Özgürleşmenin Sırrı: Putları Yıkmak!/ Sosyolog Esma ÇERÇİL

Özgürleşmenin Sırrı: Putları Yıkmak!/ Sosyolog Esma ÇERÇİL

Eski zamanlarda; peygamberlerin yaşadığı dönemlerde insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara taparlarmış. Onlara; ‘Bolluk tanrısı’, ‘Aşk tanrısı’ vb. isimler verirlermiş. Onları kızdırmamaya çalışır, hatta evlatlarını bile kurban ederlermiş. Bu kadar putlaşmaya rağmen eğer hayatları istedikleri gibi gitmezse onlara kızar, yıkarlarmış. İnsanlar kendi elleriyle yonttukları heykellerden medet umarlarmış. Bu nedenden dolayı hep yeni bir din gelmiş, taki tek ilah olan Allah’ın birliğini tebliğ eden son İslam dinine kadar. “Allah birdir ve tektir.” demiş İslam. Putlara tapınmayı yasaklamış. Allah; “Yalnız benden korkun ve yalnız benden isteyin.” demiş kutsal kitabımızda ve aslında özgürlüğün tanımını yapmış: Yıkın Putları!

Hiç düşündünüz mü acaba bu kadar mutsuzluğun, bu kadar acımasızlığın, bu kadar vicdansızlığın nedeni putlaşmak olabilir mi? Bir insanın bir puta tapması, ona kul köle olması demektir. Bu putun sadece eski dönemlerdeki gibi heykellerden ibaret olması gerekmez. Günümüze baktığımızda belki bir heykelcik değil ama onlarca, yüzlerce putumuz olduğunu görebiliriz; bize mutluluk verdiğini sandığımız bir bağımlılık putu, yenik düştüğümüz bir öfke putu, elimizdekini kaybetmekten kaynaklanan bir korku putu vb.

Gerçek özgürlük putlardan arınmakta gizlidir. Bunun için vazgeçebilme cesareti gerekir. İnsan rahatından vazgeçebilme cesaretini gösteremediği sürece asla gerçekten mutlu ve başarılı olamaz. Kendi gerçek potansiyelinin ne ve ne kadar olduğu hakkında fikir edinemez, hakkını kazanamaz. Çünkü insan mecbur kalmadığı sürece kendisinin ne tür bir cevher olduğunu hiç bilemez. Bu yüzden yaşam bize iki soru sorar: “Sen mi vazgeçeceksin yoksa ben mi elinden alayım?” Siz hangisini seçerdiniz? Kendi iradesiyle vazgeçenler geceden günün ilk ışıklarına kadar olan bir zerrede, yaşam tarafından elinden alınanlar ise yıllara uzanan bir zamanda gerçekten kazanırlar.

Gerçekten mutlu olmak,

Gerçekten hak ettiğimizi kazanmak,

Gerçekten başarılı olmak istiyorsak, 2017 yılı “0” yılıdır. Yani yeniden başlamanın yılıdır. Haydi, hepimiz yapabildiğimiz oranda yıkalım putlarımızı. Belki günde bir tane, belki ayda bir tane. Sayısı mühim değil. Önemli olan harekete geçmektir. O halde yeni yılda yenilikler yapmak ve bu yılın, bir önceki yıldan farklı olmasını sağlamak için putları yıkma yolunda;

  • Putlarımızı tespit edelim
  • Onları yıkmak için karar verelim
  • Yıktığımızda neler kazanacağımızdan emin olalım
  • Harekete geçelim ve asla vazgeçmeyelim.

Önce küçükten, hatta ufacıktan başlamak gerek. İnsanın hareket etmesini engelleyen duygu, hedefin büyüklüğü altındaki yapabilmeye yönelik acizlik duygusudur. Bu nedenle hedef büyük, adımlar küçük olursa yapabilme cesareti artar ve yolculuk devam eder. Şimdi siz de ilk adımı atın ve yapabileceğinize inandığınız ufacık bir alışkanlığınızdan, duygunuzdan ya da davranışınızdan vazgeçin.

2017 hepimize güven, eminlik hissi, yaşam coşkusu ve özgürlük getirsin.

Yazar: Sosyolog Esma ÇERÇİL

loading...