Okuyan Çocuk Yetişkin Gibi Düşünür/ Öğretmen Ayla YÜCE

    Okuyan Çocuk Yetişkin Gibi Düşünür/ Öğretmen Ayla YÜCE
    336x280 Reklam Alanı !

    Karneler  , takdirnameler,teşekkürler alındı. Sayısal olarak baktığımızda ülkemizde 9 milyon civarında öğrenci başarı belgelerini aldı. Yoğun bir dönemin ardından yarı yıl tatilini hak etti.

    Bu kadar çok başarı belgesinin verildiği ülkemizde ,uluslar arası sınavlarda, kitap okuma oranında Afrika Ülkelerinin de gerisinde kalmış durumdayız. O halde nerede yanlış yapıyoruz? Bunun birçok nedeni var : Müfredat Programımız, sınav sistemimiz, okullarımızdaki  yetersiz donanım, her şeyden önemlisi de kütüphanelerimizin yetersiz oluşu.

    Son yıllarda hemen hemen bütün okullarımızda internet sistemini, teknoloji sınıflarını oluşturduk. Bütün öğrencilerimin eline tabletleri verdik, çoğu sınıfı akıllı tahtalarla doldurduk.Ancak kütüphanelere yeterli önemi veremedik.Çocuklarımız neden okumuyor , diye sorguladık ,yeterince çözüm üretmedik.Hemen hemen bütün okullarımızda kütüphane var , ancak içlerindeki kitapların çoğu çok eski.Bir çok kitap bugünün öğrencisine hitap etmiyor.Öğrencilerimiz de okul kütüphanelerini tercih etmiyor. Öte yandan halk kütüphanelerini sayısı azaldı. Bir çok kütüphane kapandı.Hal böyle olunca öğrenciler soluğu internet kafelerde aldı. Sonuç mu ?

    Japonya’da  bir kişi yılda 25 kitap,

    Amerika’ da  17  kitap,

    İngiltere ve Fransa’da  7 kitap

    Türkiye’de ise  altı kişiye  1 kitap düşüyor.

    Sanırım bu sonuçlar uluslararası değerlendirmelerdeki başarısızlığımızı  açıklıyor. Diğer ülkeleri yakından tanımıyorum ancak  Fransa’da kütüphanelerin al benisi çok fazla.Genç,yaşlı,çoluk çocuk kütüphaneler tıklım tıklım dolu. Son çıkan kitaplardan, tarihsel  dökümanlara, çizgi, romanlardan, dünya klasiklerine, uluslararası tanınmış yazarlara ,günlük gazetelere, aylık spor ,siyaset,sağlık dergilerinden magazin dergilerine ne ararsanız var. Üstelik tam donanımlı teknoloji salonları  var .Sosyal medya dışında herkes burada çalışmalarını yapabiliyor varsa yazılarının çıktılarını alabiliyor.Kütüphanedeki eşyaların renkleri,aydınlatma, rahat koltuklar,çocuk , genç, yetişkin, şeklinde ayrılan salonlar insanı cezbediyor. Dahası  da var , okumak istediğiniz kitap bulunduğunuz kütüphanede mevcut değilse ,görevliden isteyip getirtebiliyorsunuz.Üstelik Fransızca dışında ki dillerde de okuma şansınız var.  Bu kütüphaneler hemen her semtte bulunuyor.

    Fransızlar tramwayda, otobüste, parklarda, AVM lerde  her yerde okuyor. Bir çok AVM  de ,parkta kitaplıklar var. İsteyen buralara okuduğu kitapları bırakıyor, isteyen alıp okuyor. İkinci el sahaflar, bit pazarlarında kurulan  kitap standtları oldukça fazla. Buralarda  her türlü kitabı oldukça uygun satın almak mümkün. Ve bütün sınıflarda bir okuma köşesi ile  kitaplık var. Kısacası okumak için tüm şartlar oluşturulmuş.

    En  iyi örnek ,model olmaktır.Anne babalar okuduğu için  Fransız çocukları da okumayı seviyor. Çocuklar kütüphanelere koşarak gidiyor.

    Okuma alışkanlığı edinen çocukların ifade becerileri, anlama,algılama , sorgulama becerileri gelişir. Farklı düşünmeyi  öğrenirler, çok ders çalışan değil  çok okuyan çocuklar başarılı olurlar. Okuma alışkanlığı küçük yaşlardan itibaren geliştirilmelidir. Bunun için anne babalara büyük sorumluluk düşmektedir. Anne babalar çocuklarını    1-2 yaşındayken   , kumaştan, yırtılmaz malzemeden yapılan  bol resimli renkli kitaplar ile tanıştırabilirler. İki yaşından itibaren çocuklarına uykudan önce kısa,anlaşılır öyküler okuyabilirler.Hatta seçenekli öyküleri  okurlarsa  çocuklar çok keyif alacaklardır.Örneğin ; Sarı civcic çamura yuvarlandı , yıkansın mı ?      Yıkanmasın mı ? diye sorarsınız, çocuğunuz yıkansın deyince önerilen sayfadan çocuğunuz yıkanmasın deyince kaldığınız yerden devam edersiniz.Hikaye yıkanmanın olumlu yıkanmamanın olumsuz sonuçları ile devam edecektir. Böylece çocuğunuz küçücük yaşlarda kendi alacağı kararların sonuçlarını öğrenir, doğruyu yanlışı ayırt  edebilir, bu da özgüven gelişimine büyük katkı sağlar.Okul çağına kadar bu şekilde devam edersiniz  okuma alışkanlığı için en önemli adımı atmış olursunuz.

    Okul çağına gelen çocuklarımızda  sorumluluk daha ziyade  öğretmenlerimizindir. Okuma yazmayı öğrenen öğrenciler okuyacağı kitapları kendileri seçmelidir. Kitapların okuyup okunmadığı bizzat öğretmenlerimizce kontrol edilmelidir.  Kitap fuarları , kütüphaneler konusunda veliler bilgilendirilmeli olabildiğince öğrencilerimizin buralara gitmesi ve kendi kitaplarını alması sağlanmalıdır. Her öğrencinin evinde mutlaka kitaplık olmalıdır.Aileler  evde okuma saatleri düzenlemeli ,bu saatler içerisinde evdeki televizyonlar, bilgisayarlar, telefonlar kapatılmalıdır.Çocuklar ailleleri  ile birlikte yapılan okuma etkinliğinden büyük keyif alırlar. Hele hele okuma saatleri kelime oyunları , öykü tamamlama oyunlarıyla  zenginleştrilirse.

    Dünya hızla değişiyor ve gelişiyor. Bu gelişime ayak uydurmak için çok okumak ,araştırmak gerekiyor.Çocuklarımızın mutlu olmalarını,sosyal olmalarını, hangi mesleği yaparlarsa yapsınlar hakkını vererek ve severek yapmalarını istiyorsak çocuklarımıza okuma  alışkanlığı kazandıralım.

    Okuyan çocuklar,yetişkin gibi düşünür ve kendi kanatları ile uçarlar.

    Ayla  YÜCE

    ÖĞRETMEN