Toplumsal Anksiyete ve Egzersiz

Toplumsal Anksiyete ve Egzersiz

Olağan koşullarda gereksinilen ve harcanan enerji miktarının, bedensel hareketlerle yükseltilmesi fizik aktivite’dir ve kasların çalıştırılmasıyla sağlanır. Egzersiz, spor, antrenman, hepsi birer fizik aktivitedir. Hepsinin ortak özelliği, düzenli ve tekrarlayıcı oluşları, birden çok kas grubunu çalıştırmaları, rastgele olmayıp planlı, programlı olmalarıdır. Burada ağırlıklı olarak egzersiz ele alınmıştır.

Beden sağlığı üzerine olan iyileştirici etkileri yanında, egzersizin, ruh sağlığı üzerine de iyileştirici etkilerini gösteren çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Düzenli fiziksel aktivitenin, hem bedensel ve/veya ruhsal olarak sağlıklı hem bedensel ve/veya ruhsal sağlık sorunları ve hastalığı olan kişiler üzerinde olumlu, iyileştirici etkilere sahip olduğu, kanıtsal tıbbın çerçevesi içinde kanıtlanmıştır.

1. Egzersiz, kişinin stresli bir durumda ortaya çıkardığı gerginlik olan durumsal (state) anksiyeteyi azaltır.

2. Uzun süreli egzersiz, kişinin önceden bilinebilir veya temel gerginlik düzeyini tanımlayan sürekli (trait) anksiyete üzerine iyileştirici etkiye sahiptir.

3. Ilımlı–orta düzeyde depresyonu iyileştirir veya iyileşmesine katkıda bulunur.

4. Depresyon ile anksiyete ve anksiyete bozukluklarının ruh hekimlerince yapılan profesyonel tedavisinde bir ek (adjunct) tedavi olarak yer alabilir.

5. Stresin azaltılmasında yararlıdır.

6. Egzersizin şizofreni dahil hemen bütün ruhsal bozukluklarda yararı kanıtlanmış olmakla birlikte başlıca depresyon ve anksiyete üzerine etkili olduğu gösterilmiştir.

Birçok otorite, egzersizin ruhsal durumu iyileştirmesi yanında, ruhsal bozukluklara yakalanma konusunda koruyucu etkiye sahip olduğu konusunda hemfikirdir.

Anksiyete Bozuklukları ve Depresif Bozukluklar yanında, halk sağlığı çerçevesinde, egzersizin bir yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve uygulanması önemlidir, yararlıdır. Tedavide olduğu kadar korumada da büyük potansiyele sahip olabilir, bu konuda giderek artan kanıtlar bulunmaktadır. Sonuç olarak, birden çok ruhsal bozukluğun tedavide aracı olarak egzersizin etkinliği kanıtlanmıştır ve egzersiz, davranışçı bilimsel teori çerçevesinde ele alınmalıdır.

Burada, egzersizle ilgili, bir semptom olarak anksiyete, bir antite olarak Anksiyete Bozuklukları ve Anksiyete Bozuklukları kapsamındaki Sosyal Fobi ile ilgili en yeni literatür gözden geçirilmiş ve değerlendirilmiştir.

Kanıtlar, fiziksel aktivitenin klinik ve klinik olmayan popülasyonlarda depresyon ve anksiyeteyi azaltmada etkili olduğunu, anksiyete, depresyon ve negatif duygu durumunu azalttığını, öz güven ve kognitif fonksiyonları iyileştirdiğini, ilgili bozuklukların tedavisi, sağlığın daha iyi bir düzeye ulaştırılması ve esenlik (well being) amacıyla kullanılabileceğini göstermektedir.

