Tomris Uyar ve 3 Aşık Şair/ Cansever, Uyar, Süreya

    Tomris Uyar ve 3 Aşık Şair/ Cansever, Uyar, Süreya

    İkinci Yenicilerin 3 vazgeçilmez şairi Edip Cansever, Turgut Uyar ve Cemal Süreya….. Bu üç şairimizinde aşık olduğu Tomris Uyar için yazdığı dizelere bakınca Tomris hanımı merak etmemek elde değil. Aşağıda adına yazılan dizelere bakınca anlaşılan bu merakımız daha da artacak.

    Turgut Uyar / Tomris Uyar

    Herkes seni sen zanneder.
    Senin sen olmadığını bile bilmeden,
    Sen bile
    Seni ben geçerken
    Derim ki,
    Saati sorduklarında;
    Onu ”O” geçiyordur
    Kimse anlam veremez.
    Tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
    Ettirmek istiyor musun demezler.
    Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
    Zamanı durdururum yüreğimde,
    Sensiz geçtiği için,
    Akrep yelkovana küskündür.
    Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
    Bil ki akrep yelkovanı geçerse,
    Atan bu yüreğim durur.
    Bırak bozuk kalsın, hiç değilse
    Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

    Cemal Süreya/ Tomris;

    Ay ışığında oturduk
    Bileğinden öptüm seni
    Sonra ayakta öptüm
    Dudağından öptüm seni
    Kapı aralığında öptüm
    Soluğundan öptüm seni
    Bahçede çocuklar vardı
    Çocuğundan öptüm seni
    Evime götürdüm yatağımda
    Kasığından öptüm seni
    Başka evlerde karşılaştık
    İliğinden öptüm seni
    En sonunda caddelere çıkardım
    Kaynağından öptüm seni
    Başka dizelerinde ise nasıl umutsuzca aşık olduğunu anlatmıştır hep.
    Daha nen olayım isterdin
    Onursuzunum senin!

    Edip Cansever/ Tomris Uyar;

    Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç
    Yağmurlar altında gördüm, kadeh tutarken gördüm de
    Bir kıyıya bakarken, bakarkenki ağlayan yüzünle
    Ve yarışırsa ancak Monet’nin
    Kadınlarına yaraşan giysilerinle
    Gördüm de
    Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
    Öyle kısaydı ki adımların, diyelim bir yaz tatilinde
    Bir otel kapısının önünde, tahta bir köprünün üstünde
    Bir demet çiçekle paslanmış bir kedi arasında
    Öyle kısaydı ki adımların
    Şöyle bir bardak yıkayışının vaktiyle
    Ölçülür ve denk düşerdi ancak
    Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
    Yok bir yanıtın ”nereye” diyenlere
    Bir buz titreşimi gibi sallantılı ve şaşkın
    Ve çabuk bir merhaban vardır bir yerden gelenlere
    O bir yerler ki, diyelim çok uzak olsun
    Sen gelmiş gibisindir oralardan, otobüslerden
    Yollardan, deniz üstlerinden topladığın gülüşlerle
    Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
    Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki
    Hani Etiler’den Hisar’a insek bile
    Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın
    Çok yaşında her zamanki çocuksun gene
    Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç.
    Mart ayında patlıcan, ağustosta karnabahar
    Mutfağın mutfak olalı böyle
    Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı
    Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene
    Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma
    Oysa güneş pek batmadı senin evinde
    Söyle
    Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç.