Panik atak hastaları 10 dakika ölümü yaşar

    Son dönemde herkes panik ataklı! Hastalık giderek artıyor ve tıp tam olarak nedenini çözemiyor. Prof. Dr. Sedat Özkan, “Panik 10 dakikada doruğa ulaşıyor, hasta saatler sürdüğünü ve öleceğini düşünüyor” diyor

    Yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleriyle gelen panik atak, günümüz insanının en büyük sağlık sorunlarından biri… Prof. Dr. Sedat Özkan, hastalığı şöyle özetledi: “Duygu ve düşünceler birbirini tetikler ve panik başlar. Bazı insanlar paniğin yarattığı acıyı, ameliyat ve kanserden daha zor buluyor.” İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Özkan, panik atak bozukluğu hakkında merak edilen soruları yanıtladı.

    ATAK ANİDEN BAŞLIYOR

    Panik atak hastalık mı, yoksa bir kuruntu mu?

    Panik atak; psikiyatrik bozukluklardan kaygı ve anksiyete bozuklukları içinde ele alınan bir hastalıktır. Günümüzde hastalığın görülme sıklığı gittikçe artıyor. Tıp dünyası, bir asrı aşkın süredir hâlâ hastalığın şifresini çözmek için araştırma yapıyor.

    Panik atak, başka ruhsal hastalıklarla benzeşir mi?

    Panik atak; aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir. Atak birden başlar ve genellikle 10 dakikada ya da daha kısa süre içinde doruğa ulaşır. Oysa insanlar bu süreyi “Saatler boyu” diye tanımlarlar. Çoğu zaman bu duyguya, bir tehlikenin yaklaştığı, kötü bir şeyler olacağı duygusu ve kaçma isteği eşlik eder. Hastalar çoğu zaman, bu nöbetlere ‘kriz’ adını verir.

    ÇARESİZLİK YARATIR

    Panik atak yaşayan hastalar ne hissediyor?

    Hastalar, genellikle korkularını çok yoğun olarak tanımlarlar. “Öleceğimi hissettim”, “Kontrolümü kaybettim”, “Kalp krizi ya da felç geçirdiğimi düşündüm” derler. Tüm bu belirtiler kişide endişe, dehşet, tedirginlik, gerginlik, sinirlilik ve çaresizlik gibi duyguların yaşanmasına neden olur.

    Hemen hemen herkesin yaşamında paniklediği ve heyecanlandığı anlar

    olur.

    Peki, ne zaman hastalıktan endişe duymalı?

    Kaygı, her insan tarafından yaşanan bir duygu ve yaşamın sürdürülmesinde önemli bir rol oynuyor. Dozundayken son derece sağlıklı olan bir duygu olan kaygı, eğer kişinin yaşamını, ilişkilerini ve işlevselliğini olumsuz yönde etkiliyorsa bu durum panik atağı işaret ediyor.

    NELER HİSSEDERLER?

    Ölmek üzereyim.

    “Kalp krizi geçiriyorum.

    Aklımı yitirmek üzereyim.

    Kendimden geçmek üzereyim.

    Nefes almam mümkün olmayacak.

    İnme inecek, felç olabilirim.

    Kontrolümü kaybediyorum.

    Tansiyonum çok yükseldi ve beyin kanaması geçirmek üzereyim.

    ENDİŞEYLE ÇOĞALAN BELİRTİLER

    Çarpıntı

    Kalp atış hızının artması

    Terleme

    Titreme

    Nefes darlığı ya da boğulduğunu hissetme

    Soluğun kesilmesi

    Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi

    Bulantı ya da karın ağrısı

    Baş dönmesi

    Sersemlik hissi

    Düşecekmiş ve bayılacakmış gibi olma hali

    Gerçek dışılık algısı, benliğinden ayrılmış olma

    Kontrolünü kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu

    Ölüm korkusu

    Uyuşma ya da karıncalanma hissi

    Üşüme, ürperme ya da aşırı derecede oluşan ateş basması.

    KALP KRİZİ OLMAZ AMA TANSİYONU YÜKSELTİR

    Panik atak öldürür mü?

