Psikanalist Yaklaşımın Sürrealist Tablolara Yansıması/ Psikolojik Danışman Dilan YAVCİK

    Psikanalist Yaklaşımın Sürrealist Tablolara Yansıması/ Psikolojik Danışman Dilan YAVCİK
    336x280 Reklam Alanı !

    Psikanaliz;Sigmund Freud’un çalışmaları üzerine kurulmuş bir psikolojik kuramlar ve yöntemler bütünüdür.Bir psikoterapi tekniği olarak kullanılan psikanaliz,hastaların zihinsel süreçlerinin bilinçdışı unsurları arasındaki bağlantıları ortaya çıkarmaya çalışır..

    Sürrealizm(Gerçeküstücülük);Aklın,geleneklerin,alışkanlıkların denetimden uzak , bilinçaltı gerçeklerini yansıtan yani bilinen gerçekle bağını kesip kendince bir gerçek yaratmak amacını güden edebiyat ve sanat akımıdır..

    Sürrealistler, Freud’un psikanaliz yönteminden yola çıkmışlardır. Sanatçı bilinçaltındakileri dışa vurarak eserini oluşturur. Akıl ve mantık değersizdir. İnsanı yönlendiren içgüdülerdir, bilinçaltıdır. Bu akıma göre edebî eserde bir kişinin sevaplarının yanında günahlarının, ahlâka uygun davranışlarının yanında uygun olmayanların da bulunması gerekir.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Sürrealizmin önemli temsilcilerinden Salvodor Dali hiçbir ayrıntıyı kaçırmayan , rüya ve bilinçdışı   öğelerini birleştiren, hiper-gerçekçi üslubuyla birlikte optik yanılsamalar yaratıp paranoyak-eleştirel dönüşüm yöntemini kullanır.‘Yanan Zürafa’ eserinde insan vücudunu psikanaliz ile açılabilen tamamen gizli çekmeceler olarak yansıtmıştır.Psikanalizin bir alegorisini yapmak istiyordu.’Her birimizin çekmecelerindeki narsistik kokunun farkına vardığımızda’ aldığımız zevki görselleştirme arzusundadır.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Max Ersnt, Freud’un rüya ve bilinçdışına dair açıklamalarından etkilenen resimleri halüsinasyon yaratıcı bir gücü sergiler.The Entire City’ adlı eseri düş ile bilincin birbirine geçtiği tablolarından biridir.Bu tablolar biraya  getirilip eklenmiş ve tabloyla bütünleşen nesnelere yer verdi.Kuşlara eserlerinde çokça yer veren Ersnt Loplop verdiği kuş adamın çıkış noktası,çocukken çok sevdiği kuşunu bir sabah ölü bulmasının şaşkınlığını yaşarken,aynı anda odaya giren babasının kızkardeşinin doğumu söylemesinden sonra kuşların insanların ruhlarını değiştirdiklerine dair bir inanç geliştirmiş olabilir.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Frida Kahlo’nun çoğu resmi sürrealizme yakın olarak adlandırılır.Sanatçının kendisi bunları,’Ben hiçbir zaman rüyaların resmini yapmadım,kendi gerçekliğimi resimledim’’diye yorumluyordu.Eserlerinde yaşadığı olayların yansımaları görülür.İki Frida adlı eserinde gerçeklikte yaşamını dayanılır kılmak için bulduğu mitsel varlıklar arasında bir uçurum vardı ve acısını temsilci olarak ikinci Frida’ya  aktardı.Bu sayede hem acısıyla yüzleşip hem de ondan kurtuluyordu.Sağdaki Frida döneminin modernitesinde yaşarken soldaki Frida ise  geleneksel Meksika köklerinden aldığı tarafını yansıtır.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Rene Magritte ‘The Lovers Series’(Aşıklar Serisi) olarak adlandırılan 4 eseri vardır.Üstteki eseri The Lovers 1. Eserde yüzleri beyaz bezle kamufule edilmiş öpüşen kadın ve erkeği gösteriyor.Bu eserin 2 yorumu vardır.İlki,Magritte’nin 13 yaşındayken yaşadığı korkunç bir olaya bağlanıyor.Nehirde boğulan annesinin cansız bedenini son kez yüzü örtük çarşaflı şekilde gören ressamın hayatını bunu hayatı boyunca unutamamıştır ve birçok eserinde bunun etkisi görülmektedir.Diğer yorum ise çizgi roman serisi ‘Fantomas’a olan hayranlığından etkilenip bunu eserine yansıtmış olmasıdır.İnsanın kendinden gördüğü insandan dahi bir şeyleri hep saklar.Bu beyaz örtünün bunu simgelemesi olasıdır ya da bu örtü,aşkın insan gözüne örttüğü perde olabilir.Aynı şekilde bu beyaz örtülü aşk,kavuşamamışlık/imkansızlığı simgeler.Arka plandaki kasvet de bu yorumu destekliyor.

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Jacek Yerka’nın neredeyse hiç insan figürü kullanmaz ve genelde yüksekte duran yapıları yer alır.’Grandma’s Kitchen ‘ adlı eserinde babaannesini mutfağını tasvir eder.Çoçukluk anılarında babaannesinin yeri büyük olan sanatçı hayal dünyası ve çocukluk anılarıyla eseri yoğunlaştırmıştır..

     

     

     

     

     

     

     

     

     

    Utku Varlık’ın ‘Soyut Kompozisyon adlı eseri Türkiye’deki sürrealizmde öne çıkan eserlendendir.“Eğer bir düş giderek resme dönüşüyorsa, resim de sonuçta düşe dönüşür” diyen Utku Varlık, figür, nesne ve mekan bağıntılarından yola çıkan, fantastik-gerçekçi bir üslupla kurgulanmış resimlerinde düşsel, romantik, simgesel, bir anlamda olağanüstü bir dünya yaratır.Ressam  Bir yazar arkadaşımın Utku resim yaparak düşünür” sözü beni anlatır. Ben gerçekten de bir şairin şiir yazması gibi resim yapıyorum. Resmimdeki tüm bu ışıklar, figürler sınanarak çıkıyor, spontane değil. Düşüncelerimi anlatıyorum.” diyor

    Dilan YAVCİK

    Psikolojik Danışman

    dyavcik@gmail.com

    Facebookta Sayfamızı Takip Edin

    loading...