Egzersizin psikolojik etkisini açıklayan, fizyolojik, psikolojik ve biyokimyasal yeterli açıklaması vardır. Fiziksel aktivitenin, bir anlamda, genelde Psikoterapötik Tedavinin, özelde Davranışçı Bilimsel Terapi’nin nonspesifik formu olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ruh sağlığı kapsamında egzersizin, stresi ve anksiyeteyi azaltması, beden imajını, kendilik kavramını (self konsept) ve esenliği (well being) iyileştirmesi sonucu kişilerin toplumsal uyumunu daha iyi düzeye çıkarması beklenir. Bireyler her sabah dişlerini fırçaladığında diş ve ağız sağlığı yerinde bir toplum ortaya çıkıyorsa, günde yarım saatini egzersize ayıran bireylerin bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması ve daha iyi düzeye çıkarılması yanında, toplumsal uyumlarının daha iyi düzeye çıkacağı kabul edilmelidir. Bu sonuca dayanarak sağlıklı toplum idealinde egzersizin yararı kesindir.

EGZERSIZI TANIYALIM

İnsanın ortalama olağan koşullarda gereksindiği ve harcadığı enerji miktarının, bedensel hareketlerle yükseltilmesi fizik aktivite’dir ve kasların çalıştırılmasıyla sağlanır. Egzersiz, spor, antrenman, hepsi birer fizik aktivitedir. Hepsinin ortak özelliği, düzenli ve tekrarlayıcı oluşları, birden çok kas grubunu çalıştırmaları, rastgele olmayıp planlı, programlı olmalarıdır.

Egzersiz, yürüme, koşma, yüzme, bisiklet binme gibi beden ve ruh sağlığını geliştirme amaçlı, tek başına da yapılabilen fiziksel etkinlikleri kapsar. Ağırlık kaldırma gibi aletle yapılan hareketler de egzersizdir. Egzersizin amacı, metabolizmayı yükseltmek, kondisyon kazanmak, fitnesi yükseltmek, kasları güçlendirmek, yağ yakmak ve vücuttaki yağı azaltmak, eklemleri esnek hale getirmektir.

Egzersiz ve spor, birbiri yerine kullanılabilen kavramlar olmasına rağmen tam olarak aynı şey değildir. Bir kişi, favori egzersizinin yürüme , favori sporunun tenis olduğunu söyleyebilir ve iki örnek aradaki farkı gayet güzel bir biçimde göstermiş olur.

Egzersizin başlıca dört niteliği söz konusudur.

Aerobik kapasite

Aerobik kapasite, dakikalar hatta saatler boyu, ılımlı ve orta zorlukta bir egzersiz yapabilme kapasitesidir.

Güç, dayanıklılık

Bir ağırlığı kaldırma, itme, çekme gibi, kasların bir güç patlaması yapabilme kapasitesidir. Aerobik egzersizde olduğu gibi ekstra oksijen gerektirmez. Adale gücü, genellikle kişinin belli bir zamanda kaldırabileceği maksimum ağırlıkla ölçülür.

Kas dayanıklılığı

Aerobik egzersiz ve anaerobik güç eğitiminin bir kombinasyonudur. Yapabileceğiniz maksimum ağırlık kaldırma veya kısa aralıklar koşma gibi orta zorlukta egzersiz miktarıdır. Başka deyişle yarım saat hızlı

Eklem esnekliği

Eklemlerin hareket edebilme kapasitesidir.

Egzersiz yaparken veya günlük aktivitelerinizle uğraşırken yaralanma riskiniz azalır. Çünkü aynı zamanda dinamik, çevik olmanızı sağlar. Kaslarınız, tendonlarınız ve ligamentleriniz üzerindeki baskıyı azaltır.

EGZERSİZ ve BEDEN SAĞLIĞI

Düzenli fiziksel aktivite, hem sağlıklı bireyler hem bedensel sağlık sorunları ve hastalığı olan kişiler üzerinde olumlu etkiye sahiptir.

Egzersizin beden sağlığı üzerine sayısız yararları kanıtlanmıştır: Tekrarlamak pahasına yinelemek yararlı olur:

1/ Kalp – damar hastalıklarının sıklığını azaltmakta, yüksek tansiyonda oynamaları önemli oranda engellemektedir.

2/ Hamilelik sırasında, hamileliğe uygun ve sınırlı spor yapmak kaydıyla, bebek ağırlığı ve doğum zamanını olumsuz etkilemeksizin hamilelikle ilgili sorunları azaltmaktadır.

3/ Şeker hastalarında kan şekeri oynamalarını ve bu hastalığın uzun dönem yan etkilerini önlemektedir.

4/ Uzun yaşama ve düzenli spor yapma arasında doğru orantılı bir bağlantı kanıtlanmıştır.

5/ Bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Güçlü bağışıklık sistemi bir dizi hastalıktan kurtulmak anlamına gelmektedir.

6/ Düzenli spor ve fizik aktivite ile bedensel hastalık ya da mortalite arasında ters ilişki olduğu kanıtlanmıştır. Doğrudan deyişle spor yapanlar daha uzun yaşamaktadır

7/ Beden sağlığını korumasına paralel olarak ruh sağlığını da korumakta, bir oranda ruhsal bozuklukları önlemekte ve ruh sağlığını yükseltmektedir (Elbi, Yemez, 1996).

EGZERSİZ ve RUH SAĞLIĞI

Egzersizin, ruh sağlığımızı da geliştirmekte ve düzeltmekte olduğu artık kesin olarak bilinmektedir ve neredeyse sayısız araştırma ile tekrar tekrar doğrulanmıştır; egzersizin ruh sağlığı üzerine pozitif etkilerini gösteren çok sayıda araştırma bulunmaktadır. International Society of Sport Psychology (Uluslar arası Spor Psikolojisi Topluluğu)*, egzersiz ve ruh sağlığı konusunda aşağıdaki bulguları doğrulamaktadır.

1. Egzersiz, durumsal (state) anksiyeteyi azaltır. Durumsal anksiyete, kişinin stresli bir durumda ortaya çıkardığı gerginliktir.

2. Uzun süreli egzersiz, sürekli (trait) anksiyete üzerine iyileştirici etkiye sahiptir. Sürekli anksiyete, kişinin önceden bilinebilir veya temel gerginlik düzeyidir.

3. Egzersiz, ılımlı–orta düzeyde depresyonu iyileştirir veya iyileşmesine katkıda bulunur.

4. Egzersiz, ciddi depresyonun ruh hekimlerince yapılan profesyonel tedavisinde bir ek (adjunct) tedavi olarak yer alabilir.

5. Egzersiz, stresin azaltılmasında yararlıdır.

6. Egzersiz, kadın erkek ayırt etmeksizin tüm yaşlarda yararlı emosyonel etkilere sahiptir.

5. maddede belirtilen, egzersizin stresin azaltılmasında etkili olduğu bilgisi çok önemlidir. Böylece ruhsal bozukluklara yol açabilen, en azından birçok ruhsal bozukluğun oluşumuna katkıda bulunan stresi azalttığı için de ruhsal sağlık açısından önem taşımaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık tanımında ifadesini bulan “bedenen, ruhen ve toplumsal yönden” tam iyilik hali” tanımını desteklemektedir.

6. maddede belirtilen egzersizin tüm yaşlarda yararlı emosyonel etkilerinin olduğu saptaması, aynı sağlık tanımında vurgulanan sağlığın promosyonu kavramını desteklemektedir.

EGZERSİZ ve BENLİK KAVRAMI (SELF KONSEPT)

Egzersizin aşağıdaki kavramlar üzerine olumlu etkileri bilinmektesir, kanıtlanmıştır (Çelikkol, 2009)

Benlik kavra mı (kendilik kavramı, self-concept), kişinin kendi özünü algılama biçimidir. Sosyalleşme sürecinde, başkaları ile etkileşimi sonucu oluşturduğu, kendine ilişkin olumlu ya da olumsuz algılarıdır.

Özsaygı (benlik saygısı, kendilik değeri, özdeğer, self-esteem), kişinin kendisi için önemli olan kişilerin kendisini nasıl gördüğüne ilişkin algısıdır.

Özgüven (kendine güven, self confidence), kişinin kendisi hakkında olumlu ama gerçekçi tutumda olmasıdır.

Özetkinlik (kendine yeterlik, özyeterlik, kendine yetme, kendini yeterli bulma ,self-efficacy), bireyin kendisine verilen işi organize edebilme ve başarabilme yeteneği ile ilgili yargılarıdır.

Beden İmajı (Body image)

EGZERSİZ ve ANKSİYETE

Egzersizin şizofreni dahil hemen bütün ruhsal bozukluklarda yararı kanıtlanmış olmakla birlikte başlıca depresyon ve anksiyete üzerine etkili olduğu gösterilmiştir. Burada sadece en yeni araştırmalara değinilecektir.

Seed ve arkadaşlarını gözdengeçirmesinde (2010), depresyon ve anksiyeteenin, egzersiz, meditasyon, tai chi, qigong ve yoga gibi tamamlayıcı ve alternatif terapiler araştırılmaktadır. Birçok kontrollü çalışmada, bilişsel davranışçı terapi, sertralin ve imipramin gibi tedaviler yanında egzersiz ve yoganın aktivitede bulunmayan kontrollere göre terapötik etkinliği kanıtlanmıştır. Yüksek enerji egzersizleri (kg başına en az 17.5 kcal haftalık harcama) ve sık aerobik egzersiz (haftada en az 3-5 kez), hafif egzersizlere oranla daha etkilidir. Mindful* meditasyon ve egzersiz, depresif bozuklukların tedavisi için ek tedaviler olarak pozitif etkilere sahiptir.

Oelan ve arkadaşları (2010), benzer biçimde 27 artı 21 kontrollu çalışmada, egzersizin hafif ve ırta şiddetteki depresyon ve anksiyete vakalarında fiziksel egzersizin yararı göstermişler ve Halk Sağlığı konusu olarak önemini vurgulamışlardır.

Herring ve Ark. (2010), 1995-2007 yıllarında yayımlanmış 40 araştırmayı gözden geçirerek kronik hastalığı olan ve bu nedenle sedanter bir yaşam sürdüren hastalarda egzersizin anksiyete belirtileri üzerine olumlu etkisine dikkati çekmişlerdir. Bu bulgulara dayanarak egzersizin bir yandan anksiyete bozuklukları diğer yandan başka rahatsızlıklardaki anksiyete belirtileri üzerine etkili olduğunu belirtmek gerekir.

De Matos ve arkadarlarına göre (2009), fiziksel ve psikolojik, her iki perspektiften, fiziksel aktivitenin avantajları yaygın olarak kabul edilmiş durumdadır. Kanıtlar, fiziksel aktivitenin klinik ve klinik olmayan popülasyonlarda depresyon ve anksiyetede azaltma ile bağıntılı olduğu gösterilmiştir. Egzersizin psikolojik etkisini anlamada açıklamada fizyolojik, psikolojik ve biyokimyasal yeterli açıklaması vardır. Fiziksel aktivite, depresyon ve anksiyetenin psikoterapötik ve farmakolojik tedavisinde yardımcı, tamamlayıcı olduğu kabul edilebilir. Fiziksel aktivitenin,bir anlamda psikoterapötik tedavinin nonspesifik formu olduğu ortaya çıkmaktadır.

