Rüyayı Kim Görüyor?

    Rüyayı Kim Görüyor?
    336x280 Reklam Alanı !

    Önce görme olayını inceleyelim

    Görme olayı, bilimsel olarak göze çarpan belli dalga boylarının beyne iletilip, çözümlenip görüntü halini almasıdır.

    Yani göze çarpan belli aralıkta ki dalga boyları diyelim ki ‘’vav’’ formatı olsun. Görüntü de mp3 formatı olsun. Vav dosyaları beyinde mp3 formatına dönüştürülüyor. Görüntü olarak anlamlandırılıyor.

    Peki o zaman rüya’yı gözler kapalı olarak kim görüyor?

    Tasavvuf ehline göre, ruh bilinç mertebelerinde insan aslında bilgi ile donanımlı olarak doğar. Bu bilgilerin açığa çıkması, nefis terbiyesi yani iyi ahlak sahibi olma çalışmaları, ibadet, zikir ve tefekkürlerle insanda var olan bilgilerde ki perdelilik hali kalkar. Yani bilgiler siz kendinizi geliştirdikçe aşama aşama algılanabilir boyuta ulaşır. İdrak artmış olur.

    ‘’ Her şey yazılmış, çizilmiş, çoktan kalem kırılmış, biz dünya’ya hatırlamaya geliriz’’ der tasavvuf ehli.

    Rüya olayına tekrar dönersek, rüyada gözlerimiz kapalı iken gördüğümüz görüntüler nasıl gerçekleşiyor. Bazen rüyada hiç tanımadığınız insanları ve mekanları görürsünüz. Rüya olayı sadece beyinde gerçekleşmiş olsaydı, beyin rüya olayında sadece arşivde ki vav dosyarını kullanırdı. Beyin kendisinde mevcut olmayan bu dosyaları nasıl görüntüye mp3 e çevirebiliyor peki?

    Konuyu daha iyi detaylandırabilmek için bir ayet paylaşmak isterim;

    Allâh, ölümü tatma zamanı geldiğinde insanları vefat ettirir (bedenin işlevsiz kalması). . . Ölmemiş olanları da uykularında (bilinç dünyasına geçirtir). . . Hakkında ölüm hükmettiğini (o boyutta) tutar; diğerlerini belli bir ömür için irsâl eder. . . Muhakkak ki bu olayda derin düşünen bir topluluk için elbette işaretler vardır.) (39/ZUMER-42: )

    Hani tasavvuf ehli, dünyaya ruh bilinç merbesinde bilgi ile donanımlı olarak geldiğini söyler demiştik. O halde bizler rüya halinde iken, bilinçte kayıtlı var olan vav dosyalarını mı beyinde mp3 e  çeviriyor?

    Ölümden sonra, bilincin devam ettiği Peygamber Efendimizin hadisleri ile sabittir.

    O halde ayette belirtildiği gibi ölüm de bir uyku hali midir?

    Fark olarak biyolojik bedenin işlevsiz kaldığı bir uyku hali, yani yazının başında da belirttiğim gibi ruh bilinç mertebesinde ki bir uyku hali…

    ‘’ İnsanlar uykudadır, öldüklerinde uyanırlar’’ buyurur Peygamber Efendimiz.

    Burada uyku hali olarak, aslında ruh bilinç mertebesinde var olan bilgileri, dünya da açığa çıkarmak için gerekli çalışmaları yapmamış olan insanlar mı kastedilmektedir?

    Diğer bir deyişle, bu dünyada görme olayında ki dalga boyu sınırını kaldıramamış insanlar, ölümü tattıklarında bu dalga boyu sınırının kalkacağını mı anlamalıyız?

    ‘’Görelim Mevlam Neyler, Neylerse Güzel Eyler’’

    Yazar: Öz’ün İfadesi