Yaratıcı Çocuklar için Hayal Gücünün Önemi/ Gülnaz ÇAY

Yaratıcı Çocuklar için Hayal Gücünün Önemi/ Gülnaz ÇAY

Çocuklarımızın her biri birbirinden muhteşem varlıklardır. Henüz yerine oturması beklenen dimağlarında devasa güçler saklıdır. Kafanızı usulca hayal dünyalarına soktuğunuzda anlayacağınız üzere orası birer cennettir. Her çocuğun kendi imkanlarıyla inşa ettiği o hayal dünyalarını istirham ediyorum kısıtlamayın!

Gerçek hayattaki dünyayla yüzleşmeden önce bırakın özgürce kendi hayal dünyalarında tepinsinler. Sadece izin verip çekilmeyin tabi ki, dahil olup güzelliklerine güzellik katın. Onların deyimleriyle ‘masucuktan’ da olsa onlarla ilgilenin.

İlgiden kastım ellerine birer telefon verip, yüklediğiniz oyunların içerisine hapsetmek değil. Onları hali hazırda var olan ve bu oyunun kurucusunun hayal gücü kadarcık yerde  ziyan etmeyin. O pahalı oyuncakçıdan alınmış bebekleri, arabaları atmanın vakti geldi.

  • Eskimiş yumurta kutusundan yapılmış, kendi hayaliyle süslenmiş arabalar.
  • Kullanılmış rulo peçetelerin kartonundan yapılıp, yaratıcılığını konuşturmuş bebekler, saçılsın evin her tarafına.

Her biri birbirinden emek yüklü olsun. Oynayıp sıkılmasınlar. Sarf ettikleri uğraşın hakkını verinceye kadar düşürmesinler ellerinden. Öyle sağda solda bu bebeği ben ördüm, içine pamuk koydum, göz kaş yaptım diye kendi hayal gücünüzü telkin edeceğinize bu hakkı çocuklarınıza verin. Çamurdan pasta yaptığımız, sokaklarda kirlendiğimiz dönemlerdeki mutluluğumuzu çocuklarımızdan neden alıyoruz. İşlerimizin yoğunluğundan vakit bulursak parka götürüyor ama kıyafetleri kirlenecek diye yine eve kapatıyoruz.

Dört duvar arasında önce kendimizin, sonra da eline tutuşturduğumuz telefonların içinde kaybettiğimiz çocuklarımızdan, bir de kendisini bulmasını bekliyoruz. Aman uyumlu giyinsin, bunda vitamin var hemen yesin, onun çocuğu şu kursa gidiyor benim çocuğumda gitsin diyerek her alanda yaptığımız müdahalelerden kendi isteklerini sormaz olduk.

Bırakın morun üzerine kırmızı giysin, bırakın damak tatlarına uymayanları yemesinler, bırakın gitmek istedikleri bir kurs olduğunda bunu sizden isteye bilsinler. Öncelikle kendi anneliğinizi karşı dairede ki Selma hanımın anneliğiyle, sonra da kendi çocuğunuzu karşı dairenin çocuğuyla yarıştırmaktan vazgeçin!

Çocuklarınıza kendi olma fırsatı verdiğimizde ne kadar yaratıcı olduklarını çıplak gözle fark edebileceksiniz. Onlara bahşettiğiniz hayatı zehretmeyin. ‘Yaşatmak’ istediğiniz değil ‘yaşamak’ istedikleri dünyada yaşasınlar. O dünyanın sınırlarını sokaklara taşırmalarına izin verseydik keşke.

Maalesef artık çocuklarımızın üstü başı değil hayal güçleri kirlendi.

Yazar : Gülnaz ÇAY

loading...