SINAV KAYGISINDA AİLE FAKTÖRÜ

    SINAV KAYGISINDA AİLE FAKTÖRÜ
    336x280 Reklam Alanı !

    Ebeveyn olarak çocuklarımızdan hayata dair bir takım beklentimiz oluyor. Fakat bu beklentileri hayata geçirebilmek için doğru iletişim kurmamız gerekir. Kuramazsak çocuklarımız yanlış bir eğitim anlayışı kazanabilirler.

    Üniversite sınavına hazırlanan öğrencilerin velileri olarak belki diğer çocuklarınızla sınav olgusunu daha önce yaşadınız, belki de ilk kez yaşıyorsunuz. Fakat bilinmesi gereken bir şey var ki o da bir sınav gerçeğiyle karşı karşıya olduğumuzdur. Böyle durumlarda bilmemiz gereken tek şey bu sınavın değişmeyen gerçekleridir.

    Peki nedir bu gerçekler?

    Bu sınava her yıl yaklaşık 1.5 milyon öğrenci giriyorsa bu sınavdan her yıl ortalama 5-6 milyon kişi direkt olarak etkilenmektedir.

    Bu sınava giren 1.5 milyon öğrencinin ortalama 240 bini lisans, ön lisans ve yetenek sınavları vs. ile yaklaşık 450 bin öğrenci bir yüksek öğretim programına yerleşecektir. Bakın öğrencinin istediği bir bölüme kayıt olması değil, kontenjan gereği bir bölüme girebileceği yaklaşık rakamlar bunlar.

    Peki biz ebeveynler olarak ne yapmalıyız sınavdan kurtulmak için?

    Sınavı kazanmalıyız.

    Bu sınavdan hayatımızın sonuna kadar kurtulmak için bu sınavı kazanmalıyız. Bakın kazanmalıyız diyoruz. Öğrencilerimiz kazanmalılar demiyoruz.

    Çünkü bu sınav sadece çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin çabalarıyla geçilmemeli. Bu sınav aileleri bu kadar etkiliyorsa onların da bu kolektif çalışmada yer almaları gerekir. Bu sınavda hepimize düşen çok önemli sorumluluklar var.

    Çocuklarımıza bilmeyerek de olsa günlük hayatta bir takım mesajlar iletiriz. Fakat bu iyi niyetli mesajlar kaygı düzeyi yüksek olan bir ergende farklı düşüncelere sebebiyet verebilir. Bu mesajlara ve yol açtığı düşüncelere örnek vermek gerekirse;

     

     

    GELECEK KAYGISI-BELİRSİZLİK

    • *MESAJ:
    • *Hayatta bir yerlere gelebilmenin tek yolu üniversite…
    • *DÜŞÜNCE:
    • *Kazanamazsam hayatım boyunca mutsuz ve başarısız olacağım.
    • *MESAJ:
    • *Sınavı kazanamazsan gününü görürsün…
    • *Bu sene son şansın…
    • *DÜŞÜNCE:
    • *Sınavda başarısız olursam ailemin gözündeki değerim düşecek, artık beni sevmeyecekler.

    Öneriler

    • *Hazırlığını artırmasında destek olun.
    • *Sınavı kazanmasının onu sevmenizin bir koşulu olmadığını ifade edin.
    • *Dış faktörleri değiştirme şansı olmadığına göre değişikliğin kendisinde yapacağı farklarla ortaya çıkacağını hatırlatın.

     

    BEKLENTİ DÜZEYİ

    • *MESAJ:
    • *Kuzenin Boğaziçi’ne girdi. Bakalım sen ne yapacaksın.
    • *DÜŞÜNCE:
    • *Kuzenimde olsa başkalarıyla karşılaştırılmaktan hoşlanmıyorum. (Eşinizin sizi kapı komşunuzla sürekli kıyasladığını düşünün, böyle bir yaşantıdan kimse memnun kalmayacaktır. Size söylesin veya söylemesin, çocuğunuzun da hoşlanmadığından emin olabilirsiniz).
    • *MESAJ:
    • *Sen Teknik Üniversitede Bilgisayar Müh. okumalısın.
    • *DÜŞÜNCE:
    • *Puanı çok yüksek, başka bir üniversite kazanırsam mutlu olmayacaklar
    • *MESAJ:
    • *Biz bu kadar emek veriyoruz, herhalde sen de elinden geleni yaparsın.
    • *DÜŞÜNCE:
    • *Onların emeklerini boşa çıkarmamalıyım

    Öneriler

    • *Mükemmeliyetçi olmayın.
    • *Çocuğunuzdan beklentilerinizin gerçekçi olmasına özen gösterin.
    • *Çocuklarınızı başkalarıyla kıyaslamayın.
    • *Çocuğunuzun tek ve diğerlerinden farklı bir kapasiteye sahip olduğunu unutmayın.
    • *Çocuklarınızı önceki başarılarıyla kıyaslayın.

     

    GÜVEN

    • *MESAJ:
    • *Sen bunun üstesinden gelemeyeceksin
    • *Bu çalışmayla hiçbir yere ulaşamazsın
    • *Sınava …… ay kaldı, senin birçok eksiğin var, puanların çok düşük.
    • *DÜŞÜNCE:
    • *Ben başarısızım, herkes farkında
    • *Ailem bile bana güvenmiyor.

    Öneriler

    • *Öğrenciyi iyi olduğu ders dışı konularda da cesaretlendirip olumlu özelliklerini vurgulamalıdır.
    • *Unutmayın siz çocuğunuza güvenirseniz o da kendisine güvenir.