    Panik atak, kalp krizine yol açmaz ama ataklar sırasında kalp hızında hafif bir artış ve tansiyon yüksekliği saptanabilir. Ancak kişide kalp hastalığı varsa kriz riski artırabilir.

    Panik atak endişesiyle gelip kalp krizi tespit ettiğiniz hastanız oldu mu?

    Panik atak hastaları, hiçbir fiziksel sorunları olmadığı halde başka hastalıklardan endişe duyarak yıllarca farklı tedavi görebiliyor. Aynı zamanda panik atak şikayetleri ile başvuran ancak kalp krizi geçirdiğini tespit ettiğim hastam da oldu. Bu yüzden doktorlar, her iki durumu da dikkatle hastayı tedavi etmeli.

    ENDİŞELİ KİŞİLİKLER

    Toplumsal etkenlerin yanı sıra köpek havlaması gibi çok sık karşılaşılan bir uyaran da panik atağı tetikleyebilir mi?

    Panik ataklar, aniden ortaya çıkar. Başlangıcının, genellikle tetikleyici bir faktörle ilişkisi yoktur. Bir nesne ya da durumla tetiklenen kaygı atakları ve fobik bozukluklar da görülür.

    Kimler risk altındadır?

    Ciddi bir travmaya maruz kalanlar, iç çatışma ve ikilem yaşayanlar, gelecek kaygısı taşıyanlar, kontrol kaybı ve endişeli bir kişilik yapısına sahip olanlar; panik bozukluk geçirmeye yatkındırlar.

    FİZİKSEL NEDENİ YOK

    Panik atak hastalarında; hipertansiyon, solunum yolu hastalıkları, migren, ülser ya da tiroit bezi hastalıkları görülür. Göğüs ağrısı; ilk ve acil yardım birimlerinde en sık görülen belirtilerden biri olmasına rağmen, panik atak bozukluğu olan hastaların yüzde 90’ında bedensel bir neden gösterilemez.

    YALNIZ BAŞLARINA DIŞARI ÇIKMAZLAR

    Panik atak hastaları, bazen eve bağımlı bir duruma gelebilir ve ‘agorafobik’ özellikler göstermeye başlarlar. Alan korkusu yüzünden sokağa tek başlarına çıkamazlar, evde yalnız kalamazlar. Kalp krizi geçirebilecekleri, boğulabilecekleri ya da kontrollerini kaybedip diğer kişilere kötü davranışlarda bulunacakları endişesiyle topluma katılamazlar.

    KORKU İÇİNDE YAŞARLAR

    Agorafobinin bulunduğu panik bozukluğuna ‘agorafobi ile birlikte panik bozukluğu’, bulunmadığı durumlara ise ‘agorafobi olmadan panik bozukluğu’ adı verilir.

    Agorafobinin en belirgin özeliği; yalnız kalmaktan ya da kaçmanın zor olabileceği ve ani bir sorun yaşamaktan korkmaktır. İşlek bir cadde, sinema, tiyatro, cami, tünel, asansör, toplu taşıma vasıtaları, büyük kapalı alışveriş merkezleri; onların kaçtıkları yerlerdir.

    ARALARINDA FARK VAR

    KALP KRİZİ

    Ağrı, göğsün ortasında ve süreklidir.

    Ağrı hareketle artar, dinlenince azalır.

    EKG’de kalp ritminde anormallikler saptanır.

    PANİK ATAK

    Göğüs ve kalp üstünde zaman zaman kısa süreli ağrılar olur.

    Ağrı yayılmaz ve dinlenmekle azalmaz.

    Bulantı hissi olabilir ama kusma olmaz.

    Panik atak hastaları için kese kağıdı üflemek gerçekten işe yarar mı?

    Evet, son derece önemli ve işe yarayan bir uygulamadır. Panik anında hastalar çok hızlı nefes almaya başlar. Dakikada 22 kez olan nefes süresi iki katına çıkar. Bu da kanın biyokimyasını bozarak paniği artırır. Kese kağıdının içinden derin nefes alınması; verilen karbondioksit geri solunmuş olacağı için solunumun hızı engellenir. Bu arada hastalardan düşünceleri değiştirmeye çalışmalarını isteriz. Ayrıca ortamın da değiştirilmesi gerekir.

    ESRA TÜZÜN

    26.07.2011

    sabah