Yaşamı Kazanmak İçin Doğru Yerde Vazgeçmek, Doğru Yerde Devam Etmek Gerekir/ Sosyolog Esma ÇERÇİL

Yaşamı Kazanmak İçin Doğru Yerde Vazgeçmek, Doğru Yerde Devam Etmek Gerekir/ Sosyolog Esma ÇERÇİL

Yaşamda var olan zıtlıklardan bir tanesi vazgeçmek ve devam etmektir. Bu zıtlık bizim nerede durmamız ve nerede harekete geçmemiz gerektiğini gösterir. Bu, edinilmesi gereken önemli bir farkındalıktır çünkü yaşamdaki denge bu şekilde sağlanır.

NE ZAMAN VAZGEÇMEK GEREKİR?

Vazgeçmek, konu her ne ise ondan uzaklaşmak demektir. Onu bırakmak demektir. Burada vazgeçilen değil, vazgeçen olmak gerekir. Vazgeçeceğimiz şeyler bize zarar veren özellikte olmalıdır. Eğer biz bilinçli bir iradeyle onlardan vazgeçen biri olmazsak, onların bize getireceği sonuçlar nedeniyle vazgeçilen biri oluruz. Bunlar;

–          Alışkanlık ve bağımlılıklar,

–          İhtiyaç fazlası olan istekler,

–          Karakter özelliklerinden bazıları olabilir.

1- Alışkanlık ve bağımlılıklar: Bunlar zararlı kategorisine girerler. Bu davranışlar uzun zaman boyunca, sürekli olarak yapıldığında yaşam şekline dönüşür. Yaşamı tehdit eden niteliktedirler. Kısa vadede minimum, uzun vadede maksimum zararları görülür. Örneğin; geç yatmak, geç uyanmak, hareketsiz bir yaşam, alkol vb. bağımlılıklar bunlardan bazılarıdır.

2- İhtiyaç fazlası olan istekler: Yaşamı sürdürmeye yeten her şey ihtiyaç, bunun fazlası ise istektir. İhtiyaç faydalı, istek zararlıdır. Örneğin; işe gitmek için bir araba gerekiyorsa bu ihtiyaçtır ama son model, pahalı bir araba ihtiyaç değil, istektir. Buna rağmen eğer elimizde imkân yoksa ihtiyaç fazlası olan bu isteği elde etmek için harekete geçildiğinde yüklü miktarda borca girilir ve böylece hem maddi hem de manevi yönden sıkıntılı bir süreç başlar. Bu nedenle istek&ihtiyaç analizi yapmak gerekir.

3- Karakter özelliklerinden bazıları: Burada zıtlıklar vardır. Bu zıtlıklardan faydalı olanları benimseyip, zararlı olanlardan uzaklaşmak gerekir. Bunlar; hırstan uzaklaşıp azme yaklaşmak, isteklerden uzaklaşıp ihtiyaçlara yaklaşmak, zevkten uzaklaşıp mutluluğa yaklaşmak gibi özellikleri içerir.

Vazgeçmemiz gereken bu üç madde egomuzun denetimindedir. Egomuz devrede olduğunda birey olarak bilinçli seçim mekanizmamız çalışmaz. Egomuzun denetiminde süren bir yaşam acı ve kayıp getirir. Ancak onu dizginleyebilirsek gerçek mutluluk, keyif ve başarı elde edebiliriz.

NE ZAMAN DEVAM ETMEK GEREKİR?

