Sosyal Ve Psikolojik Yönleriyle Yaşlılık

Sosyal Ve Psikolojik Yönleriyle Yaşlılık

Geçmiş yaşamı değerlendirme düzeyleri erkek ve kadınlarda önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Geçmiş yaşamı olumlu yönde değerlendirmede erkekler, kadınlardan daha fazladır. Kadınlar, geçmişi değerlendirme konusunda erkeklerden daha az olumlu düşünce içindedirler.

Yaşlılarda geçmiş yaşamı değerlendirme düzeyi, medeni durumdan da etkilenmektedir. Geçmiş yaşamı olumlu yönde değerlendirme, en yüksek oranla evli ve birlikte yaşayan yaşlılara aittir. Boşanmış ve eşinden ayrı yaşayan yaşlılar ise en yüksek oranda geçmiş yaşantısını olumsuz yönde değerlendirmektedir. Buna göre yaşlıların geçmiş yaşamı değerlendirme düzeyi medeni duruma göre farklılaşmaktadır.

Yaşlıların gelecekten umutlu olma düzeyleri de medeni durumlarına göre farklılaşmaktadır. gelecekten umutlu olanlar içerisinde en yüksek oran evli olan yaşlılara aitken; umutsuz olanlar içerisinde en yüksek oran ise evli olup eşinden ayrı yaşayan ve boşanmış olan yaşlılara aittir. Gelecekten umutlu veya umutsuz olma konusunda medeni durumun etkisi vardır.

Araştırmaya katılan yaşlıların, son 5 yıl içerisinde yataklı bir tedavi kurumunda yatarak tedavi görme durumları farklı yaş gruplarına göre farklılaşmamaktadır. Buna göre yaş grupları ile yatarak tedavi görme durumu arasında anlamlı bir ilişki olmadığı söylenebilir.

Yaşlıların sürekli kullanmaları gereken ilaçları olup olmaması durumu, değişik yaş gruplarına göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. En alt ve en üst yaş gruplarına doğru sürekli ilaç kullanımı zorunluluğu artmaktadır. Bu durumda sürekli ilaç kullanımı ile yaş arasında anlamlı bir ilişki olduğu söylenebilir.

Yaşlıların birlikte yaşadıkları kişilerle ilişki düzeylerinin, medeni durumlarına göre önemli ölçüde farklılaştığı bulunmuştur. İlişki düzeyinin iyiliği evli olanlarda en yüksek düzeyde iken boşanmış yaşlılarda en alt düzeydedir. Buna göre yaşlıların medeni durumları, kişiler arası ilişki düzeylerini önemli ölçüde etkilemektedir diyebiliriz.

Yaşlıların aylık gelirleri eğitim düzeylerine göre farklılıklar göstermektedir. Eğitim düzeyi yükseldikçe artan aylık gelir, eğitim düzeyi düştükçe aynı oranda azalmaktadır. Yaşlıların ekonomik durumları eğitim düzeylerinden etkilenmektedir diyebiliriz.

Araştırmaya katılan yaşlıların geneli kendilerine sunulan sağlık hizmetlerinden memnun olduklarını belirtmiştir. Yaşlıların, kendilerine sunulan sağlık hizmetlerinden memnuniyet düzeyleri, ait oldukları sosyal güvenlik kuruluşuna göre önemli ölçüde farklılaşmaktadır. en yüksek memnuniyet düzeyi Emekli Sandığına mensup yaşlılara aitken, en memnuniyetsiz grup Yeşilkart sahibi yaşlılardır. Bu sonuca göre mensubu olunan sosyal güvenlik kuruluşunun, sağlık hizmetlerinden memnuniyeti etkilediğini söyleyebiliriz.

Yaşlıların çoğu muayene sonrası hastalığı ve ilaçlarının kullanımı konusunda gerekli bilgilendirilmelerin doktor tarafından kendilerine yapıldığını belirtmiştir. Bağlı olunan sosyal güvenlik kuruluşu, muayene sonrası doktor tarafından bilgilendirilme düzeyini de etkilemektedir. Muayene sonrası hastalığı ve kullanması gereken ilaçlar konusunda doktor tarafından bilgilendirildiğini belirten yaşlılar içerisinde en yüksek oran Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’a mensup yaşlılardır.

ÖNERİLER

Sosyal devlet ilkesinin gereği olarak, her geçen gün toplam nüfus içerisindeki oranı artmakta olan yaşlılara sunulacak sağlık ve sosyal hizmetlerin nitelik ve nicelik yönünden daha etkili ve yeterli bir hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Sağlık alanında yaşlılara sunulacak hizmet kalitesinin artırılması için poliklinik ve servis hizmetleri sunan tüm sağlık personelinin, geriatri psikolojisi konusunda hizmet içi eğitim aşamasında seminer ve sunumlar yoluyla bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.

Devlet hastanelerinde yaşlılara sunulan sağlık hizmetlerinin öncelikli ve aksatılmadan yürütülmesi için hastane Sosyal Servisi bünyesinde gerekli altyapı kurulduktan sonra “Yaşlı Danışma ve Koordinasyon” birimi oluşturulmalıdır.

2022 sayılı yasa ile 65 yaş üzeri yaşlılara sosyal güvenlik hizmeti ile birlikte sunulan ve 3 ayda bir verilen nakdi yardım miktarının ekonomik koşullar göz önünde bulundurularak yeniden düzenlenmesi ve asgari yaşam standartları üzerinde tutulması gerekmektedir.

Yaşlılara götürülecek hizmetler konusunda etkinliğin sağlanabilmesi için, yaşlıların hizmet beklentilerinin tespit edileceği araştırmaların yapılmalı ve bunun sonuçlarına göre verilecek hizmetlerin yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Şu an, çoğu, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ile yerel yönetimlere bağlı olarak yürütülen kurum bakımı, evde bakım, yaşlı kulüpleri, yaşlı danışma, bakım ve rehabilitasyon merkezleri gibi hizmetlerin sayısının artırılması için özel sektörün bu hizmet birimlerine yönlenmesini sağlayacak destekleyici ve teşvik edici yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

e-psikoloji

loading...