EGZERSİZ ve TOPLUMSAL ANKSİYETE

Merom ve ark. (2007), panik bozukluğu, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi tanılı 74 vakalık araştırmada, kognitif davranışçı terapi artı egzersiz (38 vaka) veya eğitim sessionları (36 vaka) uyguluyorlar. Tedavi öncesi ve sonrasında self report depresyon, anksiyete ve stres scalası uygulamış ve sonuçları karşılaştırılmış. Tedaviyi tamamlayan birinci gruptan 21 ve ikinci gruptan 20 kişiye kovaryans istatistik analizi yapılmış ve sonuçta egzersiz grubunda, eğitim grubu ile karşılaştırıldığında depresyon, anksiyete ve stres üzerine önemli (p<0.05) iyileştirici etkisi olduğunu saptanmışlar. Bu örnek aynı zamanda egzersizin panik bozukluğunda olduğu kadar başka anksiyete bozuklukları ve stres üzerine etkinliği konusunda da dikkati çekicidir. Yazarlar, eanksiyete bozukluklarında, egzersizin bir yardımcı tedavi olarak eklenmesinin önermektedir.

Hafner ve Ark. (20009), 29 vakalık araştırmalarında, egzersizin sosyal becerilerde iyileşme, cinsel sorunlarda azalma, somatizasyon ve beden bağıntılı anksiyetede azalma, fiziksel ve ruhsal well beingde* iyileşme saptadıklarını rapor etmişlerdir.

Phongsavan ve ark. (2008), daha önce Merom önderliğinde yaptıklara araştırmaya benzer biçimde, olağan kognitif davranışçı grup terapi uygulanan yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi ve panik bozukluğu tanılı 73 vakalık sersinde birinci gruba terapi artı egzersiz, ikinci gruba terapi artı beslenme eğitimi veriyor. 8 haftalık araştırma evresi sonucunda, sosyal fobi vakalarının, fiziksel aktivite programına daha sadık olduklarını, .psikolojik tedaviye ek olarak fiziksel aktivitenin yararlı olduğunu gösteriyorlar.

Fiziksel akitvite ve egzersizin, mood ve anksiyete üzerine pozitif etkileri olduğu bilinir. Birçok çalışma, fiziksel aktivite ile “general well being, mood” ve anksiyete arasında bağlantı tanımlar (Ströhle, 2009).

Blumental ve ark (2009), 2000-2005 yıllarında bir eğitim hastanesinde, Major depresyonlu 202 vaka (153 erkek, 49 kadın) 4 gruba ayrılmış: 1. Denetimli egzersiz grubu, 2. Evde egzersiz grubu, 3. Antidepresan grubu (Sertralin, 50-200 mg/gün), 4. Plasebo alan grup.

16 haftalık araştırmada, yapılandırılmış klinik görüşme ve Hamilton Depression Rating Scale (HAM-D) uygulanmış. Süpervizyonlu egzersiz grubu %45, Evde egzersiz grubu %40, İlaç grubı %47, Plasebo grubu %31 iyileşme saptanmış (p = .057).

Tüm tedavi grupları, plasebo grubu ile karşılaştırıldığında, HAMD-D skorları egzersiz sonrası düşme göstermesine rağmen signifikant bulunmamış (p = .23). Yazarlar, daha çok araştırmaya ihtiyaç olduğunu ifade etmişler.

Ströhle ve ark (2010), Anksiye ile Neurotrophin brain-derived neurotrophic factor (BDNF) ve egzersiz arasındaki bağlantıyı araştırmak amacıyla 12 panik bozukluğu vakası ile 12 sağlıklı kontrolde 30 dakikalık egzersizden önce ve sonra BDNF analizleri yapmışlardır. Kontrol ve grubu karşılaştırıldığında, Panik Bozukluğu grubunda başlangıçta BDNF azalmış durumda olduğu halde 30 dakikalık egzersiz sonrası attığı saptanmıştır. Yazaraların yorumuna göre akut egzersiz panik bozukluğu olan kişilerde azalmış BDNF’yi düzeltmektedir ve terapötik değeri sorgulanmalıdır. BDNF ile depresyon ve anksiyete bağlantılıdır; antidepresanlar ve egzersiz BDNF’yi artırmaktadır ve her ikisi de antidepresan ve anksiyolitik etkiye sahiptir.