     

    OLUMSUZ DÜŞÜNCELER

    • *MESAJ:
    • *Her şey o … saate bağlı. Bakalım ne yapacaksın
    • *DÜŞÜNCE:
    • *Sınavda mükemmel olmalıyım, hata yaparsam mahvolurum

    Öneriler

    • *Çocuğunuzun sınav ve sonucuyla ilgili olumsuz düşüncelerini olumluya çevirmelisiniz.
    • *Öğrencilerin sınava yükledikleri anlam sizin bakış açınızdan fazlasıyla etkileniyor. Siz veli olarak ne kadar kaygılı iseniz hiç kuşkunuz olmasın *çocuğunuz da o kadar kaygılıdır.

     

     

    * *“Sınavda başarılı olma yaşamın tek amacı değildir. Kendine yeten bir insan olmak, yaşadığından memnun olmak ve bunu çevresine yaymak önemlidir. ‘Öğrenim’ yaşamın sadece bir yönüdür.” Felsefesini geliştirmek gerekir.

     

     

    Başarı için…

     

                Başarılı olmamız için dengelememiz gereken üç kişisel unsurumuz vardır. Bunlar:

     

    Beden – Beyin – Ruh

                Sınava hazırlanan öğrenciler sadece zihinsel bir aktivite ile karşı karşıya kaldıkları için bedensel ve ruhsal anlamda kendilerini yeterince besleyemezler ve dengesiz bir şekilde sadece zihinsel olarak sınava hazırlanırlar. Bu tamamen yanlış bir tutumdur. Çünkü öğrenci en az 2 saat süren sınavlarda zihinsel olduğu kadar bedensel olarak da yeterliliğe gereksinim duyar. Öğrenci sadece zihinsel olarak hazırlanınca, bedenen çökmüş ve yorulmuş bir bedenle bu zorlu maratonu tamamlayamadan bırakabilir.

    Yani sadece test çözerek, ders çalışarak sınava hazırlanmak yeterli değildir. Öğrencilerin ruhen de hazır olmaları gerekir.

    Düşünün lütfen; öğrenci çok çalışmış ama çalışmaktan o kadar zayıf düşmüş ki bedeni. Gözleri çalışmaktan yorgun düşmüş, kolları zayıflamış ki bu stresle birleştiği zaman çok daha etkili olur bedende ve öğrenci hayatının sınavında rahatsızlanarak sınavdan çıkıyor, fenalaşıyor. Beden istifa ediyor. Bunun nedeni zihinsel hazırlık sürecinde bedene gerekli önemi göstermemektir.

    Bunu dengelemek için ne yapmak gerekir; Öğrencinin bir sporcu gibi kampa girmesi değil tabii ki. Ders çalışmadığı zamanlarda hatta özellikle kendini sıkıntılı hissettiği zamanlarda yürüyüş yapmak, imkân varsa hafif tempoda spor yapmak, jimnastik yapmak, elbette vücudu zorlamadan yapmak yeterli olacaktır. Sporla uğraşan öğrenciler bu dönemde sporu tamamen bırakırlarsa psikolojik olarak kendilerini güvensiz ve zamanla güçsüz hissedebilirler. Özellikle spor yapan kişiler bu duyguyu çok iyi bilir. Zamanla zayıflayan kollar kişinin güçsüzleştiğine inanmasına neden olur ve psikolojik olarak onu güvensiz hissettirir. Bu nedenle spor yapan öğrencilerin sporu tamamen bırakması yerine tempolarını düşürmeleri, en azından idman günlerini haftada bir iki güne düşürmeleri gerekecek ve yetecektir.

    Ruh; Öğrenci sınava zihinsel ve bedensel olarak hazır olsun, yeterince çalışsın, bedenende gerekli güce sahip olsun. Eğer evinde, okulunda, yakın çevresinde huzursuzluk varsa, stresli baskılı bir ortam varsa, bu öğrenci ruhen hazır olamaz ve sınav motivasyonunu kullanamayan bir öğrenci potansiyeli ölçüsünde başarılı olamaz.

    Yani sınav başarısı; Sadece zihinsel bir performans değildir. Öğrenci bedenen de sağlıklı olmalıdır ki kendine güveni yerinde olsun. O güven ki öğrenciyi ruhen de sınava güçlü taşısın ve zihinsel olarak da çalışmasının sonucunu doğru bir şekilde alsın.

     

    SON OLARAK

    • *Başarının amacı, mutlu ve güvenli bir insan olmaktır. Mutlu ve güvenli bir insan olmanın çeşitli yolları vardır ve sınav sonucuna bağlanamaz. Bu yolu bulmasında çocuğunuza yardımcı olun. Birbirine bağlılığın amaç, sınavın araç olduğunu unutmayın.
    • *Çocuğunuzla sınav sürecinde, kendisini nasıl hissedip değerlendirdiğine ilişkin konuşmalar yapın, gerekiyorsa sadece dinleyin
    • *Sınavın sorumluluğunu çocuğunuza bırakmalısınız. Çocuğunuzun yerine getirmesi gereken sorumluluklarını üstlenmemeli, onu destekleyerek yardımcı olmalısınız
    • *Sınav döneminde sakin ve huzurlu bir ev ortamına sahip olan çocuklar; verimli, sakin ve başarıyla sonuçlanan bir sınav dönemi geçireceklerdir. Anne-baba olarak çocuğunuzun kaygısını artırıcı, motivasyonunu kırıcı davranışlardan kaçınmalısınız.

    Yusuf ERASLAN

    Uzman Psikolojik Danışman