Peptik Ülser ve Ülser Çeşitleri

    Ülser, veya peptik ülser, herhangi bir canlının epitel dokusu’nda belirebilen bir tür yaradır

    Dil ülseri

    Dilde görülen; etrafı kırmızı, içi su dolu küçük kabarcıklar, dil ülserinin belirtisi olabilir. Derin ve sert kenarlı dil yaralarında, mutlaka doktora başvurmak gerekir. Diğer dil yaraları ve ağrı, hazımsızlık veya gripten kaynaklanabilir.

    Onikiparmak bağırsağı ülseri

    İnce bağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi edilmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder.

    Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilkbahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir.

    Mide ülseri

    Midenin iç yüzündeki belirli bir kısmın aşınması sonucu meydana gelen yaraya mide ülseri denir. Sinir bozukluğu, midede asit fazlalığı, zamanında ve iyi tedavi edilmeyen gastrit, mide zafiyeti, karaciğer yetersizliği veya safra azlığı, kalp hastalıkları, sindirilmesi güç yiyeceklerin aşırı derecede kullanılması, haddinden fazla sigara, çay, kahve veya asit yapıcı meşrubat içmek, alkol kullanmak veya bazı ilaçların uzun süre kullanılması mide ülserini doğuran nedenler arasındadır. Hastalığın başlangıcında mide ekşimesi ve ağırlık hissi vardır. Hastanın ağzına, sık sık ekşi su gelir. Tat alma duygusu hafiflemiştir, dil paslıdır, hastanın rengi solmuştur. Karnın üst kısmına bastırılınca, acıma hissedilir. Bu belirtiler ortaya çıktıktan sonra; en kısa zamanda tedaviye geçilmezse; yemeklerden 2-3 saat sonra sırta doğru yayılan şiddetli mide ağrıları başgösterir. Baş dönmesi ve terleme de görülür. Bu devrede, kusma ile bir miktar kan da görülebilir. Bazı kimselerin dışkıları katran gibi olur. Bu işaretler, ülserin ilerlemiş olduğunu gösterir. Mide ülseri, bilhassa ilk bahar ve son bahar aylarında, çok rahatsız edici bir hal alır. Ağrı ve kanamalar artar. Mide ülseri, başlangıcında teşhis edilip de tedaviye başlanılacak olursa, telaşlanmaya ve korkmaya gerek yoktur. Bu durumda yapılacak ilk iş, üzüntüye kapılmamak, aksine bütün üzüntülerden sıyrılmaya gayret sarfetmektir. Sonra tedaviye yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki hususlara kesinlikle uymak gerekir. – Tedavi süresince istirahat edin – Yemeklerinizi, her gün belirli saatlerde yiyin – Bağırsaklarınızın düzenli bir şekilde çalışmasını sağlayın – Sigara, çay, kahve ve alkolü bırakın – Diş sağlığına önem verin – Süt ve sütlü yiyecekler, yumurta, kızarmış ekmek, tereyağı, pelte ve haşlanmış balık, sebze püreleri ve patates yemeğini sofranızdan eksik etmeyin.

    Ülseratif kolitis

    Stres sonucunda ortaya çıkabilen ve kalın bağırsakla rektumu kaplayan kanamalı yaralardır.

    Ülseratif kolit (UK), inflamatuar bağırsak hastalığı (IBH)’nın bir şeklidir. Ülseratif kolit ülserler ve açık yaralar ile seyreden, kalın bağırsakları tutan bir kolittir. Aktif hastalığın ana belirtisi genellikle aşamalı bir başlangıç gösteren ısrarlı kanla karışık diyaredir. IBH sıklıkla sıkıntılı ama daha az önemli olan irritabl bağırsak sendromu(IBS) ile karıştırılır.

    Ülseratif kolitin bir diğer inflamatuar bağırsak hastalığı olan Crohn hastalığı ile arasında benzerlikler vardır. Ülseratif kolit alevlenen semptomların ve göreceli olarak semptomsuz dönemlerin olduğu kesintili bir hastalıktır.Ülseratif kolitin semptomları bazen kendi kendine azalabilmesine rağmen, hastalık gerilemeye girmesi için tedaviyi gerektirir. Ülseratif kolit Birleşik Devletler’de her 100,000’de 35-100 kişide ya da populasyonun 0,1%’inden azında meydana gelmektedir.

    Hastalık birbirinden ayrı ülkelerin kuzey bölgelerininin yanı sıra dünyanın kuzeyindeki ülkelerde daha yaygındır. Tanı oranlarının daha fazla olması nedeniyle varlıklı ülkelerde hastalık oranı daha yüksek olma eğilimindedir. Ülseratif kolitin bilinen bir sebebi olmamasına rağmen, genetik bir unsurun varlığından şüphelenilmektedir. Hastalık, yatkın bir kişide çevresel etmenler tarafından tetikleniyor olabilir. Beslenmeyle iligili değişiklikler kişinin hastalıktan duyduğu sıkıntıyı azaltmasına rağmen, ülseratif kolitin beslenme faktörlerinden kaynaklanmadığı düşünülmektedir.

    Ülseratif kolit bir otoimmün hastalık olarak tedavi edilir. Tedavi anti-inflamatuar ilaçlarla, immunosupresyon ile ve immün cevabın özgün bileşenlerini hedefleyen biyolojik terapi iledir. Kolektomi (cerrahi olarak kalın bağırsağın kısmi ya da tam olarak çıkarılması) bazen gereklidir; fakat hastalık için tedavi edici değildir.

     

    Varis ülseri

    Daha çok, bacağın alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni, varisli yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır. Hastalık bacağın alt kısmında, bileğe yakın bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkar. Ayak bileği şişer, deri esmerleşir ve bazen de ağrı hissedilir. Doktor tedavisi şarttır.