EGZERSİZ VE KORUNMA

Egzersizin ruh sağlığı üzerine iyileştirici etkileri konusunda ilgili literatürü takip etmeye başlarsanız, daha ilk adımda çok sayıda araştırma ve metaanalizle karşılaşırsınız. Bu konudaki çalışmaların sadece özetlerini vermek bile kitaplar doldurur. Bu nedenle, sadece en yakın yıllarda yayımlanmış araştırmalar gözden geçirilecektir.

Kirby (2005), egzersizin beden sağlığı üzerine pozitif etkileri yanında ruh sağlığı için yararlı olduğunun gösterildiğini ve antidepresanlara ve psikoterapiye alternatif bir tedavi olarak kullanılabileceğini telkin eden kanıtlar bulunduğunu belirtmiştir.

Kirby’nin vardığı nokta, egzersizin psikiyatride bir alternatif tedavi olarak kullanılabileceğini belirtmesi nedeniyle anlamlı ve önemlidir. Birçok başka otorite de egzersizin ruhsal durumu iyileştirmesi yanında, ruhsal bozukluklara yakalanma konusunda koruyucu etkiye sahip olduğu konusunda hemfikirdir.

Martinson ve arkadaşlarına göre de (2008), anksiyete, depresif bozukluklar ve ana halk sağlığı sorunlarında, yaşam tarzında fiziksel egzersiz önemlidir, yararlıdır. Tedavide olduğu kadar korumada da büyük potansiyele sahip olabilir, bu konuda giderek artan kanıtlar bulunmaktadır. Sonuç olarak, depresyon ve anksiyeteyi koruma ve tedavide aracı olarak egzersizin etkinliği kanıtlanmıştır ve egzersiz, davranışçı bilimsel teori çerçevesinde ele alınmalıdır.

Callagan (2005), egzersizin ruh sağlığı ve kendini iyi hissetme üzerine etkilerini test eden literatür gözden geçirmesinin sonuçlarını rapor eder. Yazarın belirttiğine göre, en eskiden en moderne, toplumlar tüm tarihi boyunca egzersizi, hastalığın tedavisi ve sağlığın daha iyi bir düzeye ulaştırılması ve esenlik (well being) amacıyla kullanılmıştır. Egzersizin ruh sağlığı için yararlı olduğu, anksiyete, depresyon ve negatif duygu durumunu azalttığı, kendine güven ve kognitif fonksiyonları iyileştirdiğine dair kanıtlar vardır. Egzersiz aynı zamanda şizofrenili hastalarda yaşam kalitesini artırmaktadır. Bununla birlikte egzersiz ruh sağlığı servislerinde ruh sağlığı sorunlarının bakımında ve tedavisinde yeterince tanınmamaktadır.

Egzersiz anksiyeteyi nasıl önlüyor?

Egzersizin anksiteyi azalttığı neredeyse kesin olarak kanıtlanmıştır. O halde, anksiyeteye karşı nasıl iyileştirici bir etkiye sahip olduğu konus da açıklanmalıdır. Bu konuda birden çok görüş öne sürülmektedir. Özellikle termogenik açıklama ve egzersiz sırasında zihnin birçok sıkıntı verici, rahatsız edici düşüncelerden uzaklaştığı görüşü önemli görünmektedir.

Termogenik açıklamaya göre, egzersiz sırasında beden sıcaklığının yükselmesi, anksiyete üzerine iyileştirici ve fiziksel gerginliği azaltıcı bir etkide bulunmaktadır. Fiziksel gerginlikteki azalma, beyin dalgalarındaki, reflekslerdeki ve adale gerginliğindeki değişimleri ölçerek görülebilmektedir. Biliyoruz ki birtakım pasif yöntemlerle de bedenimizi ısıtabilir ve aynen egzersiz yapmada belirlediğimiz değişiklikleri sağlayabiliriz. Sıcak bir duş, hamam ve sauna, benzer etkileri ortaya çıkarır. Çünkü egzersiz bedeni ısıtır, bedenin ısınması ölçülebilir bir gevşeme etkisi ortaya çıkarır. Birçok uzman, anksiyetenin bu yolla azaltıldığını kabul etmektedir. Ancak gene de, sıcak iklimlerde, sıcak yaz günlerinde, anksiyetenin azalması bir yana hatta arttığını düşünürsek, bu varsayımın her zaman geçerli olmadığını da düşünebiliriz.