Devam etmek, içinde bulunduğumuz alanlarda yüklendiğimiz görev ve sorumluluklarımızı bitiş noktasına kadar sürdürmek demektir. Örneğin; öğrenciysek okul yaşamı bitinceye, çalışıyorsak iş hayatı bitinceye ya da çalıştığımız kurumla bağlantımız kesilinceye vb. kadar yapmamız gerekenleri yapmaya devam etmektir. Burada vazgeçen değil, vazgeçilen olmak gerekir. Bu, şu demektir; her şey her zaman güllük gülistanlık devam etmez. İşler bazen yolunda gitmez. Bazen çevremiz tarafından anlaşılmadığımızı düşünürüz. Bazen her şey o kadar üstümüze gelir ki bulunduğumuz ortamdan kaçıp gitmek isteriz. İşte tam da burada devam etmek devreye girer; kaçıp gitmenin yerine geçer. Devam etmek, çok zordur ama imkânsız değildir. İnsan kendisini yalnız hissettiğinde, bulunduğu ortama ait hissetmediğinde, başarısız olduğunu düşündüğünde vb. orada daha fazla durmak istemez ve oradan kaçmak, kurtulmak ister. Çünkü aslında tek istediği şey üzerindeki bu baskın, negatif, boğan, ezici duygudan bir an önce kurtulmaktır. Tam bu noktada kişi yapmak istediğinin tam tersini yaparsa hayatı kazanır. Kaçmak bir çözüm değildir, kısır döngü yaratır. Karma denilen, ektiğini biçmeyi yaşatır. Kaçtığımız sürece aynı problemler farklı yerlerde yeniden yaşanır. Kaçmayıp ama aynı zamanda savaşmayıp, görev ve sorumluluklarımızı bitiş noktasına kadar azimle, sabırla, istikrarla ve özgüvenle yerine getirip, gerekli bedeli (‘somut kazanımlar için soyut bedeller ödemek gerekir’ yazısında bedeli okuyabilirsiniz) ödersek geleceğimize doğru yatırımı yapmış oluruz.

Zorluklara rağmen devam etmek çok zordur. Çok güçlü bir irade gerektirir ama tek bir seçim anına bakar. Bu yönde seçim yapıldığında zorluklarla geçen süreç içerisinde kendinize nasıl bir yaşam ekmekte olduğunuzu pek fark etmeseniz de yakın bir gelecekte bunun meyvesini toplarsınız. İşte o zaman gerçekten kendinizle gurur duymanın hazzını yaşarsınız. Zorluklara göğüs gerebilmenin en kolay yolu her şeyin geçici olduğunu, buna sadece bir süreliğine devam etmeniz gerektiğini ve sonunda (varsa) kritik bir probleminizden kurtulmuş olacağınızı bilmektir. Bu nedenle;

–          Görev ve sorumluluğumuzun olduğu alanları terk etmemeliyiz.

–          Zor olsa bile sonuna kadar devam etmeliyiz.

Ne zamana kadar? Siz yapmanız gerekenleri yılmayıp istikrarla yapmaya devam ettiğinizde yaşam sizi ödüllendirir; durum devam ederken tüm yapmanız gerekenleri ve elinizden gelen her şeyi yaptığınız için vicdanınız rahat olur, öyküyü kazanarak kapatırsınız ve böylece bir sonraki sefer aynı problemi yaşamazsınız. Bunun getirisi mutluluk olur. Yalnız burada dikkat etmeniz gereken şey dengeyi korumaktır. Bunun için bedeli doğru yere, doğru zamanda, doğru miktarda ödemek gerekir. Sadece buna dikkat ederek devam ederseniz sabrınızdan dolayı mükâfatlandırılırsınız. Bu ayrıca daha güçlü bir irade ve özgüven için müthiş bir süreçtir. Sürecin uzun olması sabır için zor ama irade ve özgüven için çok değerlidir. Ne kadar zamanda ne kadar güçlendiğinizi ölçebilirseniz, ne zamana kadar devam etmeniz gerektiğini anlayabilirsiniz. Bunun reçetesi yoktur, kişinin gücüne göre değişir. Sürenin dolması sizin ne kadar sürede ne kadar güçlendiğinize bağlıdır.

Eğer gerçekten yaşamda kazanan biri olmak istiyorsanız;

–          Vazgeçmeniz gerekenlerden vazgeçin,

–          Devam ettirmeniz gerekenlere devam edin.

Her ikisi de zordur. Her ikisinde de egonuzu dizginlemeniz gerekir. Eğer başarırsanız yaşamı kazanırsınız.

Doğru yerde vazgeçebilmeniz ve doğru yerde devam edebilmeniz dileğiyle…

Yazar: Sosyolog Esma ÇERÇİL

loading...