuklara olumsuz etkilerini azaltmak, çeşitli destek programlarıyla sağlanabiliriz. Sağlıksız boşanmalarla birlikte en çok zararı çocuklar görmekte, bazıları yetiştirme yurtlarına bırakılmakta, bazıları boşluğa düşüp uyuşturucu ağına düşmekte, bazıları da ne yazık ki cinsel istismara uğramaktadır. Böyle sorunlarla büyüyen çocuklar ileriki hayatlarında da ne yazık ki mutlu bir aile kuramamaktalar. Bu sorunları çözmek adına çeşitli çalışmalar yapılmakta ancak kısmen fayda sağlanabilmektedir. Sorunlar oluştuktan sonra çözmeye çalışmak yeterli olmayacağı göz önüne alındığında , önlemek adına yapılacak çalışmalar daha önemli ve elzem bir durumdur. Hızla artan boşanma oranlarını azaltabilmek adına olayların başlama noktasına yani çocukluğa dönülmesi gerekir. Aileden iyi eğitim alamamış yada iyi örneklere şahit olamamış çocukların iyi bir evlilik hayatlarının olması da gayet tabiidir ki beklenemez. Bu duruma el atmak için ailelere çocuk yetiştirmeleri konusunda sadece kısıtlı noktalarda müdahale edilebildiği için, burada devreye devletin eğitim kurumlarının girmesi gerekmektedir.

    Ataerkil aile yapısının hakim olduğu ailelerde çocuklara ileride evliliklerinde eş rolleri de gelenekçi bir şekilde öğretiliyor , bu da gittikçe modernleşen ve kadınlarında çalışma hayatına katıldığı toplumlarda sorunlara yol açabiliyor. Çocuklarımız aile ile ilgili eğitimi aileden tam alamadığı gibi televizyon programları, diziler ve sosyal medya tarafından da masalsı bir evlilik hayatına özendiriliyor. Yayınlanan dizilerde gerçek dışı büyük aşklar, doğum gününün unutulması gibi nedenlerle çıkan kavgalar, çok küçük sebeplerden dolayı alınan boşanma kararları, yasak aşklara özendirme, aşktan cesaret alıp ahlaki değerleri yıkma vb. sayılabilecek daha sayısız kötü örnekler sunmakta. Yani gerek aileden alınamayan evlilik eğitimi, gerek sosyal medyadan alınan kötü örnekler bu konunun eğitim kurumları tarafından üstlenilmesi gerektiğini göstermektedir.

    Bu güne kadar okullarda yalnızca, sorunlarını dışa vurabilen çocuklarla, rehber öğretmenler aracılığıyla, sosyal hizmetler tarafından ilgilenildi, ancak sorunları olduğu halde dışa vuramayan çocuklar??? Ayrıca yaşadığı aile içinde şiddete ve istismara maruz kalan çocuklar bunu kimseye anlatamıyor, ya korkuyor ya da (en kötüsü)bunun belki de normal olduğunu sanıyor. Bu hassas konular önemle dikkate alınarak biran önce çalışmalara başlanmalı normal bir ailenin, nasıl olması gerektiği dair okullarda bütün çocuklara eğitim verilmeli. Aile içi iletişim nasıl olmalı, Aile içinde anne ve babanın rolü nedir? Aile içinde yaşanan kavga ve sorunlar konuşarak nasıl önlenebilir yada nasıl çözülebilir? Şiddet uygulamak yerine nasıl tepki verilebilir? Öfke kontrolü nasıl sağlanır? Bu sorulara cevap bulan çocuk , eğer anormal bir ailede yaşıyorsa, şiddet ve istismara maruz kalıyorsa bunun farkına varabilir ve yarası çok daha fazla derinleşmeden yardım isteyebilir. Bununla birlikte öğrendiği çocuk rolüyle normal bir çocukluk yaşar, öğrendiği ebeveyn rolünü de büyüdüğünde, aile kurduğunda uygulamaya başlar.

    Konuyla ilişkin olarak, onlar daha çocuk, aile eğitimi almaları için daha çok erken gibi eleştiriler olabilir. Ancak nasıl ki bir çocuk 18 yaşına gelmeden ehliyet alamadığı halde, yaya olarak trafiğe katıldığı gerekçesiyle okullarda trafik eğitimi veriliyorsa; bir çocuğunda ailede (evlilikte)çocuk rolüyle bulunduğu ve gelecekte ebeveyn rolünü yaşatacağı dikkate alındığında, bu eğitimin okullarda verilmesi elzem bir durumdur.

    Ayrıca eğitim kurumları olarak iyi bir doktor, iyi bir avukat, iyi bir mühendis vb. meslek guruplarında yetiştirmeye çalıştığımız çocukları neden iyi birer anne ve baba ve en önemlisi iyi bir insan olabilme yönünde de yetiştirmeye çalışmıyoruz. Bu gün boşanma ve aile içi şiddet olaylarının önemli oranının okumuş ve meslek sahibi insanlardan oluştuğunu , önemle dikkate almak gerekir. Bu da bize okullarda sadece istihdam edilebilecek insanlar yetiştirmenin yetersiz kaldığını alenen göstermektedir.

    Dilek İŞLER

    Sosyolog / Aile Danışmanı/ Yaratıcı Drama Eğitmeni

    dlekisler@hotmail.com

    loading...