Diğer görüş, tamamen başka ve daha psikolojik bir açıklama getirmektedir. Bu düşünceye göre egzersiz, zihnimizi, endişe verici düşüncelerden ve olaylardan uzaklaştırarak anksiyeteyi azaltmaktadır. Bu görüşe birtakım gözlemler sonucu ulaşılmıştır. Sakin, her zamanki ortamınızdan uzak bir yerde 20-45 dakika dinlenirseniz, kan basıncınızda düşme ve anksiyetenizde azalma ortaya çıkar. Egzersiz de, zihnimizin, anksiyeteye yol açan düşüncelerden ve diğer günlük streslerden uzaklaşmasını sağlar. Bu bile kendimizi daha az anksiyeteli hissetmemiz için yeterlidir. Eğer stresli bir ortamda kalmayı sürdürürsek, anksiyetemiz daha da artacak demektir. Gerçekte bu süreç tam bir kısır döngü oluşturur. Daha anksiyöz isek daha endişeli oluruz. Daha endişeliysek anksiyetemiz daha da artar.

Egzersizin görevi, işte bu kısır döngüyü bir noktada kırmak olmaktadır. Yürüyorsunuz, joging yapıyorsunuz, etrafınızdaki güzel manzarayı izliyorsunuz, kuş seslerini dinliyorsunuz. Ya da bir jimnastik salonunda kan ter içinde egzersiz yapıyorsunuz, düşünceleriniz, otomatik olarak endişe verici düşüncelerden uzaklaşacaktır çünkü dışarıda bisiklet binerken çevremizle ilgili olacağız veya jimnastik salonunda tamamen zihnimiz jimnastiğe odaklanacaktır. Endişelerden uzak kaldığımızda, anksiyete hislerimiz de azalacaktır.

Her iki açıklama da mantıklıdır ve ikna edicidir. Bir de bu iki açıklamanın birlikte işlev gördüğünü düşünelim. O zaman egzersizin ruh sağlığı üzerini iki yönlü olumlu etki yaptığını kolayca kavrayabiliriz..

EGZERSİZ ve TOPLUMSAL UYUMDA DAHA İYİYE

Egzersizin, stresi azaltma, anksiyeteyi azaltma, iyileştirme yanında beden imajını iyileştirme, kendilik kavramını (self konsept), benlik kavramını (self-concept), özsaygıyı (benlik saygısı, kendilik ödeğeri, özdeğer, self-esteem), özgüveni (kendine güven, self confidence), Özetkinlik (kendine yeterlik, özyeterlik, kendine yetme, kendini yeterli bulma self-efficacy) biliyoruz (Çelikkol, 2007). Sonuç olarak egzersiz, esenliği (well being) iyileştirme ve tüm sağlığı yükseltmede önemli bir rol oynamaktadır.

Bütün bu sonuçların kişilerin toplumsal uyumunu daha iyi düzeye çıkaracağını kurgulayabiliriz. Günde yarım saatini egzersize ayıran bireylerin bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması ve daha iyi düzeye çıkarılması yanında, toplumsal uyumlarının daha iyi düzeye çıkması beklenmelidir. Sonuçta, sağlıklı toplum idealinde egzersizin yararı kesindir diyebiliriz..

