Sanat ve Spor Düşmanı Ebeveynler/ Psikolojik Danışman Sara AKÇA

    Sanat ve Spor Düşmanı Ebeveynler/ Psikolojik Danışman Sara AKÇA
    336x280 Reklam Alanı !

    Geçen hafta öğrenci ve veliler için yapmış olduğum lise türleri hakkında ki seminerim de gördüm ki güzel sanatlar ve spor liselerine olan bakış açısı oldukça vahim.

    Hangi Liseyi Seçmeliyim?/ Psikolojik Danışman Sara AKÇA

     

    Sene başında güzel sanatlar liselerini isteyen, sınav tarihlerini soran, merak eden o istekli, heyecanlı öğrencilerim gitmiş yerine tamamen bu liselere karşı yetenek sınavına girmekten tamamen vazgeçmiş öğrenciler gelmişti. Bu durum benim için oldukça üzücüydü.

    Velilerin endişelenmiş bir şekilde telefona sarılıp hocam oğlum spor lisesi istiyor ama o liselerde puanlama farklı oluyormuş TEOG’un %30 alınacakmış ve şuan dersleri bırakmasından korkuyorum. Bu nedenle o liselere girmesini istemiyorum düşünceleriyle çocuklarını bu denli yönlendirmeleri ..

    Fakat kaçırdıkları bir şey var.

    MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Gençlik Spor Bakanlığı eğitimde devrim niteliğinde işbirliği yaptı.  11-19 yaş aralığındaki gençleri spora özendirmek için dev bir adım atıldı. Ortaokul 5’inci sınıflarda tüm öğrencilere yetenek testleri uygulanacak. Bu kapsamda, 8 yıl içerisinde bütün öğrencilerin en az bir branşta lisans almaları hedefleniyor.

    Yetenekleri doğrultusunda eğitim alan öğrenciler 6 ve 7’nci sınıfta eğitimleriyle ilgili kapsamlı bir değerlendirmeye alınacak 8’inci sınıfta ise gerekli yönlendirmeler yapılacak.

     

    Spora devam öğrencilere TEOG’da ek puan verilecek.

    Sportif etkinliklere katılan öğrencilere TEOG’da ek puan verileceğini belirten Avcı, şöyle dedi: “Protokolün maddelerinden bir tanesi de çocuklarımızın bu alandaki başarılarının daha sonra değişik aşamalarda, ortaöğretime geçiş aşamasında yani TEOG’da bir ek puan olarak değerlendirilmesidir. Çocuklarımız hem kendi kabiliyetleri doğrultusunda spor yapacaklar hem de bu faaliyetleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından değerlendirmeye alınacak ve onların akademik başarılarına da bu yansıtılacak”

    Peki öğrencilerin büyük çoğunluğu müzik, resim ve spora nasıl bakıyor?

    Eğitim sistemimiz tamamen sınav odaklı olduğu için çocuklar okullarda müfredatta olan bu dersleri işlemek yerine o dersler de test çözmek istiyorlar.

    Velilerin gözünde bu dersler zaman kaybı. Çünkü çocuğun o derste çözeceği belki 20 soruyla belki de verimsiz geçirdiği o 40 dakikada hayatının değişeceğini düşünüyor.
    Yeni yapılan bu düzenleme ile hem öğrenci hem veli hem de öğretmen sanata ve spora değer verecek, önemini anlayacaktır.

    Ailenin beklentisi ne?

    Aileler çocuklarının sanat ve sporu hobi olarak yapmaları gerektiğini düşünüyorlar çünkü üniversite kaygıları var.

    Kolundan bir altın bileziğin olsun, mesleğini al ondan sonra sanatı sporu yine yaparsın diye düşünen aileler endişeli, çocuklarının üniversiteye girmemelerinden korkuyorlar.

    Ailenin bu algısını değiştirmek üniversiteyi garantileyen bir sistemin olmasıyla çözülecektir diye düşünüyorum.

    Türkiye’de öğrenciler bir binaya tıkılıp sen bu sınava gireceksin başarılı ol ya da olma bu sistemin bir parçasısın matematiğin iyi veya kötü, iyiyse şanslısın ama kötüyse tamamen eksikliklere odaklanan öğrencinin öz saygısını zedeleyen, sürekli sınıftaki başarılı arkadaşlarıyla kıyaslanan bu sisteme maruz kalması özellikle 13 yaş gelişim dönemi için oldukça zararlı.

    Avrupa ülkelerinde insanlar olumluya, yeteneğe, ilgiye odaklı olduğundan her şey çok daha sağlıklı ilerliyor. Aileler benim çocuğum matematikten 50 almış ama edebiyatı 90

    Ne yapıyor aile?

    Edebiyata yönlendirerek iyi olduğu alanda gelişmesini sağlıyor.

    Eksiğe, olumsuza odaklanıp kalmıyor. Çocuğunu kimseyle kıyaslamıyor, neden başarısız olduğunu sorgulamıyor, kendine olanı güvenini kırmıyor…

    Güçlü yönlerine odaklanıp oradan ilerlemesini sağlıyor.

    Bu nedenle maalesef kendine güvenmeyen, utangaç, kendini ifade etmekte çekinen gençler yetiştiriyoruz.

    Sara AKCA
    Psikolojik Danışman
    saraakca@hotmail.com