Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Şizotipal Kişilik Bozukluğu

Bu kişilik bozukluğunun başlıca özelliği yakın ilişkilerde birdenbire rahatsızlık duyma ve yakın ilişkilere girebilme becerisinde azalma ile belirli toplumsal ve kişilerarası yetersizlerin yanı sıra bilişsel ya da algısal çarpıklıkların ve alışılagelenin dışında davranışların olduğu yaygın bir örüntünün olmasıdır. Bu örüntü genç erişkinlik döneminde başlar ve değişik koşullar altında ortaya çıkar.

Bu kişilerin çoğu zaman referans fikirleri vardır.(yani sıradan olayların kişinin dışında olup bitenlerin kişiye özgü özel ve olağandışı bir anlamının olduğu biçimde yanlış yorumlarda bulunma durumu) Bunlar, inançların sanrısal yoğunlukta olduğu referans hezeyanlarından ayırt edilmelidir. Bu kişiler ait oldukları alt kültürün değerlerinin dışında kalan olağan ötesi olgularla uğraşıp duruyor ya da batıl inançlara saplanmış olabilirler. Olaylar olmadan önce bunları öngörebilecek ya da başkalarının düşüncelerini okuyabilecek özel bir takım güçleri olduğunu düşünebilirler. Doğrudan (eşinin köpeği gezdirmesi, bir saat önce köpeğin gezdirilmesi gerektiğini düşünmesinin doğrudan bir sonucu olduğuna inanması) ya da büyüsel törensel davranışlara uyum sağlayarak dolaylı olarak başkalarının zerinde büyüsel denetimlerinin olduğuna inanabilirler. Algısal değişiklikler bulunabilir.( birilerinin sesini duyma gibi) konuşmalarının olağan dışı ya da kendilerine özgü deyişleri ve yapısı olabilir. Çoğu zaman dağınık, konu dışı ya da belirsizlikler taşyan konuşmaları vardır ancak çağrışımlarında gerçek bir dağınıklık ya da enkoherans yoktur. Yanıtları ya ileri derecede somut ya da ileri derecede soyut olabilir. Sözcüklere ya da kavramlara bazen olağan dışı anlamlar yüklerler.

Bu kişiler çoğu zaman kuşkucudurlar ve paranoid düşünceleri olabilir. Genellikle duygulanımlarındaki iniş çıkışları olağan sınırlarında değildir ve başarılı ilişkiler kurabilmek için gereken kişilerarası ipuçlarındna haberdar değil gibidirler. Dolayısıyla çoğu zaman başkalarıyla uygunsuz katı ya da kısıtlı bir tarzda etkileşimde bulunuyor gibi görünürler. Bu kişiler çoğunlukla olağandışı tavırları çoğu zaman birbirine uymayan dağınık bir tarzda giyinmeleri olağan toplumsal gereklere karşı ilgisiz kalmaları yüzünden acayip ya da sıradışı kişiler olarak görülürler.

Bu kişiler kişilerarası ilişkileri sorunlu olarak yaşarlar ve başka insanlarla ilişkilerinde kendilerini rahatsız hissederler. İlişkileri olmadığından dolayı mutsuz olduklarını söyleyebilirlerse de davranışları yakın ilişkiye girme isteklerinin az olduğunu düşündürür. Bunun bir sonucu olarak genellikle birinci derecede akrabaları dışında yakın arkadaşları a da sırdaşları yoktur ya da azdır. Özellikle tanımadıkları kişilerle oldukları toplumsal durumlarda anksiyete duyarlar. Başkalarıyla sadece etkileşime girmek zorunda olduklarında etkilerime girerler, kendilerini farklı kişiler olarak gördükleri için ve sadece ortama yakışık olmadıklarını düşündükleri için uzak durmayı yeğlerler. Sözü edilen ortamlarda çok fazla zaman geçirseler ya da diğer insanlarla daha yakınlaşsalar bile toplumsal anksiyeteleri kolay yatışmaz çükü yaşadıkları anksiyete başkalarının davranışlarının altında ne yattığıyla ilgili kuşkularına eşlik eden anksiyetedir. Söz gelimi şizotipal kişilik bozukluğu olan bir kişi akşam yemeğine katıldığında zaman ilerledikçe daha fazla gevşeyip rahatlayamaz, giderek daha gergin ve kuşkucu olabilir.

martdanışmanlık

loading...