Ruh sağlığı kapsamında egzersizin, stresi ve anksiyeteyi azaltması, beden imajını, kendilik kavramını (self konsept) ve esenliği (well being) iyileştirmesi sonucu kişilerin toplumsal uyumunu daha iyi düzeye çıkarması beklenir. Bireyler her sabah dişlerini fırçaladığında diş ve ağız sağlığı yerinde bir toplum ortaya çıkıyorsa, günde yarım saatini egzersize ayıran bireylerin bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması ve daha iyi düzeye çıkarılması yanında, toplumsal uyumlarının daha iyi düzeye çıkacağı kabul edilmelidir. Bu sonuca dayanarak sağlıklı toplum idealinde egzersizin yararı kesindir.

KAYNAKÇA

1. Begel D, Burton, RW (Ed): Sport psychiatry, theory and practice, A Norton Professional Book, New York, 2000.

2. Blumenthal JA, Babyak MA, Doraiswamy PM, Watkins L, Hoffman BM, Barbour KA, Herman S, Craighead WE, Brosse AL, Waugh R, Hinderliter A, Sherwood A. Exercise and pharmacotherapy in the treatment of major depressive disorder. Psychosom Med. 2007 Sep-Oct;69(7):587-96.

3. Callaghan P: Exercise: a neglected intervention in mental health care? J Psychiatr Ment Health Nurs. 2004 Aug;11(4):476-83.

4. Çelikkol A: Ruh Sağlığı İçin Egzersiz, Pedam Yayınları, 2007.

5. Çelikkol A. Panik Atağında EgzersizleTedavi, Hayat Y.,2009.

6. De Matos MG, Calmeiro L, Da Fonseca D. Presse Med. 2009 May;38(5):734-9. [Effect of physical activity on anxiety and depression] [Article in French], Epub 2009 Jan 9.

7. Elbi H, Yemez B: Spor ve psikiyatri, Psychomed, Cilt 2, Sayı 3, 1996.

8. Hafner-Holter S, Kopp M, Günther V. [Effects of fitness training and yoga on well-being stress, social competence and body image]. Neuropsychiatr. 2009;23(4):244-8.

9. Herring MP, O’Connor PJ, Dishman RK. The effect of exercise training on anxiety symptoms among patients: a systematic review. Arch Intern Med. 2010 Feb 22;170(4):321-31.

10. Kirby S: The positive effect of exercise as a therapy for clinical depression. Nurs Times. 2005 Mar 29-Apr 4;101(13):28-9.

11. Martinsen EW. Nord J Psychiatry. Physical activity in the prevention and treatment of anxiety and depression. 2008;62 Suppl 47:25-9.

12. Merom D, Phongsavan P, Wagner R, Chey T, Marnane C, Steel Z, Silove D, Bauman A. Promoting walking as an adjunct intervention to group cognitive behavioral therapy for anxiety disorders-A pilot group randomized trial. J Anxiety Disord. 2007 Sep 29.

13. Oeland AM, Laessoe U, Olesen AV, Munk-Jørgensen P. Impact of exercise on patients with depression and anxiety . Nord J Psychiatry. 2010 Jan 26.

14. Phongsavan P, Merom D, Wagner R, Chey T, von Hofe B, Silove D, Bauman A. Process evaluation in an intervention designed to promote physical activity among adults with anxiety disorders: evidence of acceptability and adherence. Health Promot J Austr. 2008 Aug;19(2):137-43.

15. Saeed SA, Antonacci DJ, Bloch RM. Exercise, yoga, and meditation for depressive and anxiety disorders. Am Fam Physician. 2010 Apr 15;81(8):981-6.

16. Ströhle A. J Physical activity, exercise, depression and anxiety disorders. Neural Transm. 2009 Jun;116(6):777-84. Epub 2008 Aug 23.

17. Ströhle A, Stoy M, Graetz B, Scheel M, Wittmann A, Gallinat J, Lang UE, Dimeo F, Hellweg R. Acute exercise ameliorates reduced brain-derived neurotrophic factor in patients with panic disorder. Psychoneuroendocrinology. 2010 Apr;35(3):364-8.

celikkol.org

loading...